Siyasi ve ekonomik krizin miladı: 28 Şubat

Yeni Şafak
01:0028/02/2006, Salı
G: 13/06/2017, Salı
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

28 Şubat 1997, Türkiye'de bugün yaraları sarılmaya çalışılan siyasi ve ekonomik krizlerin başlangıcı oldu. Siyasi iktidara ve toplum kesimlerine yönelik baskılar, 2002'ye kadar sürecek sosyal ve ekonomik krizleri tetikledi

----------------------- Haberler başlangıç---------------------------

Türkiye'yi krizlere sürükleyen 28 Şubat sürecinin üzerinden tam 9 yıl geçti. Siyasi açıdan bir çöküşe neden olan 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı sonrasında yaşananlar, ekonomi açısından da en az 20 yıl gerileye neden olurken, 2001'de yaşanan ekonomik krizin de temellerini attı.

TÜRKİYE O DÖNEMDE GİDEREK KÜÇÜLDÜ

1997 yılının sonunda, büyüme hızı yüzde 8, dış borç stoku 84.9 milyar dolar, iç borç stoku 6.2 katrilyon lira, dolar kuru da 204 bin lira seviyesindeydi. Ekonomi 1998'de yüzde 3.9 büyürken, 1999'da yüzde 6.1 küçüldü; 2000'de de yine yüzde 6.1 büyürken, 2001'de yüzde 9.4 küçüldü.

1997'de 204 bin lira olan dolar 1998 sonunda 312 bin, 1999 sonunda 540 bin, 2000 sonunda 671 bin ve 2001 sonunda ise 1 milyon 400 bin liraya yükseldi. Ekonomideki bu durum istikrarsız ülke görünümünü getirdi ve Türkiye'nin uluslararası imajı sarsıldı.

İç ve dış borç stoku arttı

1.5 milyon kişinin işsiz kalmasına neden olan 28 Şubat sonrasında iç ve dış borç stoku rekor seviyeye ulaştı. 1997'de 6.2 katrilyon lira olan iç borç, 1998'de 11.6 katrilyon, 1999'da 22.9 katrilyon, 2000'de 36.4 katrilyon, 2001'de ise 122.2 katrilyon liraya ulaştı. Dış borç da aynı yıllarda 84.9 milyar dolardan 117.8 milyar dolara yükseldi. IMF'nin verdiği kredilerin üçte biri Türk hükümetleri tarafından kullanıldı.

Yolsuzluklar tIrmanIŞa geçti

1997-2002 tarihleri arasında cumhuriyet tarihinde ilk kez bir hükümet yolsuzluk (Türkbank) iddiaları nedeniyle düşürülürken, bankalar başta olmak üzere, kamu kurumlarında yapılan yolsuzluk operasyonları gündemden hiç düşmedi. Beyaz Enerji, Kasırga, Paraşüt, Balina, Kılıçbalığı, Örümcek adı verilen operasyonlarda çok sayıda siyasetçi, işadamı ve bürokrat suçlanarak yargılandı.

Encümen-İ DaniŞ'in İcraatI

28 Şubat sürecinin en önemli unsurlarından biri de, kendilerine "Encümen-i Daniş" adını veren emekli general ve büyükelçilerin oluşturduğu gruptu.

Grubun hazırladığı dosyalar bazı devlet kurumlarının verdiği brifinglere yansıyor, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bu grupla görüşerek, önerilerini alıyordu. Grubun 1994'te hazırladığı ve toplum kesimlerini birbirine düşürmeye yönelik ayrımcılık ve "irtica" iddialarının en önemli yeri tuttuğu raporun, 3 yıl sonra 1997'den itibaren hayata geçirilen uygulamalarla paralellik göstermesi dikkat çekiyordu.

POLİTİK PSİKOLOJİ MERKEZİ

Dönemin tartışılan kurumlarından biri de Milli Güvenlik Kurulu bünyesindeki "Politik Psikoloji Merkezi"ydi. Merkezin, medya ve bürokratlara asker tarafından verilen "brifinglere" ve daha sonra ortaya çıkan 'Andıç'lara kaynaklık ettiği belirtiliyordu. Son yıllarda MGK'da yapılan değişikliklerle, tartışılan kurumların isim, görev ve yetkileri yeniden tanımlandı.

  • HABER MERKEZİ / ANKARA
    Yasaklanan siyasiler şimdi ne yapıyor?..

    28 Şubat sürecinde siyasi yasaklı hale getirilen Hasan Hüseyin Ceylan, Şükrü Karatepe ve İbrahim Halil Çelik, bugünlerde zamanlarını okuyarak ve kitap yazarak geçiriyor. Karatepe, 28 Şubat sürecini 'ara rejim' olarak nitelendiriyor. Karatepe, o dönemde yargının büyük ölçüde gücünü kullandığını, bugün de yargının zaman zaman muhalefet yaptığını söylüyor. Buna Danıştay'ın başörtüsü kararını örnek veren Karatepe, "Münferit karar genelleşirse ve ordu, üniversite, basın, büyük sermaye ve sivil toplum kuruluşları da katılırsa buhran çıkar" uyarısı yapıyor. Türkiye'nin çok hızlı değiştiğini anlatan Karatepe, "Esas sorun yargı değişmiyor. Bu değişime üniversiteler ayak uydurmuyor. Siyasetin kollanması gerekir" diyor.

    Karatepe, iktidara karşı biraraya gelen güce Cumhurbaşkanı'nın da dahil olduğunu söylüyor.

    Kapatılan RP'nin Ankara eski Milletvekili Hasan Hüseyin Ceylan da, artık siyasetin dışında kültürel faaliyetlere ağırlık verdiğini söylüyor. "Kitaplarımı yazıyorum, bol bol da okuyorum" diyen Ceylan, 16 kitabından üçünü 28 Şubat sürecinin ardından yazmış.

    İbrahim Halil Çelik ise 28 Şubat sürecine ilişkin konuşmama kararı aldığını belirterek, emekli milletvekili maaşıyla geçindiğini, hiçbir işte çalışmadığını söylüyor.

    FP'nin eski Tokat Milletvekili Bekir Sobacı da, FP'nin kapatılarak milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından siyaset dışında kalmıştı. Sobacı, şimdi memleketi Tokat'ta süt sektörüne adım attı. Yakında süt ve süt ürünleri fabrikasının açılışını yapacak.

  • ANKARA (İHA), (ANKA)
    28 Şubat, milyarlarca dolara maloldu

    28 Şubat sürecinde yaptığı açıklamalar nedeniyle hapis yatan Hasan Celal Güzel, 21 Şubat 2001'de yaşanan ekonomik krizin 28 Şubat'ın eseri olduğunu ve bu sürecin Türkiye'ye milyarlarca dolara malolduğunu söyledi. Güzel, 1996 yılında toparlanmaya başlayan ekonominin, 28 Şubat darbesinden sonra çok ciddi yara aldığını, bu yaraların da 21 Şubat'ta patladığını belirtti. 28 Şubat'ın askeri darbe olduğunu söyleyen Güzel, bunun da üst düzey komutanların açıklamalarından anlaşıldığını söyledi. ----------------------- Haberler son--------------------------



  • #Arşiv
    #Yeni Şafak Arşiv