‘Z Kuşağı’nın günahını mı aldık?

Abdulhamit Güler
04:0011/04/2026, Cumartesi
G: 11/04/2026, Cumartesi
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Dijital kuşak gelene kadar eleştirilen Z Kuşağı kurtarıcı mı oluyor, bu soruyu gündeme getiren bir araştırma ABD’de yapıldı. Sonuçlara göre sinemaya en çok giden yaş dilimi ‘Z Kuşağı’na denk gelen kesim. Z Kuşağı yüzde 87 oranında ayda en az bir kez sinemaya giderken, milenyum kulağı ise yüzde 82’de kaldı. Araştırmaya göre sinemayı ayakta tutan yine genç izleyiciler…

Salgın sonrası dijital sistemin oturmasıyla birlikte değişen izleyici alışkanlığı sinema salonlarının eski halini mumla aratıyor. Genellikle gençler suçlanıyor ancak son araştırmalar farklı bir manzara ortaya koyuyor. ABD’deki çevrimiçi film bileti satış platformu Fandango’nun araştırmasına göre sinema salonunda film izleyenlerin çoğunluğu gençlerden oluşuyor. Özellikle gençlik eleştirisi söz konusunda olduğunda sembolik hal alan “Z Kuşağı”nın sinema salonunun en sadık izleyicisi olduğu anlaşıldı.

'Z KUŞAĞI'NIN %87'Sİ EN AZ BİR KEZ SİNEMAYA GİTTİ

Araştırmada 7 bin yetişkinle görüşüldü. Buna göre Z kuşağı (1997-2012) temsilcilerinin yüzde 87’si son bir yıl içinde en az bir kez sinemaya gittiğini belirtti. Bu oran milenyum kuşağında (1981-1996) yüzde 82, X kuşağında (1965-1980) yüzde 70 ve “Baby Boomer” (1946-1964) kuşağında ise yüzde 58 seviyesinde kaldı.

Sinemaya gitmek tek başına film izlemekle sınırlı deği. Yılda ortalama 7 kez sinemaya giden Z ve milenyum kuşakları; IMAX gibi premium ekran formatlarına ve mısır-içecek gibi yan ürünlere de büyük bütçeler ayırıyor.

NEDEN SİNEMAYA GİDİYORSUNUZ?

Ayrıca sinemaya gitme motivasyonu da kuşaklara göre değişiyor. Araştırmaya göre milenyum kuşağı sinemayı günlük rutinden bir “kaçış” olarak görürken, Z kuşağı için sinema salonları her şeyden önce sosyal bir etkinlik alanı. Gençler evden çıkmak ve sosyalleşmek için sinemayı bir bahane olarak görüyor. X kuşağı yükselen bilet fiyatlarını ve evdeki konforlu izleme seçeneklerini sinemaya gitmemek için en büyük engel olarak gösteriyor.

PEKİ GELECEKTE NE OLACAK?

Araştırma, bazı kabullerin ezber olduğunu gösterirken sinemanın yakın gelecekte yaşaması muhtemel tablolara da işaret ediyor. Ne gibi önlemler alınacağı da bu sonuçlardan yola çıkılarak belirlenmeli. 14-29 yaş yaş aralığında olan ve “genç” dediğimiz kesimin sinema salonlarını ayakta tutuyor olması bir gerçeklikken, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını ve insanların daha az hareket ederek farklı mekanları daha az tercih ettiğini görmek gerek.

ARAŞTIRMA TÜRKİYE’DE YAPILSA TABLO DEĞİŞİR Mİ?

Araştırmanın ABD’de yapılmış olmasına dikkat çekmek lazım. Türkiye’de Z Kuşağı ya da diğer kuşakların sosyo-kültürel durumunun aynı olmayacağını tahmin edebiliriz. Fekat dijital küreselleşmenin sonucu olarak tüketim alışkanlıklarının da benzeştiğini düşünürsek genellenecek bir tablo söz konusu olabilir.

TÜRKİYE’DE BAZI BAŞKA SORUNLAR VAR

Sinema salonları söz konusu olduğunda Türkiye’de çok temel bir soruna da dikkat çekmek lazım. Sinema salonları işletmeciliğinde kartellerden söz edebiliriz. Birçok ticari alanda olduğu gibi sinemada da ulusal ya da uluslararası şirketlerin yönettiği bir manzara var. Hangi filmin kaç salonda ve nerede gösterileceğine bu karteller karar veriyor. Haliyle de her filmin aynı imkanı bularak izleyici karşısına çıkamadığını söylemek lazım.

Ülkemizde izleyicinin hangi filmi izleyeceğine büyük oranda sinema salonunda karar verdiğini düşünecek olursak, dağıtım meselesindeki kartelin ne kadar hayati öneme haiz olduğunu da anlarız.

DİJİTAL AVANTAJLARA ALDANMAMALI

Uzun zamandır ülkemizde dağıtım sorunu dillendiriliyor. Bunun için bağımsız sinema salonları destekleniyor. Bağımsız filmlerin de perde görmesi için yasal düzenlemeler ya da zaruretler oluşturuluyor. Ancak bunları hiçbiri sorunu kökünden çözemiyor. Dijital mecralar sayesinde bağımsız filmler festival gördükten sonra izleyici karşısına çıkabiliyor. Lakin sinema perdesinde hiç yer alamadan dijital mecrada yer alan yapımlar bile olabiliyor. Oysa sinemayı var eden unsurların biri sinema salonu. Bir filmi sinema perdesinde görmek, yönetmenin en büyük arzusudur. Haliyle dijitalleşmenin getirdiği bazı kolaylıklar sorunun ortadan kalktığı algısı oluşturmamalı.



#sinema
#aktüel
#toplum