Liderlik ve radikal karar

Yeni Şafak
Haber Merkezi
06:003/01/2016, Pazar
G: 3/01/2016, Pazar
Yeni Şafak

Prof.Dr. Halit Keskin

GEBZE TEKNİK ÜNİVERSİTESİ


Ülke olarak iç ve dış çevresel şartlarımızda olağanüstü değişiklikler yaşıyoruz. İşletmeler gibi ülkeler de iç ve dış çevrelerinde yaşanan gelişmeleri takip etmeli ve buna yönelik stratejiler geliştirmelilerdir. Bu oluşumları iyi analiz etmeden alınacak kararların ve yapılacak uygulamaların rasyonel bir davranış olmayacağını bilmek durumundayız. Tarihi ve kültürel bağlarımız olan komşu ülkelerimizde yaşanan gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz. Zira bu manevi bağlarımız o coğrafyalarda yaşananlara kayıtsız kalamayacağımızı gösteriyor. Ayrıca komşularımızda meydana gelen değişimlerin ülkemize etkileri de gelişmeleri takip etmemizin bir diğer önemli sebebi.



Yaşadığımız coğrafya, maalesef; karışıklığın, kaosun ve sürekli değişimlerin yaşandığı topraklardır. Burada işlerin her zaman yolunda ve istikrarlı gitmesini beklemek oldukça iyimser bir yaklaşım olacaktır. Sürekli değişen şartlar ve ilişkilerin yanı sıra bazen değişimin hızı ve karmaşıklık derecesi çok yüksek bir düzeye gelebilir. Böyle bir durumda, yüzde yüz rasyonel karar verme gibi bir hayalciliğin içinde olunamaz. Değişim hızının ve karmaşıklığın yüksek olduğu durumlarda radikal kararlar verilmesi gerekmektedir. Burada radikallikten kasıt; sürenin kısıtlı olması, yeterli sayıda kişinin katılımını sağlama imkânının olmaması ve sınırlı sayıda bir ekiple hızlıca karar verme anlamına gelmektedir.



OLAĞANÜSTÜ DURUMLARIN ETKİSİ


Çevresel olayların değişim hızının oldukça yüksek ve aynı zamanda karmaşıklık derecesinin de yüksek olduğu durumlarda belirsizlik seviyesi artmaktadır. Böyle durumlarda karar verme sorumluluğu büyük oranda üst düzey yöneticilere düşmektedir. Riski ve sorumluluğu çok yüksektir ve bunu üstlenmek gerçek bir liderlik yetkinliği ve cesareti gerektirmektedir. Şartların özelliği yöneticileri sınırlı rasyonellik ilkesi çerçevesinde karar vermeye zorlamaktadır. Olağanüstü durumlarda kısıtların düzeyi daha da artmaktadır. Çünkü yeterince veri ve bilgi toplayıp bunları değerlendirecek vakit yoktur. Bu noktada karar vericiler; sınırlı bilgi, süratle değişen şartlar ve hızlı karar verme baskısı altındadırlar. Üst düzey karar vericilerimizin elindeki mevcut bilgiler, kendi aralarında yapmış oldukları hızlı değerlendirmeler ve nihayetinde sezgi güçlerini kullanarak karar vermeleri gerekmektedir.



RUS UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ VE LİDERLİK


Rusya ile yaşanan kriz sonrasında yaşananlar liderlik ve radikal karar alma süreçleri açısından dikkate değer bir durumu oluşturmaktadır. Çünkü sınırımızı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi radikal bir karardır ve bunun bir takım sonuçları da olacağı bilinmektedir. İşte bu noktada karar verebilmek, gelişmeleri göğüsleyebilecek cesaret ve sağduyu sergileyebilmek büyük bir liderlik özelliği gerektirmektedir. Radikal kararlar her zaman verilmemektedir. Genellikle rasyonel kararların verilmesi yönetim bilimciler tarafından tavsiye edilmektedir. Rasyonel kararlar; çevresel olayların değişim hızının ve karmaşıklık derecesinin düşük olduğu durumlarda verilmesi gereken kararlardır. Karar verilecek konuya ilişkin veri ve bilgi toplanabilir ve karar verme sürecine daha fazla katılım sağlayarak kararlar olgunlaştırabilir. Böyle bir ortam, belirsizliğin düşük olduğu durumları temsil etmektedir. Çevresel şartlar her zaman böyle istikrarlı şekilde devam etmemektedir. Kurum olarak veya ülke olarak çevresel şartlarda meydana gelen değişimleri tamamen kontrol etme imkânına sahip olunamıyor. Yalnızca gelişmelere uyum sağlayarak mümkün olduğu kadar etkili olmaya çalışma ve uyum sağlama mecburiyeti bulunmaktadır.



Sınırımızı ihlal eden ve düşürülen uçakla ilgili olumsuz bir takım yorum yapanları öncelikle karar verme sürecini dikkatle okumaya ve içselleştirmeye davet ediyorum. Nihayetinde karar vermek, tercih yapmak ve risk almak anlamına gelmektedir. Bunu da ancak gerçek anlamda liderlik özelliklerine sahip yöneticiler yapabilirler.


#Halit Keskin
#Rasyonel kararlar
#Rus uçağı