YazarlarSoykırımdan yargılanan Avrupaydı

Soykırımdan yargılanan Avrupa’ydı

Akif Emre
AkifEmreGazete Yazarı
Bosna'da, 'tarihin sonu'na tekabül eden bir zamanda bir halk katledilirken; Avrupa değerlerinin katledildiğinden yakınanlar oldu. Evet, gerçekten de bir katliam yaşanıyordu hem de Batı'nın tarihin sonunu ilan ettiği Avrupa uygarlığının kalbinde bir soykırım gerçekleşiyordu.. Ancak bu katliamın gerçekleştiği coğrafyanın aynı zamanda mutlaklaştırılan Avrupa değerlerinin de katledildiği yer olduğu konusu kuşkuluydu.

Bosna'da Müslüman oldukları için katledilen bir halk Avrupa'nın ve değerlerinin önünde soykırıma tabi tutulurken nihayet müdahale edebilen Amerika ve peşinden gelen Avrupalılar değerlerini kurtarmayı başaramayacaklardı. Zira soykırımın gerçekleşmesini seyrettikten sonra kurtardıklarını söyledikleri mazlumu cezalandıran, katili ödüllendiren bir anlaşma dayatmışlardı.

Yüceltilen Avrupa değerleri, Avrupalılık fikri nasıl olmuşsa bir yüzyılda yüz milyona varan insanın hayatına mâl olan iki büyük dünya savaşı gibi felakete neden olmayı başarmıştı. 70 milyon insanın can verdiği İkinci Dünya Savaşı'nda gerçekleşen soykırımın bedeli de Müslümanlara ödetilecek, Avrupa değerleri Filistin'de kanayan bir yara olarak temsil edilecekti... Avrupa'nın son büyük utancı küllenirken bu kez Bosna'da soykırım yaşandı. Soykırımı tüm Avrupa, Batı birlikte izleyerek kolektif suça iştirak ettiler. Tarih boyunca yaşadığı olanca acı tecrübeye, çoğulculuk iddialarına rağmen Avrupa'nın ötekisi hala “müslüman”lardı.

Bosnalı Sırpların lideri ve yaşanan acıların en büyük sorumlusu Radovan Karadziç nihayet Lahey' deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılandı. İç savaş pahasına kurduğu Sırp Cumhuriyeti ödüllendirilirken kendisi soykırım suçundan 40 yıl hapse mahkum oldu. Zira Dayton'la kurgulanan siyasal yapı yeni bir kriz anında iç savaşı körükleyecek adaletsiz statüko daha açıkçası katili ödüllendiren iki yüzlü bir denge kuruldu.

Bu dava sonucunda İkinci Dünya Savaşı'ndan bu tarafa Avrupa'da ilk kez bir savaş suçu soykırım olarak cezalandırılmış oldu. Mahkeme sürecinin ayrıntıları aslında geleceğin Avrupası açısından da önemli ipuçları sunuyor.

Radovan Karadziç'in yargılandığı uluslararası ceza mahkemesinde, savcı tam 11 suçlamada bulundu. Bunlardan ikisinde soykırım işlemekle suçluyordu. Özellikle Kljuc, Bijelina, Prijedor, Vlasenica, Foça ve Banja Luka'da soykırım işlendiği suçlamasını mahkeme kabul etmedi. Sadece Srebrenitsa'da işlenen katliamı savaş suçu olarak kabul etti. Bu kararın siyasi sonuçları üzerinde yeterince durulmamış olsa da her halükarda Bosna denklemine yansıması olacak.

Özellikle soykırım olarak kabul edilmeyen diğer katliamların sadece savaş suçu olarak kabul edilmesi, yerlerinden sürülenlerin yeniden yerleşimi açısından olumsuz etkileri olabilir. Genelde Sırp bölgesinde kalan ama Müslüman çoğunluğun olduğu yerlerdeki katliamlara dair eğer soykırım kararı çıksaydı geri dönüşler konusunda alınan kararlar daha bağlayıcı olabilecekti. Zira mahkemenin Srebrenitsa'daki katliamı savaş suçu olarak sayan delillerinden biri, “Artık Türklerden intikam alma vakti geldi” sözüyle aynı benzer gerekçelerle katledilmelerine rağmen farklı karar verilmesi de başka bir ödüllendirme sayılmalı.

“Türklerden intikam almanın vakti geldi” derken Karadziç'in Müslüman Boşnakların inançlarını ve tarihsel bağlamda da bizatihi Türkleri kastettiği açık.

Müslümanlığın Türklük olarak algılandığı dönemden kalma bir zihin arkeotipinin bu soykırımı seyrederek suça ortak olması gibi değerlerinin de yargılandığı söylenebilir. Evet mahkeme salonunda yargılanan Sırpların lideri Radovan Karadziç'ti ama soykırıma imkan tanıyan Avrupa da onunla beraber sanık sandalyesinde idi.

Muhtemelen Bosna iç savaşında Sırpların karşısında Müslüman Boşnaklar olmasa idi bu katliamı kimse seyretmeyecekti ki o dönem Batılı sözcüler açıktan Sırpları desteklediklerini beyan ettiler. Bir adım daha atıp şu değer hükmünü de koymak lazım; Boşnaklar Müslüman oldukları için katledildikleri gibi aynı zamanda onlara Aliya gibi bir isim liderlik ettiği için de cezalandırıldılar. Aliya gibi bir isim sayesindedir ki ahlaken Boşnaklar kazandı bu savaşı. Diğer tarafta sadece Sırplar değil onlara göz yuman Avrupa da ahlaken çöktü...