
Âkif’in soyadından ötürü bu hana, görmeden ısınmıştım. Şimdi bir taraftan da “Hadi canım sen de” diyorum. Çünkü Fikir ve Sanatta Hareket mecmuası bu handaki dar pasajın içinde küçümen bir odada yayımlanıyordu. İlk 1968’de geldim oraya...
Yazdığım ilk hikâyeyi Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde hocam Orhan Okay’a vermiştim. Memlekette meşahir-i meçhûleden ve fakat talihsiz bir şekilde düşmüş bir zatın hâllerini anlatıyordum. Orhan Bey Hareket’e gönderdi. O da Nurettin Topçu’nun talebesi idi. Hikâyem beğenilmiş ve yayımlanmıştı. Beylik bir tabir ile: “Dünyalar benim oldu”. Hareket camiasından gençlik fışkırıyordu o zaman. Nurettin Topçu Bey’in dinamizmi her temas edilen kimseye sirayet ediyordu.
Evet... O daracık koridor. Bir de Kemahlı çaycı.
Muzaffer Civelek’in Şebinkarahisar taraflarından olması. Ezel Erverdi’nin o müşfik, güven verici, heyecanlandırıcı hamleleri. Kanımızı kaynatan Anadoluculuk havası. Remzi Oğuz Bey’in “Köy kadını” parçaları. Her neyse... İşte dediğim gibi küçümen bir oda idi. Bir duvarında boydan boya hasır asılı... Bir küçük tahta masa, alçak iskemleler...
Büyük salonlar, görkemli koltuklar, uzun mu uzun toplantı masaları, kravatlar, iri dosyalar, resmî tavırlı konuşmalar hep ürkütmüştür beni. Hareket’in bu mütevazı odasına ısınıvermiştim. Kendimde olan unsurları bulmuştum orada. Bu unsurların serpilip gelişeceği bir zemin, bir dost kucağı idi.
Zaten o yıllarda keyfiyetin hâlâ geçerli olduğu dönemler yaşanıyordu. Bu hususiyete dikkat eden, sahip çıkan, saygıdeğer insanlar vardı. Kelle sayısı yapmıyorduk. İçimizi bir yoksulluk kaplamamıştı daha.

O yıllarda sadece Divanyolu Ersoy Han’da değil, başka hanlarda da böyle küçük odalarda, tahta masaların başında, üçüncü hamur kâğıtlara basılacak ve fakat gerçekten bir kıymet ifade eden metinler üretiliyordu. Kuşe kâğıt mesela, hiç düşünülmüyordu. Hatta israf, bayağılık, görmemişlik gibi bir duygu uyandırıyordu.
Küçük tahta masalar gibi bu han odaları da sonradan terk edildi. Belki neşriyatımız Sultanahmet Camii avlusunda kurulan Kitap Fuarı’nı doldurup taştı ama işte o günlerin keyfiyeti bir daha dönmemek üzere terk edip gitti bizi...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.