bir cür"etkâr!..

00:0028/12/2009, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Osman Akkuşak

inanç kanallarında dilini ve cingözlüğünü bileyerek din dışı alanlarda da gösteriler ve türlü çeşitli lâf cambazlıkları sergileyen haddini bilmez bir nâbekâr, büyük şair yahya kemal''in yemek yerken pisleşip pisleşmediğini gözlemlemek istediğini yazmış..ağlar mısınız, acı acı güler misiniz; yoksa kabaran öfkenizin ahlâk ve hukuk sınırlarını parçalamadan sakinleşmesini sağlayacak bir sabır ve tahammül gayretine mi sığınırsınız, bilemiyorum..bre nâbekâr; o yahya kemal ki, mütâreke ve cumhuriyet devrinin

inanç kanallarında dilini ve cingözlüğünü bileyerek din dışı alanlarda da gösteriler ve türlü çeşitli lâf cambazlıkları sergileyen haddini bilmez bir nâbekâr, büyük şair yahya kemal''in yemek yerken pisleşip pisleşmediğini gözlemlemek istediğini yazmış..

ağlar mısınız, acı acı güler misiniz; yoksa kabaran öfkenizin ahlâk ve hukuk sınırlarını parçalamadan sakinleşmesini sağlayacak bir sabır ve tahammül gayretine mi sığınırsınız, bilemiyorum..

bre nâbekâr; o yahya kemal ki, mütâreke ve cumhuriyet devrinin en büyük şâiri olarak bu milletin gönlünde taht kurmuş bir âbide şahsiyettir.. ahlâkının sağlamlığı, san''atının yüceliği, vatan ve millet sevgisinin derinliği ve güzelliği ile, gençliğimize ve edebiyatçılarımıza örnek olacak üçbeş büyük adamdan birisidir..

böyle bir zatışerifte pislik aramaya nasıl cür''et edebiliyorsun.. böyle bir hayali nasıl düşünebiliyorsun!.. o şair ki, bedîiyatın, güzelliklerin, güzel duyguların, insanî tarihî, millî değerlerin zirvelerinde ispatı vucud etmiştir.. inceliğin, hassasiyetin ve insanlığın mücessem timsalidir..

onun temsil ettiği değerlere uzak kalabilir, şu veya bu sebeble yabancılaşabilirsin.. fakat milletin sevgilisi olan o mubarek adama saygı göstermeye mecbursun!.. onun tam bir anadolu insanı gibi rahat, yemek yemesi niye nakîse teşkil etsin!. yemekte alafranga usullerine göre hareket etmek, çatal kaşığı sosyete görgüsüne göre kullanmak niye dostları arasında da uyulması gereken bir kaide teşkil etsin!.

yahya kemal, dostları arasında bulunduğu zaman tam bir anadolu ve rumeli insanı olmuş, öyle yemek yemiş.. öyle sohbet etmiş, bilgisini, görgüsünü, samimiyetini içinden geldiği gibi sergilemiştir..

onun büyüklüğü şairliğinden, edebiyatçılığından tarih ve millet sevgisinden geliyorsa, asıl mesleği olan diplomatlığını da avrupa görgüsü yabancı dil bilgisi, felsefe ve tarih bilgisi beslemiştir..

yahya kemal''de çatal bıçak kültürü aramak, napolyon''un doğru selam verip veremediğini düşünmek gibi birşeydir.. ve böyle bir hataya düşenlerin satıhta kalan sığ kültürünü gösterir..

* * *

bu cüretkârın bir marifeti daha var “eğitim camiasına çok açık bir çağrı” yaparak ilkokul çocuklarına istiklâl marşı ezberletilmesinin aleyhinde bulunuyor; ve istiklâl marşı okuma yarışmasını şöyle tavsif ediyor: “...çocukların, anlamını bile bilmedikleri kelimeleri gırtlaklarını patlatırcasına söylettirmek...”

devam ediyor: “bu aşırı teatral gösteri, (işte vatan sevgisi bu..) falan diye takdim ediliyor.. bir çocuk istiklâl marşını okurken gözyaşı falan döküyorsa ortada marazî bir durum vardır.. psikolojiden falan çakmam ama bu durumu büyüklerin gözüne girmek için acıklı bir yırtınma çabası olarak değerlendirecek kadar iz''anım vardır..”

ve yazısını şöyle bitiriyor:

“buna dur demenin ihaneti vataniye ile falan bir ilgisi yoktur.. sadece ve sadece yeni yetişen neslin ruh sağlığının korunmasını istiyorum.. tek muradım budur..”

sevgili okuyucular, bu nevzuhur yazarımızın marifetlerini gördünüz.. bu yaşa geldim.. marksistlerin, anarşistlerin ve ateistlerin bile istiklâl marşına dil uzattıklarını hiç görmedim.. güya bir inanç ocağında yetişmiş bu adam, kendi istidadı doğrultusunda yeni bir karargâh edinerek cür''etin evcibâlâsına çıkıyor.. aziz milletimizin binbir acıdan sonra istiklâline kavuşmasını sembolize eden kutsal marşımızı küçümseyen zırvalar döktürüyor..

ne diyeyim bilemiyorum: yoksa sormak gerekir.. yavrularımıza kondurmaya çalıştığı marazî durum bu adamın kendisine mi musallat olmuştur..

çünkü ağzından çıkan sözler aklı başında iz''an, irfan, vicdan sahibi bir vatandaşın söyleyebileceği şeyler değildir..

ortaokulda istiklâl marşımızın on kıtasını da türkçe hocamız abdüssamet başalp ezberletmişti.. lise birinci sınıfta da edebiyat öğretmenimiz kemal or, namık kemal''in hürriyet kasidesini ezberletmişti.. hem de açıklatarak... nur içinde yatsınlar..

büyük gazeteden ricamız, bu adamın oradaki yazılarına hemen son veriniz..