Hepimiz yakın ve uzak çevresinde oturduğu yerde uyuklayan, bilgisayar başında, direksiyon başında uykuya dalan, yemekten sonra uyuklamaya başlayan, sabahları uyanmakta zorlanan, ne kadar uyusa da yorgun uyanan ve uykusunda horlayan insanlar görebiliriz...
Kaliteli bir uyku, kişinin gün içerisinde harcadığı enerjiyi yerine koyabilmesi, vücudunun dinlenebilmesi ve beden sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Kişinin kendisini ve çevresindekileri rahatsız eden; ''horlama'' sorunu ve uykuda nefes alma güçlüğü olan ''uyku apne sendromu'' gibi durumlar hem uyku ve yaşam kalitemizi hem de sağlığımızı doğrudan olumsuz etkiliyor.
Uyku apnesi sıklıkla; kısa ve kalın boyunlu, alt çenesi daha küçük ve geride olan, bademcikleri büyük, dili büyük, sinüziti ve reflüsü olan erkeklerde daha sık görülür. Fakat, çocuk ve kadınlarda da görülebilmektedir.
Uyku apnesinin 3 önemli belirtisi horlama, tanıklı apne (hastanın uyurken nefesinin durduğunun veya zorlandığının izlenmesi) ve gündüz aşırı uyku halidir. Diğer belirtiler ise şunlardır:
• Yeterli süre uyumasına rağmen, sabahları zor uyanma ve yorgunluk hissi
• Yeterli süre uyumalarına rağmen, gün içinde uykulu hissetme
• Horlamaların, diğer odalardan bile duyulabilecek kadar şiddetli olması
• Gece, nefes alamama hissi ile uyanma
• Uykuda nefesin durduğunun izlenmesi
• Gece içinde, en az bir kez tuvalete gitme ihtiyacının olması
• Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme
• Sabah ağız kuruluğu ile uyanma
• Sabah baş ağrısı ile uyanma
• Toplantılarda, bir şeyler okurken veya TV seyrederken uyuyakalma
• Uykulu olma nedeniyle, eskisi kadar uzun süre araba kullanamama
• Gün içinde dayanılmaz uyku atakları yaşama
Uyku apne sendromu tedavisinde izlenmesi gereken yol ve tedaviler hakkında,KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Turgut şu bilgileri paylaşıyor: ''Uyku apnesi sendromunda; fazla kilosu olan hastaların zayıflaması, sigara kullananların sigarayı bırakmaları, uyumadan en fazla 4 saat önce alkol almayı bırakmaları, uyku verici ve anti-histaminik içeren ilaçların kullanımının tekrar gözden geçirilmesi, sırt üstü yatınca hastalığı ortaya çıkan hastalarda sırt üstü yatmanın engellenmesi gibi önlemler hayat kurtarıcı olabilmektedir. Ancak, bu önlemlerin alınması bazen, hastalığın tamamen iyileşmesi için yeterli değildir. Bu gibi durumlarda, hava yolunu kapatan dokuların alınması, küçültülmesi, veya gerginleştirilmesini sağlayan cerrahi girişimlere de yer verilmektedir.''
Diğer yardımcı cerrahiler: Burun bölmesi eğriliğinin (semptum deviasyonu) düzeltilmesi, müzmin sinüzitin cerrahi tedavisi, büyük bademciklerin (toksillektomi) ve varsa geniz etinin alınması (adenoidektomi), çene yapısında bozukluk varsa çene kemiklerinin pozisyonunu düzeltici cerrahiler de uyku apnesini tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır.
Ameliyata uygun olmayan veya ameliyatla iyi sonuç alınamayan hastalarda kullanılan ve başarı yüzdesi çok yüksek olan bir yöntem de CPAP adı verilen bir cihazın kullanılmasıdır. Bu cihaz uyku sırasında takılan bir maske ile basınçlı hava solunmasını sağlar. Bu basınçlı hava ile solunum yollarının uyku sırasında daralması önlenmiş olur. Nerdeyse bütün hastalar bu cihazdan fayda görür. CPAP'ın dezavantajları, bir maske takılmak zorunda kalınması, çok pahalı olması, cihazın çıkardığı gürültünün hastayı rahatsız etmesi sayılabilir.
Ağız içi araç nedir?
Seçilmiş hastalarda, horlama ve uyku apnesi tedavisinde kullanılan ve genellikle alt çeneyi veya dili ön tarafta tutmayı amaçlayan aparatlardır. Diş hekimleri tarafından yapılmaktadır.






