
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, sansürün kaldırılışının 96. yılında, 'Çoğunluk gibi düşünmeyen birçok gazetecinin hapse girme tehdidi altında olduğunu' söyledi.
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, sansürün her anlam ve şekliyle tamamen yok olmadıkça düşünceleri ifade özgürlüğünün tam olarak var denemeyeceğini belirterek, "Çoğunluk gibi düşünmeyen birçok gazeteci aldıkları hapis cezaları onaylanırsa hapse girme tehdidi altındadır" dedi. Ekşi, basında sansürün kaldırılışının 96. yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, sansürün düşünceleri ifade özgürlüğünün en acımasız düşmanı olduğunu belirtti. Ekşi, "Geride kalan sürede bu acımasız düşmandan kurtulmak yönünde kuşkusuz önemli mesafeler aştık. Artık eski anlayışın 'sansür'ünden uzağız. Ama değişen koşullar kendi sansürlerini yaşamımıza soktular. Oysa sansür, her anlam ve şekliyle tamamen yok olmadıkça düşünceleri ifade özgürlüğü tam olarak var denemez" dedi. Bunun "kuralsız, sınırsız ve sorumsuz bir özgürlük" anlayışını savundukları anlamına gelmeyeceğini ifade eden Ekşi, tam tersine Basın Konseyi'nin hem en geniş anlamda özgür olmayı hem de bu özgürlüğü sorumlu bir şekilde kullanmayı savunduğunu bildirdi.
Açıklamasında, "İfade özgürlüğü mücadelesinin yüzüncü yılına çok az kala Türkiye'de insanlar hala kural koyanların hoş gördüğü kadar özgürdür" diyen Ekşi, şunları kaydetti: "O kadar ki değerli bilim adamı Prof. Dr. Çetin Özekin uzun yıllardan beri savunduğu 'ifade özgürlüğü çoğunluk gibi düşünmeme, kurulu düzeni sorgulama, hatta eleştirme hakkını da kapsar' görüşü Yargıtay içtihatlarına yeni yeni girmektedir.
Nitekim halen çoğunluk gibi düşünmeyen birçok gazeteci aldıkları hapis cezası onaylanırsa, hapse girme tehdidi altındadır. Özellikle Anadolu'da yayınlanan birçok gazetenin sahibi, sorumlu müdürü ve yazarı da yürürlülükte bulunan yasa yüzünden verilen inanılmaz derecede büyük para cezalarını ödeyemedikleri ve ödeyemeyecekleri için 3 yıla kadar hapiste yatmak korkusuyla beklemektedir."
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, yaptığı yazılı açıklamada, Milli Gazete'de yayınlanan "Bilindiği gibi Mustafa Kemal Paşa cenaze namazı kılınmadan defnedildi" yazısı nedeniyle, bu hatasını düzeltmesine rağmen Hakan Albayrak'ın Ankara Kalecik Cezaevi'nde bulunduğu belirtildi. Ankara'da yayın yapan Başkent Televizyonu programcılarından Kerim Akbaş'ın, "Hıristiyanlara hakaret ettiği" gerekçesiyle 2 yıla mahkum olduğu kaydedilen açıklamada, Muş'ta yayımlanan Muş Haber gazetesinin imtiyaz sahibi Berna Aktaş ile aynı gazetenin Genel Yayın Koordinatörü Faruk Akbaş'ın da "adli, idari, siyasi veya askeri bir heyete neşir yoluyla hakaret" suçunu işledikleri gerekçesiyle 1'er yıl, Akbaş'ın ayrıca aynı suçtan 1 yıl 9 ay hapis cezası aldığı ifade edildi. Açıklamada, TCK'nın 312. maddesini ihlal ettikleri iddiasıyla Milli Gazete yazarı Selahattin Aydar ile Yeni Asya gazetesi yazarları Cemil Tokpınar, Mustafa Döküler, Ali Ferşadoğlu, Sami Cebeci ve Kazım Güleçyüz'ün 1 yıl 8'er ay, Ali Ferşadoğlu ile yine Yeni Asya gazetesi yazarları Şevki Akgünler ve Mustafa Özcan'ın 1 yıl 11 ay 10'ar gün, Mehmet Cevher İlhan'ın da 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkum edildikleri kaydedilerek, Yargıtay onaylarsa bu gazetecilerin de "düşüncelerini ifade ettikleri için cezaevine girecekleri" belirtildi.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------






