Fenerbahçe uçuyor

00:0028/11/2006, Salı
G: 28/08/2019, Çarşamba
Mustafa Kutlu - Spor

Bu takım önceleri durduğu yerde kanat çırpıyor fakat bir türlü havalanamıyordu. Az biraz yükselmiş olsa burnunun üstüne düşüyordu. Faturayı hocaya kestiler. Doğru. Zico, ne Türkiye''yi, ne ligimizi, ne de başında bulunduğu takımı tanıyordu. O mülayim, o sakin duruşu ile sadece “Bana zaman tanıyın, zaman verin” deyip durdu.Takıma yeni katılan futbolcuların da bu zamana ihtiyaçları vardı. Ancak sabırsız yorumcular ve sabırsız taraftar kötü sonuçlar alındıkça köpürdü. “Nerden buldunuz bu adamları,

Bu takım önceleri durduğu yerde kanat çırpıyor fakat bir türlü havalanamıyordu. Az biraz yükselmiş olsa burnunun üstüne düşüyordu. Faturayı hocaya kestiler. Doğru. Zico, ne Türkiye''yi, ne ligimizi, ne de başında bulunduğu takımı tanıyordu. O mülayim, o sakin duruşu ile sadece “Bana zaman tanıyın, zaman verin” deyip durdu.

Takıma yeni katılan futbolcuların da bu zamana ihtiyaçları vardı. Ancak sabırsız yorumcular ve sabırsız taraftar kötü sonuçlar alındıkça köpürdü. “Nerden buldunuz bu adamları, çok mu aradınız, başka hoca yok muydu” diyenler vardı. F.Bahçe kendini ancak UEFA Kupası ilk maçında topladı.

Burada duralım. Burası mühim. Türk takımları için ve Türk seyircisi için içeride kazanılan başarıların pek kıymet-i harbiyesi yok. O hep G.Saray''ın Fatih hoca ile yakaladığı başarıyı hayal ediyor.

F.Bahçe formunu ve temposunu ikinci UEFA maçında, Palermo karşısında yakaladı. Bu maç için ne söylense azdır. Şunu ifade edeyim: İtalya lig ikincisi karşısında Fenerbahçe''nin oynadığı futbol ve aldığı, netice onun UEFA yoluna devam edebileceğini fısıldıyordu.

“Fısıldıyordu” diyorum, çünkü bizim takımlarımızın, ülke insanımızın, ''kurumlarımızın en fazla ihtiyaç duydukları şey istikrardır. Bizde bu yok. Ne siyasette, ne iktisatta. Ama AKP iktidarı ile gelen olumlu hava sanki F.Bahçeye de yansıdı. Sanıyorum Palermo galibiyeti takıma bir sezon yetecek moral aşıladı.

Buna mukabil Trabzonspor baş aşağı düşmüş gidiyordu. Hoca, yönetim, takım ve Trabzon ili umudunu Fener maçına bağlamıştı. Zaten Trabzon için Fener''i yenmek şampiyon olmak kadar sevinç veren bir şeydir.

Ama Trabzon''un eksikleri büyüktü. En büyük eksiği güven yokluğu. Takım bayağı iyi elemanlardan kurulu, hoca işini biliyor, yönetim her türlü desteği veriyor lakin şans bir türlü gülmüyordu. Bu defa da öyle oldu. Maç sonunda taraftarın öfkesi patladı, Zico''nun başına çakmaklar, paralar yağdı.

Fener''in kadrosunda Kezman, Deivid ve Volkan iyi değildi. Volkan''ın dengesiz, mütereddit çıkışları hem Fener''i hem Milli Takım''ı yakabilir. F.Bahçe başlangıçta 70-80 metrede oynarken son zamanlarda bunu 40-50 metreye indirdi. Toplu hücuma çıkmayı beceriyor. Bu maçın ilk golünde bir defans elemanı (Deniz) topu çizgiye kadar taşıyıp orta yaptığında Trabzon kalesi önünde dört Fenerli bulunuyordu.

Zico takımı tanıdı artık, gerekli yerlerde gerekli değişiklikleri yapıyor. Ama ben olsaydım bu maça Deivid ile değil Tümer ile çıkardım. F.Bahçe uçuşa geçmiştir. Celta Vigo''yu yenerse G.Saray maçını garanti alır. Ama puan kaybederse derbi zor geçer. Trabzon için son sözü Ziya Hoca''ya verelim. Maçtan sonra hayli takdir ettiğim bir konuşma yaptı, şöyle dedi: “İddia ediyorum ikinci yarıda bambaşka bir Trabzon göreceksiniz. Bakın bu iddiayı mağlup olduğumuz bir maç sonunda yapıyorum. Demek ki kendime, camiaya, yönetime ve takıma güveniyorum.” Güzel sözler, bekleyelim-görelim.