Yazarlar İsrail"e özür diletmek

İsrail"e özür diletmek..

İbrahim Karagül
İbrahim Karagül gazete Yazarı

Hollanda dönüşünde Başbakan Tayyip Erdoğan''a sorduğum sorulardan biri şuydu: ''ABD Başkanı Barack Obama İsrail''de. Dikkat çekici bir karşılama izliyoruz. Obama''nın bu ziyareti, Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir değişikliğe neden olabilir mi?''

Kastım, Obama''nın iki ülke arasında arabulucu olup olamayacağı idi.

''Bizim şartlarımız belli, hiç değişmedi'' dedi ve ekledi. ''Özür, tazminat ve ambargonun kaldırılması… Tazminatı kabul ettiler zaten. Özür ve ambargo konusunda bir gelişme olmadı.'' ''Peki, Obama''nın bir baskısı ve sonrası bir değişiklik söz konusu olabilir mi'' sorusuna ise, ''Olabilir. Ama ambargo konusunda bir karışıklık var. (Obama''yı kastederek) Yarın telefonla konuşacağım'' şeklinde cevap verdi. Ve dediği gibi de oldu.

Başbakan''ın ''yarın görüşeceğim'' dediği Obama ile görüşme, Benjamin Netanyahu ile de görüşmeye döndü.

Bu görüşmeler sonrası, Türkiye''nin, hiç geri adım atmadığı üç şart çözüldü. İsrail, bugüne kadar ısrarla direndiği özür meselesinde diz çöktü.

Türkiye''den özür diledi.

Obama arabulucu olmuştu. Erdoğan ile Netanyahu arasındaki görüşme ABD''nin yürüttüğü çalışmalarla gerçekleşti. Netanhayu özür diledi, Erdoğan da bu özrü kabul etti.

''ABD, hem Türkiye hem de İsrail''le olan yakın ortaklığına büyük değer veriyor. Bölgesel barış ve güvenliğin güçlendirilmesi için Türkiye ile İsrail''in ilişkilerinin tekrar düzelmesine büyük önem veriyoruz'' ifadelerinin, yani ''özür'' açıklamasının Türkiye ve İsrail''den değil Beyaz Saray''dan gelmesi dikkat çekici. Muhtemelen, iki ülke de Obama''nın elini güçlendirmeyi öncelediler.

Özür uyarınca, Mavi Marmara baskınına katılan İsrailli askerlere yönelik hukuki girişimlerden de vazgeçildi. Hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesine karar verildi. Ama bu özür, İsrail''in suçunu tescil etti.

Daha sonra Ankara''dan açıklama geldi. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin tekrar güçlendirilmesine yönelik vurgu öne çıkıyordu.

Peki ambargo ne oldu? Başbakanlık açıklamasında şu ifade geçiyor: ''Sayın Netanyahu ayrıca İsrail''in sivil halkın kullanacağı malların Gazze dahil Filistin topraklarına girişine ilişkin kısıtlamaları esas itibariyle kaldırdığını ve sükunet devam ettiği müddetçe bu durumunda devam edeceğini ifade etmiştir.''

Görünüşe göre ambargo konusunda iki taraf da yumuşamış, bir tür ara formül bulunmuş…

Türkiye''de barış süreci şaşırtıcı bir kararlılık ve başarıyla devam ediyor. Nevruz''daki barış mesajlarından, PKK''lıların sınır dışına çekilme hazırlıklarından, silahların susması kararından sonra dün Murat Karayılan, örgüt mensuplarına eylem yapmayın talimatı verdi.

Bölgesel güç haritasını değiştirecek, Türkiye''nin adeta yeniden kuruluşu anlamına gelebilecek, içinde bulunduğumuz coğrafyada bir tür enerji patlamasına yol açabilecek, Türkiye toplumunun onay verdiği bir barış süreci bu.

Öcalan''ın açıklamasındaki cümlelerin hepimizi şok ettiğini, ''inadına birleşme'' vurgusunun PKK''nın da ötesinde bölgesel düzeyde Kürtlerle ortaklık geleceğine vurgu yaptığını söylemeliyim.

Bize her zaman çok tanıdık gelen ancak Öcalan''dan hiçbir zaman duymadığımız o cümleler bölge düzeyindeki çatışma haritasını ortaklığa dönüştürecek bir güç barındırıyor. Ne yalan söyleyeyim, okurken şaşkınlık ve heyecan duydum ve beni rahatsız eden hiçbir cümlenin olmadığını farkettim.

Biz, ''bundan sonrası nasıl gelişecek, bir sonraki adım ne olacak'' diye düşünürken İsrail''den özür açıklaması gelmesi dikkat çekiciydi. Belki sadece zamanlama meselesidir.

Barış sürecine yönelik muhtemel sabotaj adresleri olarak İsrail hep şüpheli ülkelerden biri oldu. Özür açıklaması bu ihtimali ortadan kaldırır mı? Ya da bu özürden sonra Türkiye-İsrail ilişkileri eski durumuna gelir mi, göreceğiz.

Kişisel olarak iki ülke ilişkilerinin eski pozisyonuna gelemeyeceği kanaatindeyim. Bu gelişmenin, barış süreci ile bağlantısını kurmak ise, zorlama ve erken oluşmuş bir kanaat gibi görünüyor.

Önümüzdeki günler çok hareketli geçecek. Bölgede şiddetli bir deprem yaşanıyor, taşlar yerinden oynuyor, hesaplar değişiyor, Türkiye bütün bunların içinde hızla öne çıkan ülke oluyor.

Kuşkucu olma yerine bunun sevincini yaşamak lazım. Özür açıklaması, büyük gelişme içinde sadece bir ayrıntı. Esas yürüyüş barış sürecidir. ''Türkiye''nin Kürtlerle genel anlamda yakınlaşmasının, bölgenin siyasi yapısında yol açacağı değişim, yüzyıllık bir değişim olacaktır. Öyle de oluyor ve bunu şimdiden görmeye başladık.

Yüzyıllık hesaplar değişiyor. Ne kadarını anlayabiliyoruz, emin değilim. Ama Türkiye İsrail''e özür diletmiştir. Durum budur.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.