Yalçın Akdoğan"ı kim niye hedef alıyor?

00:006/08/2013, Salı
G: 9/09/2019, Pazartesi
Mehmet Metiner

Son zamanlarda moda oldu.Gökyüzünden bir meteor taşı düşseYalçın Akdoğan"dan biliyorlar kimileri.O birilerini elbette biliyoruz.O birilerinin asıl niyetlerini de biliyoruz.Başbakanın Başdanışmanı Ankara Milletvekili Doç. Dr. Yalçın Akdoğan"ın o birileri tarafından niçin hedef tahtasına oturtulduğunu da elbette çok iyi biliyoruz.Başbakanı itibarsızlaştırmaya çalışanlar Akdoğan"ı da gözden düşürmeye çalışıyorlar.Akdoğan"ın beyninden korkuyorlar.Akdoğan"ın yüreğinden korkuyorlar.Akdoğan"ın hem bir

Son zamanlarda moda oldu.

Gökyüzünden bir meteor taşı düşse

Yalçın Akdoğan"dan biliyorlar kimileri.

O birilerini elbette biliyoruz.

O birilerinin asıl niyetlerini de biliyoruz.

Başbakanın Başdanışmanı Ankara Milletvekili Doç. Dr. Yalçın Akdoğan"ın o birileri tarafından niçin hedef tahtasına oturtulduğunu da elbette çok iyi biliyoruz.

Başbakanı itibarsızlaştırmaya çalışanlar Akdoğan"ı da gözden düşürmeye çalışıyorlar.

Akdoğan"ın beyninden korkuyorlar.

Akdoğan"ın yüreğinden korkuyorlar.

Akdoğan"ın hem bir bilim adamı, hem de bir siyasetçi olarak ürettiklerinden korkuyorlar.

Dün Başbakana çok iyi deyip danışmanlarını hedef tahtasına oturtan o lobinin mensupları şimdi doğrudan Başbakanı hedef almaya başladılar.

Dün hedefte sadece danışmanlar vardı.

Tabii danışman denildiğinde de Yalçın Akdoğan akla getirilirdi hemen.

Bugün aynı lobi Başbakanı namert yöntemlerle itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

Eş zamanlı olarak Akdoğan"ı da her türlü iğrenç polemiğin ve yalanın dümenine çekmeye çalışıyorlar.

Bunu yapanlar türlü türlü.

Kimisi sınıfsal nefretini kusuyor.

Beyaz seçkinci zihniyete mensup olanlar nasıl olur da Yalçın Akdoğan gibi birisinin fikirleriyle bu kadar çok üretken ve belirleyici olmasını içine sindiremiyorlar.

Daha doğrusu Başbakanı aynı sınıfsal mülahazalarla o makama layık görmeyenler Akdoğan"ı da öylesine bir pozisyona zinhar layık görmüyorlar.

Bu beyaz seçkinci zihniyetin kibri üretkenliğinden kaynaklanmıyor, sınıfsal kökenden geliyor.

Onlar asıl kendilerinin politika üretebileceklerine inanıyorlar.

Allah"ın bütün aklı ve zekayı onlara verdiğine inanan kof bir kibre sahipler.

Akdoğan gibiler onların gözünde birer taşralıdırlar.

Yani aşağı ve değersiz!

Velev ki isimlerinin önünde akademik bir titr olsa bile.

Velev ki ürettikleriyle göz kamaştırıcı olsalar bile.

Bu beyaz seçkinci lobinin içinde sağcısı da var, solcusu da…

Sözümona liberali de var…

Kıskançlar arasında ne yazık ki bizim mahallenin bir kısım insanları da var…

Akdoğan"ın kabahati ne?

Tek kelimeyle söyleyeyim: Zeki, üretken, donanımlı, temsil kabiliyeti olan düşünür bir siyasetçi olması.

Dahası var: Sadakat sahibi olması, kendisine emanet edilen sırlara ihanet etmeyen sağlam bir karaktere sahip olması, inançlı ve korkusuz bir yüreğe sahip olması…

Ben Akdoğan"ı çok önceden tanırım.

Onun özel yeteneklerinden bu ülkenin yararlanması gerektiğine inananlardanım.

Kim ne derse desin, Akdoğan bu ülkenin büyük bir değeridir.

Onun yerinde kim olsa herkesten daha çok görünür olmayı tercih ederdi.

Ama Akdoğan çok mecbur olmadıkça görünür olmaktan bile haz etmeyen bir kişiliğe ve karaktere sahiptir.

Son günlerde o birileri Akdoğan"ı bilerek ve kasten yıpratmaya çalışıyor.

Can Dündar gazetesinden mi kovuldu?

Veya başka bir medya organında değişiklikler mi oldu?

Suçlama hazır:

"Yalçın Akdoğan devreye girdi."

Akdoğan"la fikren ve siyaseten yenişemeyen zavallıların bu bel altı vuruşları ve namertçe yöntemleri artık fena halde canımı sıkmaya başladı.

Akdoğan"ın çözüm sürecindeki rolü bilindiği halde o birilerinin Akdoğan"ı nasıl Kandil"dekilerin önüne yok edilmesi gereken bir isim olarak attıklarını elbette biliyoruz.

Oysa Akdoğan o mangalda kül bırakmayan sözde çözümcülerden bin kat daha hem Kürt sorununun, hem de PKK sorununun çözülmesi için çaba harcayan ve bu konuda fikir imal eden biridir.

Akdoğan"ın Kürt meselesinin çözümüne dair yazdıkları o Kürt uzmanı diye geçinen liberal-sol tandanslı beyaz seçkinci köşe yazarlarının boyunu aşar.

Medya operasyonlarından Akdoğan"ı mesul tutanlara Akdoğan"ın kendisi gerekli cevabı verdi.

Kendisinin bu işlerle hiçbir dahlinin olmadığını söyledi ve aksini iddia edenleri ispata çağırdı.

Akdoğan"ı tanıyan herkes bilir ki kendisi asla bu tür şeylere tenezzül etmez.

Bir insanın kendisini bu pespaye ve kasıtlı iddialar karşısında savunması bilirim ki pek zordur.

O yüzden Yalçın kardeşimi, candan sevdiğim ve değer verdiğim Akdoğan kardeşimi, o mert ve yürekli kardeşimi asılsız iddialarla yıpratmak isteyenlere gerekli cevabı her platformda vereceğimizi hatırlatmak isterim.

Akdoğan"a o birilerinin kimlere hangi konuda tavassutta bulunduklarını da gerekirse açıklarız.

Kendileri için istedikleri şeye ulaşamayınca nasıl buna farklı bir kılıf giydirdiklerini de…

O lobiye mensup olanların iktidar katında yer alamadıkları için nasıl savrulduklarını da gün gelir açıklarız.

Akdoğan ben bu medya operasyonlarının içinde değilim diyorsa değildir.

Çünkü Akdoğan asla yalan konuşmaz.

Dilini o lobicilerin karşısında da eğip bükmez.

Bugün Akdoğan"ı diline hayasızca dolayan o birileri istiyorlar ki Başbakan onların aklıyla ülkeyi yönetsin.

Onlar söylesinler, Başbakan da yapsın!

Başbakanın onların aklına değil de Akdoğan gibilerin aklına verdiği önem onları hayasız bir muhalife dönüştürüyorsa oturup ahlaken düşünmeleri gerekenlerin kendileri olduğunu söylemeye bile gerek yok sanırım.

MUSTAFA MİYASOĞLU

O bizim ağabeyimizdi.

Tertemiz bir yüreğe ve katıksız bir imana sahipti.

Tevazu ve hilm onda tecessüm etmişti sanki.

Bir mütefekkir, bir edebiyatçı ve gönül adamıydı.

Rindmeşrepti…

Bir güzel adamdın vesselam.

Mekânın cennet ola!