
ABD ve İsrail İran'ı vurdu. İran'dan misilleme geldi. Saldırıların devam etmesiyle önemli bir iddia ortaya atıldı. ABD basını devrim muafızlarının üst düzey komutlanlarının öldüğünü açıkladı. ABD merkezli haber platformu Axios: "Hamaney ve Pezeşkiyan'a saldırı oldu" açıklamasında bulundu. Peki, Ali Hamaney nerede, öldürüldü mü, yaşıyor mu? ABD ve İsrail saldırısı sonrası İran liderlerinin son durumu

İsrail Başbakanı Netanyahu İran'ın dini lideri Hamaney'in öldüğüne dair işaretler olduğunu ifade etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise bu açıklamayı yalanladı.

HAMANEY'İ ÖLDÜRMEK İSTEDİLER
İsrail'in ABD Büyükelçisi Hamaney'in öldürüldüğünü ABD'ye bildirdi. Ali Hamaney'in ofisi ise "İddialar psikolojik harp mahsülü." olduğunu öne sürdü.

İran medyası ayrıca Hamaney’in güvenlik gerekçesiyle başkentten başka bir noktaya götürüldüğünü yazdı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İran’a karşı “önleyici saldırı” başlattıklarını duyurup başlattıkları savaşı savundu.

İRAN KARŞILIK VERDİ
İran ise saldırılara füze atışlarıyla karşılık verdi. İsrail ordusu İran’dan İsrail yönüne çok sayıda füze fırlatıldığını açıkladı. Tel Aviv ve çevresinde patlamalar duyulduğu, bazı füzelerin hava savunma sistemi tarafından engellendiği bildirildi.
İsrail genelinde sirenler çalarken ülkede acil durum ilan edildi. Okullar ve birçok kamu alanı geçici olarak kapatıldı. Halkın sığınaklara yöneldiği aktarıldı.

İran Dışişleri’nden İsrail ve ABD’ye yanıt
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın açık ihlali" olarak nitelendirerek, "Bu saldırıya karşılık vermek, BM Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında İran’ın meşru hakkıdır. İran Silahlı Kuvvetleri saldırılara tüm imkanlarıyla karşılık verecektir" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "İran, bir kez daha ABD ve Siyonist rejimin suç niteliğindeki askeri saldırısına maruz kalmıştır. Siyonist rejim bu sabah, İran’ın toprak bütünlüğü ve ulusal egemenliğini açıkça ihlal ederek ülkenin çeşitli kentlerindeki bazı savunma tesisleri, askeri merkezler ve sivil hedefleri vurmuştur" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, "ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik bu askeri saldırısı, yeni bir gerilimi önlemek ve uluslararası düzeni korumak amacıyla dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşmiştir. İran milleti, güvenlik ve istikrarın sağlanması için ciddi müzakerelere girmiş ve diyalog yolunu açık tutmuştur. Ancak tehdit ve baskı karşısında asla boyun eğmemiştir. Nasıl ki müzakereye hazır olduysak savunmaya da hazırız ve her zaman hazır olacağız. İran İslam Cumhuriyeti’nin silahlı kuvvetleri saldırganlara güçlü ve kararlı bir şekilde karşılık verecektir" denildi. Söz konusu saldırıların Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ihlali olduğu ve ve İran’a karşı gerçekleştirilmiş silahlı bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, "Bu saldırıya karşılık vermek, BM Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında İran’ın meşru hakkıdır. İran Silahlı Kuvvetleri saldırılara tüm imkanlarıyla karşılık verecektir" ifadelerine yer verildi.

BM Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunulan açıklamada, "İran, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik açık askeri saldırısı nedeniyle uluslararası barış ve güvenliğin ihlal edildiğini belirterek BM Güvenlik Konseyi’ni derhal harekete geçmeye çağırmaktadır. İran ayrıca BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi üyelerini görevlerini yerine getirmeye davet etmekte, başta bölge ve İslam ülkeleri olmak üzere tüm BM üyesi devletlerden bu saldırıyı açıkça kınamalarını ve saldırganlara karşı acil ve toplu adımlar atmalarını beklemektedir" denildi. Açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri, bu süreçte ülkeyi savunma konusunda tereddüt etmeyecektir. Tarih, İran halkının saldırı ve baskı karşısında teslim olmadığını göstermektedir. Bu kez de milletin kararlılığının belirleyici olacağı ve saldırganların yaptıklarından dolayı pişman edilecektir" ifadeleri kullanıldı.

Hamaney Öldürüldü mü? Liderlerde Son Durum
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin yaptığı görüntülü açıklamada, saldırıların gerekli olduğu sürece devam edeceğini savunarak barışa yol açacağını iddia etti. İran lideri Hamaney'e yönelik suikast girişimine ilişkin Netanyahu, Hamaney'in Tahran'ın merkezindeki konutunu hedef aldıklarını belirterek "Onun hayatta olmadığına dair birçok işaret var." iddiasında bulundu. İran halkına seslenen Netanyahu, "Rejimi devirme görevini tamamlamak için yakında topluca sokaklara çıkma zamanınız gelecek." diyerek rejim değişikliği mesajı verdi.
İRAN'DAN İDDİALARA YALANLAMA
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ABD merkezli NBC News’e değerlendirmelerde bulundu. Erakçi, İran’daki üst düzey yöneticilerin büyük bölümünün görev başında olduğunu belirterek, "Bildiğim kadarıyla dini lider Ayetullah Ali Hamaney ve neredeyse tüm yetkililer hala hayatta. Bir ya da iki komutanı kaybetmiş olabiliriz ancak bu büyük bir sorun değil" ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanlığı ofisi ve istihbarat binaları da vurulan 30'dan fazla nokta arasında yer alıyor. Hükümet yetkililerinin durumuyla ilgili henüz net bir kayıp raporu açıklanmadı ancak devlet mekanizmasının "güvenli karargahlardan" yönetilmeye çalışıldığı anlaşılıyor.

Ali Hamaney kimdir?
Ali Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti'nin 1989'dan bu yana en üst düzey dini ve siyasi lideridir. İran'ın Meşhed kentinde doğan Hamaney, Azerbaycan Türkü kökenlidir. Devrim sonrası Humeyni'nin yerine geçerek "İran'ın Rehberi" unvanını almıştır. Hem ülkenin dini otoritesi hem de silahlı kuvvetlerin başkomutanı olan Hamaney, İran’ın iç ve dış politikasında belirleyici isim olmayı sürdürmektedir.

Ali Hamaney, 17 Temmuz 1939 tarihinde İran’ın Meşhed kentinde doğmuştur. Aslen Tebrizli olan ailesi Azerbaycan Türkü kökenlidir. Babası Ayetullah Seyyid Cevat Hüseyni Hamaney Azerbaycan Türkü, annesi ise Yezdli bir aileye mensuptur. Ailede ikinci erkek çocuk olarak dünyaya gelen Hamaney, dört yaşındayken dini eğitime başlamış, küçük yaşta Meşhed’deki medreselerde eğitim almıştır.

Ali Hamaney, 1989 yılında İran İslam Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni’nin vefatından sonra, Uzmanlar Meclisi tarafından İran’ın yeni dini lideri olarak seçilmiştir. Bu göreviyle birlikte “İran’ın en yetkili kişisi” unvanını almış, devletin tüm siyasi, askeri ve dini kararlarında son söz sahibi olmuştur. Humeyni’nin ardından gelen bu en üst düzey pozisyon, Hamaney’i sadece İran’ın değil, aynı zamanda bölgenin en etkili figürlerinden biri haline getirmiştir.

Ali Hamaney, İran’ın en üst düzey dini ve siyasi otoritesidir. İran anayasasına göre, dini lider ülkenin silahlı kuvvetlerinin başkomutanıdır, yargı başkanını atar, ordu ve Devrim Muhafızları gibi güvenlik organlarını denetler, radyo-televizyon başkanını seçer ve anayasa doğrultusunda genel politikaların belirlenmesinde rehberlik eder. Ayrıca dış politikadan iç güvenliğe kadar pek çok kritik kararda son sözü söyleme yetkisine sahiptir. Hamaney döneminde İran’ın nükleer politikaları, direniş ekseni stratejileri ve bölgesel nüfuz alanları doğrudan onun iradesiyle şekillenmiştir.






