
Filistin ve Lübnan özgürlük için çok kan ve gözyaşı döktü. Hiçbir zaman durulmayan bu coğrafyayı anlatan pek çok kitap yazıldı. Biz de ateşin yeniden düştüğü Ortadoğu; Filistin, İsrail ve Lübnan üzerine yazılan kitapları gözden geçirdik.
Filistin ve İsrail arasındaki gerginlik alevlenerek Lübnan'ın da kendini içinde bulduğu bir savaşa dönüştü. Şu an ne kadar süreceği kestirilemeyen bir ateşkes ilan edilmiş durumda ama savaşın bedeli, başta çocuklar olmak üzere pek çok ölüm ve tabii ki yıkım oldu. Aslında yaşananlara yabancı değiliz. Filistin'den savaş, ölüm, kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı. Biz de bu ortamda geriye yönelik bir hatırlatmanın, bu günkü durumu daha iyi anlamımıza olanak vereceğini düşünerek Türkiye'de İsrail, Filistin ve Lübnan üzerine yayınlanan kitaplara göz attık.
Filistin sorununun temelini anlayabilmek için Tevrat'a bakmak gerekir. Vaad edilmiş devletin sınırları Tevrat'ta şöyle geçer. “Ayak tabanınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız çölden Lübnan'dan ırmaktan, Fırat Irmağı'ndan Garp Denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah'ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır.” (Tekvin Bölümü, 12/25) Vaad edilen bu topraklar üzerinde bir devlet kurulabilmesi için Theodor Herzl'in başkanlığında, 21-31 Ağustos 1897'de Basel'de I. Siyonist Kongre toplandı. Bu kongrede siyonist devletin temelleri atıldı. Sonraki adım ise vaad edilen topraklarda Yahudi yerleşimini sağlamaktı. Konuyu 'Siyonizm ve Türkiye' kitabında anlatan Doç. Dr. Yaşar Kutluay Siyonist hareketi ilk defa realize eden ve ölümüne kadar harekete liderlik yapan Thedor Herzl'in, Osmanlı Devleti'nden Filistin civarında toprak satın almak uğruna yaptığı sonu gelmez faaliyetlerini, II. Abdülhamid'in karşı tavırlarını ve gelişen olayları anlatıyor. Herzl'in kendi notlarından Türkiye'yi ilgilendiren bölümleri de yorumlayan Kutluay'ın kitabı 1968 yılında ilk yayımlandığında “bestseller” olmuştu. Kitabın yayımlamasının ardından Kutluay çok esrarengiz bir şekilde kayboldu ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Aynı konuya eğilen diğer bir kitap ise Refik Şakır'ın kaleme aldığı 'II. Abdülhamid ve Filistin'. Kitap, İsrail devletinin kuruluş serüveni karşısında Osmanlı idaresinin tutumunu anlatıyor.
Filistin direnişinin; yoksulların, yok sayılanların ve güçsüzlerin efsanevi savunucusu; felsefeci, düşünür, eleştirmen, yazar Edward Said'in, 'Filistin'in Sorunu' adlı kitabı konu hakkındaki başvuru kitaplarından biri. Said'in 1978 yılında yazdığı, Batılı akademik çevrelerin Ortadoğu'ya ve özellikle Müslüman dünyasına bakışındaki çarpıklığı, bir Doğulu gözüyle değerlendirerek deşifre ettiği 'Oryantalizm' isimli kitabı da bu konuya merak duyan herkesin okuması gereken bir kitap. Lübnan kökenli siyaset bilimci Gilbert Achcar'ın 'Kaynayan Orta Doğu' adlı çalışması, geçtiğimiz çeyrek yüzyıl boyunca bölgede yaşanan savaşları, saldırıları ve siyasal çatışmaları, tarihsel bir perspektifle ele alıyor. M. İbrahim Turhan da 'Filistin Çıkmazından Çözüme' kitabında, Filistin sorununu uluslararası ilişkiler disiplini içinde irdeliyor. Filistin'in bölünmesinden barış sürecine, ikinci intifadan bu yana yaşanan gelişmeleri ele alan, tarafların hukuki, ekonomik, askeri pozisyonlarını karşılaştırmalı olarak inceleyen kitap, özellikle Filistinli mülteciler, su sorunu, ekonomik kaynakların kullanımı, Yahudi yerleşimciler gibi acil çözüm bekleyen sorunların da anlaşılmasına ışık tutan analizler yapıyor. Ortadoğu uzmanı bir gazeteci olan Cengiz Çandar'ın 1976'da yayınlanan 'Direnen Filistin' ve 1988 yılında yayınlanan 'Ortadoğu Çıkmazı' kitapları Filistin sorununun dünü ve bugününü karşılaştırma açısından önemli. Mim Kemal Öke'nin 'Filistin Sorunu: Siyonizmden Uygarlıklar Çatışmasına' kitabı da 11 Eylül'den sonra Filistin sorununun ne yöne gittiğini inceliyor. Ömer Turan imzalı 'Medeniyetlerin Çatıştığı Nokta Ortadoğu' adlı kapsamlı çalışma ise, Ortadoğu'nun niçin önemli olduğunu bilmek isteyenler için bir rehber niteliğinde.
İsrail'in nasıl kurulduğunu Alan R. Taylor'ın 'İsrail'in Doğuşu' kitabından okuyoruz. Taylor, tatbik edilen diplomatik metodoloji üzerinde bilhassa durmak suretiyle, 1897'de Siyonist hareketin kuruluşundan, İsrail'in oluşturulmasına kadar Filistin'de bir yahudi devleti meydana getirmeye yönelik Siyonist çabaların bir tarihçesini sunuyor. Kitap, özellikle politik bir hareket olarak, siyonizmin kökenlerini, belirli hedeflerin formüle edilişini ve bu hedeflere ulaşmak için tasarlanmış politikaların uygulanışını konu ediyor.
İsrail politikalarının uygulanış biçimlerini ise Roger Garaudy'nin, siyonizm temeli üzerinde kurulmuş İsrail devletin iç mantığını göz önüne seren temel kitaplardan biri olan 'Siyonizm Dosyası'nda görüyoruz. Mahkeme takibine uğrayan, 'Nazilikle' suçlanan ve ölüm tehdidi alan yazar, kitabında siyonist devletin çocukları nasıl yetiştirdiğini şöyle anlatıyor: “Bugün 'kutsal savaşı' körüklemek amacıyla askeri hahamlar tarafından durmaksızın dile getirilen ve İsrail'de okullarda ders kitabı olarak okunan Yeşu'nun Kitabı, ele geçirilen ülkelerde halkın kutsal amaçla yok edilmesi ve herkesin 'erkekler gibi kadınların da, çocukların da, ihtiyarların da kılıçtan geçirilmesi' üzerinde ısrarla durmaktadır.” Roger Graudy'nin bu konuda yayınlanmış ve Groudy'nin “Bu kitap bir sapkınlığın tarihidir” dediği 'İsrail, Mitler ve Terör' kitabı, “İsrail Devletini İsrail Tanrısının yerine koyan siyasi siyonizmin sapkın inancını açıklıyorum” şeklinde tanıttığı 'İsrail Siyasetini Oluşturan Efsaneler' kitabı, S. Montet, A. Lods, A. S. Rappoport'la birlikte yazdıkları 'Siyonizm ve Yahudilik' kitapları bu konudaki önemli kaynaklar.
İsrail'in uyguladığı politikaları meşrulaştırmak için yaptığı çalışmaları Hikmet Erdoğdu 'Büyük İsrail Stratejisi' kitabında açıklıyor. Ralph Schoenman ise, 'Siyonizmin Gizli Tarihi' kitabında, İsrail devletinin kuruluşuna, bugün dünya kamuoyunun gözünde meşruiyet kazandıran, İsrail'in bölgede ırkçı ve teokratik bir devlet olarak varlığını sürdürmesini sağlayan efsaneleri, teker teker ve son derece etkili, veciz, Siyonist ya da Siyonizme yakınlık duyan kaynaklara dayanan değinmelerle çürütüyor.
Livia Rokach'ın kitabı 'İsrail'in Kutsal Terörü' İsrail'in ilk Dışişleri Bakanı ve 1953-55 yılları arasındaki başbakanı Moşe Şharet'in tuttuğu günlüklerden oluşuyor. Yayınlanması uzun süre İsrail gizli servislerince engellenen kitapta, David Ben-Gurion, Ariel Şaron ve Moşe Dayan gibi isimlerin bizzat aldıkları kararlarla Ortadoğu'da örtülü askeri operasyonlar düzenlediklerini, terör eylemleriyle komşu Arap ülkelerini nasıl destabilize etmeye çalıştıklarının tanıklığını içeriyor. Kitapta Arap tehdidi imajını uyandırmak ve bu tehdidi kışkırtmak amacıyla terör ve baskı yöntemlerinin nasıl kullanıldığını anlatan Şharet, İsrail'in gerçekte savunma amacıyla değil, saldırı ve fetih amacıyla kurulmuş bir devlet olduğunu bizzat kurucularından ve ünlü devlet adamlarının ağzından aktarıyor.
İsrail'in uygulamaya koyduğu politikalarını gerçekleştirmek için yapılan perde arkası faaliyetleri anlatan kitaplardan biri de, ABD parlamentosunda yaklaşık 20 yıl senatörlük yapmış olan Paul Findley'in yazdığı 'ABD'de İsrail Lobisi' kitabı. Kitap ABD'deki İsrail Lobisi'nin faaliyetlerini ilginç örnekleri ve belgeleriyle birlikte ortaya koyuyor. ABD-İsrail-Filistin üçgenindeki iktidar ilişkilerini, stratejileri, dengeleri müthiş bir titizlik ve ayrıntı zenginliğiyle ortaya koyan 'Kader Üçgeni' ise Noam Chomsky tarafından yazıldı. Israel Shakak'ın yazdığı 'Açık Sırlar: İsrail'in Dış Politikası ve Nükleer Sırları' kitabında İsrail'in elinde bulunan nükleer güç hakkında bilgi veriliyor. İsrail'in starejik hedeflerini, nükleer silahlarını, Suriye ve Saddam Hüseyin'le ilişkilerini, İran'a ve Arap ülkelerine dair politikalarını bütün çıplaklığı ile ortaya seren Shahak, ABD'deki İsrail yanlısı lobiler ve Amerikan Yahudileri hakkında da çarpıcı bilgiler aktarıyor.
Perde arkası faaliyetleri deyince Mossad hakkında yazılmış olan kitaplara değinmeden geçemeyiz. Bu konudaki en kapsamlı araştırmalardan biri Gordon Thomas'ın yazdığı 'Gideon'un Casusları, Mossad'ın Gizli Tarihi' adlı kitap. Kitap, dünyanın en güçlü ve en esrarengiz istihbarat örgütlerinden biri olan Mossad'ın 'gizli tarihi'ni gözlerimizin önüne seriyor. 'Hile Yolu'nda ise örgütü terk eden eski Mossad ajanı Victor Otravsky'nin açıklamalarını okuyoruz. İngiliz Gizli servisinde yıllarca çalışan Richard Deacon'un yazdığı 'İsrail Gizli Servisi' de yine Mossad'ı anlatıyor.
Bölgede görev yapan gazetecilerin de yaşananlardan etkilenmemesi mümkün değil. Görevleri esnasındaki gözlem ve anılarını bize anlatan gazetecilerimizden ilki Sefer Turan. 'Kudüs; Tarihin Kalbi: Bir Gazetecinin Filistin Hatıraları' ve 'Allah'a Ismarladık Kudüs' adında iki kitabı var. Filistin'de görev yapan ve insanlarla birebir ilişkiler kurabilen gazeteci gözlemlerini bize aktarmış. Ortadoğu meselesini yakından takip eden savaş muhabiri gazeteci Mete Çubukçu'nun 'Bizim Filistin: Bir Direnişin Tarihçesi' ve yakın dönemde yayınlanan 'Ortadoğu'nun Yeniden İşgali' adlı iki kitabı var.
'Tarihin Tanığıyım' da ülkemizde Filistin Büyükelçiliği yapan Fayez Khalil'in anılarını anlattığı bir kitap. Fayez Khalil'in kitabı, biraz Filistin'e ait olaylar, biraz tahlil ve biraz da Filistin'deki yaşamı içeriyor.
Zvi Elpeleg'in yazdığı 'Hacı Emin El Hüseyni: Filistin Ulusal Hareketinin Kurucusu' kitabında bugün Filistinlilerin adını belki unutmasalar da hiç anmadıkları, 'Filistin Ulusal Hareketi'nin kurucusu Hacı el-Hüseyni'nin ilginç biyografisini anlatıyor. Barry Rubin'in yazdığı 'Bir Siyasi Biyografi: Arafat' ise Filistin liderine 'öteki' taraftan, İsrail tarafından bakan bir çalışma. Yaser Arafat gibi bir tarihsel kişiliği bir de ondan pek hoşlanmayanların gözünden görmek Filistin liderini bütünlüklü bir şekilde kavramak açısından yararlı olabilir. Robert Littell'in yazdığı 'Bir Politikacıyla söyleşi; Şimon Peres' kitabı, Şimon Peres ile bir hafta süren görüşmeler sonrasında yazılmış.






