Suriye Türkmen Kitlesi Genel Koordinatörü Samir Hafez, Zara'nın düşüşünden sonra Bayır-Bucak'a da bir saldırı beklediklerini söyledi. Hafez, 'Bayır-Bucak düşerse, Esed'in muhtemel bir Nusayri Devleti önünde engel kalmayacak' dedi. İstanbul'da bulunan Suriye Türkmen Kitlesi, Şam İmarı Derneği ve Suriye Türkleri derneklerinin yöneticileri Yeni Şafak'ın sorularını cevapladı. Suriye Türkmen Kitlesi Genel Koordinatörü Samir Hafez, Türkmen köyü Zara'ya yapılan saldırıda 20'den fazla köylünün bıçaklanarak öldürüldüğünü de sözlerine ekledi.
Rejim ile IŞİD saldırılarıyla Zara'nın düşüşünden sonra Bayır-Bucak'a da saldırı beklediklerini anlatan Hafez, 'Bayır-Bucak düşerse muhtemel bir Nusayri devletinin önünde başka bir engel kalmayacak' diye konuştu. Hafez şu değerlendirmeyi yaptı: 'Esed uluslararası güçlerle ülkenin batısında bir Nusayri devleti kurma pazarlığı içinde. Bu nedenle Esed güçleri bölgenin demografik yapısını değiştirmek için azami çaba sarf ediyor.'
Şam İmarı Derneği Eymen Şabani ise Türkmenlerin açlıktan öldüğünü belirterek, 'Türkiye yardım yolluyor diye sanki vatan hainliği yapmış gibi lanse edildi. Bize bir değil bin TIR lazım' dedi.
Suriye Türkmenleri savaşın başından beri içinde yer aldıkları muhalefet grubunda Arap milliyetçiliği yapılmasından rahatsızlar. Yeni Şafak'ın görüştüğü Türkmen liderler, 'Biz Türkmenler için savaşmadık, ülkemiz için savaştık' ifadelerini kullandı. Muhalefet yapılanmasının eşit ve adil olmadığına dikkat çeken Türkmenler Suriye Ulusal Konseyi'ne de (SUK) rest çekti: 'SUK siyasi bir yapıdır ancak SUK her hangi bir etnik gruba hak dağıtma, federal yapı düzenleme gibi yetkilere sahip değildir. Ne yani, Türkmenler de ellerine silahlarını alıp sahil bölgesi ya da Halep artık bizim kontörlümüzde mi demeli? SUK bu tavrını mutlaka değiştirmeli. Yoksa Türkmenler B ve C planlarını uygulayabilir.'
Suriye'de en önemli problemlerden biri insani ve tıbbi yardımların sadece sınıra yakın bölgelere ulaşabilmesi. Suriye içinde de yardımları bir yerden diğerine ulaştırmak neredeyse imkansız. Halk her türlü gıda ve ilaç ihtiyacını yine rejimden satın almak zorunda. Bu nedenle gıda fiyatları rekor seviyelerde. Bir kilo pirincin bazı yerlerde 50 dolara satıldığı ifade ediliyor. Suriye içinde normal şartlarda TL bazında 40 kuruş olan ekmeği halk rejimin aracılarından 12 liraya satın alıyor. Türkmenler bu vesileyle ellerine geçen tüm paranın bu haksız rekabet nedeniyle direkt Rejim'in kasasına ulaştığını belirtiyor. Yardımların ise halka Esed'in akrabası Rami Makhlouf'un şirketleri üzerinden dağıtıldığı iddia ediliyor.
Suriye Türkleri Derneği Genel Sekreteri Dr. Muhammed Şeyh İbrahim ise özellikle çocuklar arasında yaygın olan salgın hastalıklara dikkat çekti. Yaklaşık dört milyon Suriyelinin ülke dışına çıktığını, 6,5 milyon Suriyelinin ise ülke içinde göçtüğünü kaydeden Dr. İbrahim 'Bu insanların çoğu hastalıklarla boğuşuyor. Grip vesaire gibi rahatsızlıkları saymıyorum bile. Çocuklar yıkanamadığı içi deri hastalıklarına sıklıkla rastlıyoruz. Bazen 15 günde bir, bazen ayda bir yıkanabiliyorlar. Sıtma ve çocuk felci çok yaygın. Bu hastalıklar hem bedensel, hem zihinsel anlamda çocukların gelişimini olumsuz etkiliyor' dedi. Dr. İbrahim, Ortadoğu genelinde en fazla çocuk ve genç nüfus oranına sahip ülkenin Suriye olduğunu belirtti. Türkiye'ye üniversite düzeyinde öğrencileri kabul ettiği için teşekkür eden Suriye Türkleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şirin ise Bayır-Bucak'ta ana okuldan yüksekokula uzanan bir eğitim kompleksi kurduklarını anlattı.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.