Soğuk Savaş mı, Sıcak Savaş mı?

00:0027/04/2014, Sunday
G: 12/09/2019, Thursday
Abdullah Muradoğlu

"Soğuk Savaş" döneminde ABD"nin başını çektiği blokun askeri ittifakını "NATO", Doğu Avrupa"nın azami kısmının içinde yer aldığı "Sovyetler Birliği"nin askeri ittifakını ise "Varşova Paktı" temsil ediyordu. 1990"ların başlarında Sovyetler Birliği dağıldı, Varşova Paktı çöktü. Sovyetler Birliği"nin Doğu ve Orta Avrupa"daki eski üyeleri ile Baltık devletleri(Estonya, Letonya, Litvanya) Moskova"nın etki alanından birer birer çıktılar. Moskova sözkonusu kopuşu önleyecek gücü kendinde bulamadığından

"Soğuk Savaş" döneminde ABD"nin başını çektiği blokun askeri ittifakını "NATO", Doğu Avrupa"nın azami kısmının içinde yer aldığı "Sovyetler Birliği"nin askeri ittifakını ise "Varşova Paktı" temsil ediyordu. 1990"ların başlarında Sovyetler Birliği dağıldı, Varşova Paktı çöktü. Sovyetler Birliği"nin Doğu ve Orta Avrupa"daki eski üyeleri ile Baltık devletleri(Estonya, Letonya, Litvanya) Moskova"nın etki alanından birer birer çıktılar. Moskova sözkonusu kopuşu önleyecek gücü kendinde bulamadığından durumu kabullendi.

Estonya kökenli İsveçli diplomat Henrik Liljegren"in "Tallinn"den Türkiye"ye" başlıklı kitabında belirttiği gibi o dönemde Washington"da birçok kişi Rusya"nın eski Rus imparatorluğunu diriltme peşinde olduğu kanısındaydı. Oysa dönemin ABD"nin "Ulusal Güvenlik Konseyi" Danışmanı Nicolas Burns"a göre Rusya"nın imparatorluğu diriltmeye niyeti de, gücü de yoktu. Yine de ABD"nin niyeti komşu bölgeleri kapsayacak bir "Rus çıkar alanı"nın varlığını reddetmek ve Rusya"nın komşu ülkelerin rızası olmadan o ülkelere asker göndermesini kabullenmemekti. Burns Baltık ülkelerindeki Rus birliklerinin geri çekileceğini düşünüyordu. Nitekim Ruslar çekildi, NATO bölgedeki genişlemesini sürdürdü.

Rusya açısından stratejik, tarihi, kültürel ve etnik bakımdan apayrı bir önemi olduğu için Ukrayna"nın Baltık devletlerine kıyasla durumu çok daha nazikti. Rusya, arka bahçesi olarak gördüğü Ukrayna"nın kendi etki alanından çıkarak NATO ve AB yörüngesine girmesini engelledi. "Gorbaçov" ve "Yeltsin" döneminin karmaşık ve zaafiyet dolu döneminin ardından "Kremlin Sarayı"nda ipleri eline geçiren Vladimir Putin, başta "Füze Kalkanı" olmak üzere NATO"nun kendi sınırlarına doğru geliştirdiği ataklara keskin şekilde karşı çıktı. Önce Kırım"ın ilhakı ve arkasından Doğu Ukrayna"da yaşanan diğer olaylar Rusya"nın 1990"lardaki tutumundan bir hayli uzaklaşmış olduğunu gösteriyor. Şimdi Rusya"nın eski imparatorluğu diriltmeye hem niyeti, hem de gücü olduğu konuşuluyor.

Kırım"ın kolay ilhakı, Doğu Ukrayna"daki karışıklıklar Polonya"yı ve Baltık devletlerini ürküttü. Bu bağlamda ABD"nin Polonya ve üç Baltık devletiyle ayrı ayrı ikili askeri tatbikat kararı alması Rusya"ya açık bir mesaj olarak görülüyor. "Pentagon"dan yapılan açıklamada tatbikatların bölgedeki başka ülkeleri de kapsayabileceği belirtilirken, niyetin ABD"nin müttefiklerine NATO"nun 5. Maddesi kapsamında güçlü bir destek vermek olduğu ifade edildi. Rusya"nın Ukrayna sınırlarında tatbikat yapması gerilimi daha da artırdı. Rüzgarlar sert esiyor, hava hırçınlaşıyor, çatılarda kiremitler uçuşuyor. Öyle ki ABD"nin ve Rusya"nın karşı ataklarının bölgede korkunç bir fırtınaya yol açabileceği ihtimalinden söz ediliyor.

Bu gövde gösterileri bir sıcak savaşın kapısını aralayabilir mi? Çok zor, ama bu ihtimalin konuşuluyor olması bile sıkıntılı bir sürece işaret ediyor. Kiev yönetimi Rus askerlerinin Ukrayna sınırlarını aşmaları halinde savaşacaklarını duyurdu. Ukrayna"nın askeri gücü Rusya ile kıyas bile kabul etmeyecek kadar zayıf. Rusların Ukrayna"ya girmesi durumunda ABD"nin, NATO"nun, AB"nin ne yapacağını kimse tam olarak kestiremiyor. 1956"da Macarlar Moskova"ya isyan ederek Varşova Paktı"ndan çıktıklarını ilan etmişlerdi. Rus tankları Budapeşte"ye girdi ve Macarların Batı"dan umdukları yardım gelmedi. Macaristan "Soğuk Savaş" dengelerine kurban edildi. Ukrayna"nın başına ne geleceğini ise bilemiyoruz.