
Nihayet “beklenen savaş” başladı ürpertici bir şekilde. Günlerce, haftalarca hatta aylarca beklendi savaş. ABD’nin Körfez’e savaş gemisi yerleştirmesi, savaşın şaka olmadığının en önemli göstergesiydi.
Ama biz daha önceki bütün ABD-İran arasındaki hırgüre bakarak bu sefer de yine “danışıklı dövüş” mü olacak diye düşündük zaman zaman.
Geçen yıl haziran ayında yaşanan 12 günlük savaş danışıklı dövüştü apaşikâr bir şekilde: ABD Devlet Başkanı Donald Trump, İran’a fazla zarar vermek istemediklerini açık açık söyleyerek 12 günlük savaşın bir “anlaşma”nın eseri olduğu izlenimini doğruladı.
İran da aynı şekilde, ne İsrail’e ne de ABD’ye fazla zarar vermeden bu işi sürdürdüğünü açıklamıştı. Ne kadar absürd bir şeydi o öyle! Ama hedef Gazze’yi unutturmak, İran’ı hem mağdur hem de kahraman yapmaktı.
Bunu başardılar sonunda.
Ama pazar günü başlayan ve sivilleri hedef alan saldırılar çok çirkef bir savaşa dönüştü.
Bu kez çok ürpertici bir şekilde başladı bu her bakımdan iğrenç ve ürpertici savaş: ABD-İsrail haydut şebekesi önce okulu, çocukları, sivilleri vurdu. Belli ki infial ve korku oluşturmak istiyordu halk arasında.
Zaman, farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp emperyalistlere karşı sesimizi yükseltme zamanı.
ABD-İsrail’in İran’a saldırısını, okulları bombalayıp çocukları katletmesini, ülkenin dinî lideri Hamaney başta olmak üzere bütün belli başlı liderlerini teker teker öldürmesini şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Hamaney, Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da 3 milyondan fazla Sünnî Müslümanın hunharca katledilmesi emrini vermiş biriydi.
Şu an çok ürpertici bir saldırı var İran’a karşı.
Bütün bunları -Müslümanca bir duyarlıkla şimdilik bir kenara bırakarak- ABD-İsrail emperyalizmine karşı dimdik durmak, birlik olmak zorundayız.
Türkiye’nin uyguladığı dostâne ve kardeşâne dış politika anlayışının herkese örnek olması gerekir.
Şu anlaşıldı: Maduro’nun yatağından kaçırılmasından sonra İran’ın dinî liderinin, diğer önde gelen devlet erkânının nokta operasyonlarla ortadan kaldırılmaları nasıl barbarca bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne sermeye yetiyor.
Yapay zekâ üzerinden geliştirilen smart silah / savaş teknolojisi ile hiçbir ülkenin liderinin ve lider kadrosunun, hatta hiçbir bireyin güvende olmadığı bir cehennemin eşiğinde gibiyiz.
İnsanı, hukuku, devletleri, sınırlarını, devletler hukukunu hiçe sayan ABD-İsrail haydut şebekesini şiddetle protesto ediyorum.
İran’ın lider kadrosunun yok edilmesini sağlayan pazar günü başlayan İran saldırısı, İsrail’den sürdürülüyor. Savaş ABD ile değil de İsrail ile yapılıyor sanki.
İsrail terör devletinin başındaki soykırımcı Netanyahu, Trump başkan seçildikten sonra bir yıl içinde ABD’ye yaptığı 6. ziyarette, İran’ı vurma sözü aldı Trump’tan. Daha doğrusu, Trump’ı savaşa sürükledi!
ABD’nin (=Trump yönetiminin) İran’a büyük ölçekli bir savaş düzenleme planı yoktu.
Ama İsrail, İran’ın nükleer silah yapması durumunda şimdiye kadar her bakımdan danışıklı dövüş yaptığı, Irak’a, Suriye’ye, Lübnan’a, Filistin’e, Körfez’e, Yemen’e yerleşmesine (kendisini tehdit eden bir düşmana ihtiyacı olduğu için İran’ın bölgeye yerleşmesine) sessiz kaldığı İran’a bu kez çok ağır darbe vuracak bir savaşa soyundu.
İsrail, bölgede kendisinden başka hiçbir ülkenin nükleer silaha sahip olmasına ve nükleer silah kullanmasına asla izin vermek istemiyor.
Bölgenin hem askerî bakımdan hem de ekonomik bakımdan en güçlü ülkesi olmak ve bölgeye tek başına çekidüzen vermek istiyor.
Hedef, vadedilmiş topraklar…
Şimdiye kadar İsrail, yön verdiği küresel sistemin lordlarıyla İran’ın önünü açarak İran’ın ne büyük tehdit olduğunu ilan etti, şimdi de bahane üretti ve vahşice saldırıyor…
Dünyayı bir avuç siyonist çetenin yönettiği her geçen gün daha iyi anlaşılıyor… Bu savaş da, ABD’nin savaşa bu bir avuç çetenin dayatmasıyla sürüklendiğini gösteriyor her bakımdan.
İsrail, ABD’yi tepe tepe kullanıyor ama bu barbarlığının ve ruhsuzluğunun faturasını çok ağır ödeyecek. Kuduz köpek gibi oraya buraya saldırması, bütün küresel güçleri ve örgütleri tepe tepe kullanması, sonunun başlangıcı olacak İsrail’in ve dünyaya yön veren siyonist çetelerin inşallah.
Vesselâm.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.