Hatice burun ameliyatı sonrası can vermişti: Acılı baba ‘belgeleri sakladılar’ diyerek isyan etti
10:08, 08/10/2026, PerşembeG: Güncelleme: 10:26, 08/10/2026, Perşembe
IHA

İzmir’de özel bir hastanede geçirdiği burun estetiği ameliyatı sonrası hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hatice Öncü’nün otopsi raporu tamamlandı. Adli Tıp Kurumu’nun resmi taleplerine rağmen özel hastanenin ameliyat notları ile epikriz raporunu aylarca teslim etmediği ortaya çıktı. Kızının mezarı başında adalet arayan acılı baba, "Devlete meydan okur gibi belge saklıyorlar" diyerek tepki gösterdi.
İzmir'de Özel Metropol Hastanesi'nde geçirdiği estetik burun ameliyatı sonrasında gelişen komplikasyonlar sebebiyle İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edilen 23 yaşındaki Hatice Öncü, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Genç kızın ölümüyle ilgili başlatılan adli soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi otopsi raporunu tamamladı.

ADLİ TIP RAPORUNDAKİ SKANDAL DETAY
Hazırlanan otopsi raporunda skandallar zinciri ortaya çıktı. Raporda, adli makamların ve Adli Tıp'ın 30 Nisan 2026 tarihli resmi talebine rağmen ilgili özel hastanenin ameliyat notlarını ve epikriz raporunu kuruma ulaştırmadığı açıkça belirtildi.

Belgelerin saklanması nedeniyle otopsi raporu mevcut tespitlerle düzenlenirken, dosya nihai karar için İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na gönderildi.

"Hastane yetersizse, o ameliyatı yapmayacaktınız"
Kızının vefatının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen raporun tamamlanamamasına ve hastanenin tutumuna isyan eden baba İbrahim Öncü, "Ölümünden 6 ay geçti. Daha hala Adli Tıp raporu tamamlanmadı. Epikriziyle ameliyathanedeki monitör kayıtlarını Adli Tıp’a vermediklerinden dolayı süreç İstanbul’daki Adli Tıp’a gitti. Orada da şu an soruşturma başladı. Sağlık Bakanlığı’na süreçle ilgili tekrar ifade verdim. Benim bir baba olarak, kızıma ne oldu o Metropol Hastanesi’nde? Neyi eksikti? Ne cihaz eksikti de benim kızımın akciğerinde ve beyninde ödem oluştu? Ne yetersizdi de küçücük bir operasyonda kızım öldü? Hiç kimse güvenip de kendi parasıyla bir doktorun masasında, özel bir hastanede canını teslim edip yatmayacak mı? Hastanede donanım sağlıklı değilse o ameliyatı yapmayacaksınız. Milletin canını yakmayacaksınız. Benim canım yandı, benim kızım yandı; başkasının canı yanmasın" diye konuştu.

"Devlete meydan okur gibi belge saklıyorlar"
Hastanenin süreci bilerek geciktirdiğini söyleyen İbrahim Öncü, "Kızımın sağlık durumu çok iyiydi, ilk defa ameliyat oldu. Zaten Adli Tıp raporundaki değerlerine baktığımızda ameliyata engel hiçbir durumu yoktu. Sadece akciğerinde ve beyninde ödem oluştuğunu gösteriyor. Buradaki Adli Tıp raporumuz eksik kalıyor. ’Hastane bu iki belgeyi neden vermiyor?’ diye savcılığa tekrar dilekçe yazdım. Metropol Hastanesi ne bir başsağlığı diledi, ne de aradı. Şunu düşünüyorum: Hastane benim epikrizimle ameliyathanedeki monitör kayıtlarını Adli Tıp’a ve İstanbul’a niye göndermiyor? İzmir’deki Adli Tıp raporuna ve Sağlık Bakanlığı’na vermediler. Devlete meydan okur gibi belgeleri saklıyorlar, vermiyorlar. Benim Adli Tıp raporum eksik kalıyor, kızımın ölüm sebebi tamamlanmıyor. Yoğun psikiyatrik tedavi görüyorum, ilaç kullanıyorum. Bu süreç beni çok yordu. ’Kızım neden öldü?’ diyorum, dosyaya eksik belge ve çözülemeyen monitör sunuyorlar" dedi.

"İHMALLERİN ÜSTÜNÜ KAPATAMAYACAKLAR"
Ailenin avukatı Ayşe Gizem Tan ise hastanenin sorumluluktan kaçmak adına delilleri eksik sunduğunu ifade etti.
Eksikliklerin bilinçli olarak oluşturulduğunu belirten Tan, "Bu durum haklılığı geciktiremeyeceği gibi ihmallerin de üstünü kapatamayacaktır. Yüksek Sağlık Kurulu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun incelemeleriyle bu vahşete sebebiyet verenlerin gerekli cezaları alması için sonuna kadar mücadele edeceğiz" dedi.
