Hayat The Batmani anlama kılavuzu

The Batman’i anlama kılavuzu

Sinemaseverlerin merakla beklediği ve geçen ay fragmanı yayınlanan The Batman’in alt metni, felsefi ve mitolojik sembollerle örülü. Batman hikâyesinin başlangıcı sayılan Christopher Nolan imzalı üçleme ile Ekim 2021’de vizyona gireceği ilan edilen The Batman’i semboller üzerinden okursak bambaşka bir filmle karşı karşıya geliriz.

Haber Merkezi Yeni Şafak
The Batman’i anlama kılavuzu
Fotoğraf: Arşiv

KAAN DEMİRDÖVEN

Warner Bros’un merakla beklenen aksiyon filmi The Batman, geçen ay yayınlanan fragmanıyla yeni maceraya dair ilk ipuçlarını verdi. Fragmanla birlikte Robert Pattinson’ın başrolünü üstlendiği, Matt Reeves imzalı The Batman’in 1 Ekim 2021’de vizyona gireceği ilan edildi. 2 dakika 30 saniyelik fragman; yönetmenliğini Christopher Nolan’ın üstlendiği 2005, 2008 ve 2012 tarihli ‘Batman Başlıyor’, ‘Kara Şövalye’ ve ‘Kara Şövalye Yükseliyor’ üçlemesinde de benzerlerine rastlanan sembolik atıflarla dikkat çekici. Hem Batman üçlemesinde hem de The Batman’in fragmanda izlerine rastladığımız sembolik dil aynı zamanda Batman’i farklı bir yönden görmemizi de sağlıyor. Şimdi Batman’i sembollerden yola çıkarak felsefi ve mitolojik arka planını analiz edelim:

Gotham: Amerikalı çizgi roman yayıncısı DC Comics tarafından yaratılan kurgusal şehir Gotham, Batman’in yaşadığı yer olarak biliniyor. Gotham kurulurken ilham olarak Baltimore, Chicago ve New York gibi büyük şehirler temel alınıyor. Gotham, özellikle ‘Kara Şövalye Yükseliyor’daki felsefi yansımasıyla aslında ‘Tanrı’nın evi’dir… Gotham şehrinde geleneksel dinsel ve imgesel dünya algısına göre toplum düzeninden kadınlar, deliler, çocuklar, zenci ya da köleler dışlanmıştır. Ama efsaneler böyle söylememektedir. Efsanede kahramanlık gösteren kadınlar, tanrıçalar vardır. Bilge yaşlılar genelde erdemli kölelerdir ve hatta mistik güçleri bulunan hayvanlar tüm kültürlerin mitolojilerinde sınırsız bir hayal gücüyle yer alırlar.

  • Maske: ‘Kara Şövalye Yükseliyor’un ortalarına doğru yüzü maskeli Batman, yine yüzü maskeli Bane adında biriyle dövüşür ve bu kavgada hezimete uğrar. Epey uzun süren bu amansız kavgada şunu öğreniriz: Batman, sevdiklerini korumak için yüzünü maskeler. Gece hayvanı, kör yarasa figürü ile özdeşleşen maske, insanlığa dair umudun göstergesidir. Batman veya namıdiğer Karanlık Şövalye, çocukken yaşadığı bir travmadan ötürü kendisini karanlığa alıştırmıştır. İnsanlıktan umudunu yitirmemiş, tüm maddi kaynaklarını ve manevi gücünü adaleti (kısasa kısas mantığı ile) sağlamak için kullanmaktadır.

Kuyu: Aynı seride Bane, Batman’ı yürümeyecek hale getirdikten sonra onu ‘umutsuzluk’ adı verilen, dünyada nerede olduğu belirsiz bir kuyunun dibine bırakır. Bane, kendisini öldürmeyeceğini ama ruhunun bu dipsiz kuyuda ölünceye dek acı çekeceğini söyler. Bane’nin alt metinde iletmek istediği mesaj şudur: Bu kuyudan çıkmak imkânsızdır! Mesaj, Oidipus kompleksi çerçevesinde, Kilise Baba-Oğul çatışmasına ve Hristiyan felsefesindeki umut-umutsuzluk ilişkisine ve hatta biraz daha zorlarsak Zerdüştvari bir aydınlık-karanlık çatışmasına dayanır. Bane’e göre umutsuzluk, umudun delilidir. Umutsuz kalan insan aslında hala umut etmeye devam eden insandır. Bane ise karanlıkta doğmuştur ve gençliğinde başına gelen bir trajediden ötürü yüzsüz kalmıştır. Yüzündeki maske onun biricik yüzü olmuştur. Kuyunun dibi Bane’in ‘evim’ dediği yerdir. Çünkü orası karanlıktır, ebedi bekleyiş yeri, Hades’tir, Cehennem’dir.

Kuyudan çıkış ise ruhun, bir nevi içsel anlamda (tasavvufi anlamda konuşacak olursak), belirli idrak seviyelerinde yol kat ederek maddeye batmışlıktan sıyrılıp kendisini en subtil olanda keşfetmesidir. Bu kez de bu kısa fragmanda yer alan simgesel ve replik akışını, semptomatik bir okumayla analiz edelim: Tepesindeki delikten yansıyan günışığı kuyuyu, Platon’un mağarasına dönüştürmektedir. Ancak diklemesine bir metafor seçilmiştir, kuyu diktir, bu da onu dibe batmış (gözlerden yitik, mitik) ve dilin, dolayısıyla iletişimin ve düşünmenin tözü kabul edilen ve hatta onun taşıyıcısı kılan bir Babil kulesi yapar. Filmdeki kuyu, bütün bu bağlamlar ışığında, aslında çağın filozofunun ya da düşünen insanının kendisini içinde bulunduğu umutsuz dünya durumunu anlatır.

İp: Batman hem ‘Kara Şövalye Yükseliyor’da hem de yeni yayınlanan fragmanda ipler yardımıyla kuşatılmışlıktan kurtulmaya çalışır. İlkinde iple kuyudan çıkmayı başaramaz. Aynı sahnede kimseyle konuşmayan yaşlı ve kör zenci, Batman’in korkudan yoksun olduğu için kuyudan çıkamadığını söyler, “gerçek özgürlük fiziksel değil, ruhsaldır,” diyerek kol gücünü değil, kafa gücünü anımsatır. Yaşlı bilge ona, “Çocuk gibi ipsiz çık!” diyerek efsanenin detayını anlatır. Vaktiyle kuyunun dibine terk edilen genç ve hamile bir kızdan bahsedilmektedir. Efsaneye göre kız burada doğum yapmıştır. Doğan çocuk burada büyümüştür. Çocuk yedi yaşına gelince kuyunun dibinde yaşayanlarla kuyunun üstünde yaşayanlar arasında bir isyan çıkmış ve o karmaşada çocuk kuyudan çıkmayı, kaçıp kurtulmayı başarmıştır. Batman, bu kez yaşlının sözündeki hikmeti anlar ve ipleri kullanmadan tırmanmayı dener. Böylece o da kuyudan çıkmayı başarır. İp, bağ demektir. Arapça ‘akıl’ da ip ve bağlamak anlamlarına gelen İbranice (a’kal) bir kökten türemiştir. Kuyudan ipsiz çıkmak: Aklı terk etmek değil, bir çocuk gibi belki, aklı hür bırakarak anlamak şeklinde yorumlanabilir ki İncil’de İsa, ‘çocuklar gibi olmadıkça göklerin melekutuna giremezsiniz’, der. Dinsel bir yüceltme yapmaksızın, salt olanı anlamak adına, İncil’de İsa’ya atfedilen bu söz, İsa’nın içinde olduğu İbrani toplumuna belki de “insanın” gerçek anlamını işaret edecek bir ipucu sunuyordu.

Korku: Tevrat’ta ‘korkunun hikmetin başlangıcı’ olduğu yazılıdır. Batman serisinin genel havasına hakim olan korku, orfik, dionisus ve mitra mitlerinde yer alan ruhun ebedileşmesi olarak görülebilir.

  • Yükseliş: ‘Kara Şövalye Yükseliyor’un adı da simgesel bir anlam taşır. ‘Yükseliyor’ ifadesi, filmin kendi çerçevesinde Batman’ın efsaneleşmesi ve yerini insanların kalplerinde sağlamlaştırması anlamında kullanılmıştır. Sinematogia’nın özünü akılda tutarak buradaki yükseliş (rise) aslında tam da manevi bir miraçtır. Kaldı ki Gotham, insanın kendi içinde keşfettiği tanrısallığın dış dünyada yaşam bulduğu (kötülükten uzak, yetim ve öksüzlerin haklarının yenmediği) Platonik bir şehirdir, Tanrısal tüzenin mekânlaşmasıdır.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.