
Mustafa Denizli, Trabzonspor maçından sonra yine yorumculara çattı. “Maçtan önce ''öyle başlasaydı, şöyle başlasaydı''demenin hiçbir anlamı yok. Kazın ayağı öyle değil” diye konuştu.
Sevgili Denizli, Beşiktaş sizinle tam 14 lig maçı oynadı. Bilanço şöyle: 6 galibiyet, 4 beraberlik, 4 yenilgi. Yitirilen puan sayısı tam 20. Ve de Beşiktaş, puan cetvelinin ilk 6''sında bulunan hiçbir takımı yenememiş. Geçen sezon 20. haftada Beşiktaş''ın 43 puanı vardı, şimdi 36. Hocam bu tablo sizin hoşunuza gidiyor mu? 42 puanın 20''sini yitiren bir Beşiktaş''ı kim beğenir, kim alkışlar. Dua edin Galatasaray ve Fenerbahçe de sizin gibi hovarda. Onlar da puanları bol keseden dağıttılar. Zaten böyle olmasaydı, lig şu anda çoktan bitmiş ve Beşiktaş''ın üçüncülük şansı bile mucizelere kalmış olurdu.
Hocam, bir 26.-27. hafta tutturdunuz gidiyorsunuz. Ne 26''sı, ne 27''si. Önce oynayacağınız haftaya baksanıza. Puanlar ikişer üçer uçup gidiyor. Maşallah sizin meşhur söylemde en ufak bir değişiklik yok. Hep aynı şarkı dilinizde.
Trabzonspor maçında takımınız çok istekliydi, hırslıydı, agresifti. İkinci yarıda da epeyce pozisyona girdi. Ama sonuç yine hüsran. Çünkü siz koskoca ilk yarıyı kullanmasını bilemediniz sokağa attınız. En önemli gol silahınız Bobo''yu yine 45 dakika kulübeye mahkum ettiniz. 90 dakikanın sonuna kadar yine iki ön liberoyla oynadınız. İnatlarınızdan vazgeçmiyorsunuz.
Maçtan önce ve de sonra görüşlerimizi belirtmemiz neden sizi sinirlendiriyor? Daha kısa süre öncesine kadar siz de aynı koltukta yorum yapmıyor muydunuz? Ne yani mesleğimizin gereklerini yerine getirmeyecek miyiz? Ayrıca keşke biz haksız çıksak. İşte görüyoruz Beşiktaş olması gereken yerde değil ve gerçek performansını bir türlü sahaya yansıtamıyor. Bir kez daha vurguluyorum. Beşiktaş ülkemiz koşullarında oldukça iyi bir kadroya sahip, ancak bunun karşılığını alamıyor. Kadro bekleneni veremiyor.
Bu takımın patronu siz değil misiniz? Bunun hesabını sizden başka kimden sorabiliriz? Hocam ne olur artık gerçekleri görün.
Fenerbahçe şen şakrak. 7 gol, üç puan ve de ayrıca dört rakibinin yitirdiği 9 puan (Galatasaray 3, Beşiktaş 2, Trabzon 2, Sivas 2).
Hacettepe maçında futbolcuların üstün performans göstermesinde pek çok faktörün rol oynadığı iddia ediliyor. Şimdi sıralayalım;
1-) Yöneticilerin, bazı futbolcuların kadro dışı kalacağını açıklamasına sinirlenmişler.
2-) Aziz Yıldırım''ın özel hayatıyla ilgili iftiraların internette dolaşmasına üzülmüşler.
3-) Belediye maçında kendi taraftarları tarafından yuhalanmalarına kahrolmuşlar.
Bunların sonucunda futbolcular tesislerde, “Kapatın kapıları” diyerek kendi aralarında bir toplantı yapmışlar, kararlar almışlar, söz vermişler ve işte bu skor ortaya çıkmış.
Futbolcular böyle değerlendiriyor. Aragones ise çok daha değişik. Hocamız skoru şansa bağlamış. Ve bakın neler demiş: “Futbolda bazı günler şanslısınızdır. Bazı günler şanssız. Belediye maçında şanssızdık, Hacettepe maçında ise şanslı.”
Buyrun bakalım, acaba hangisi doğru? Aslında hepsinde gerçeklik payı var. Futbolda şansın rolü büyüktür. Ancak o şansı yaratacak olanlar da işin içindekilerdir. Bazen ufacık bir kıvılcım bir takımı birden bire ateşleyebilir veya tersi de olabilir. Bazen müşterek yaşanan bir öfke, bir hüzün inanılmaz patlamalara neden olabilir. Bunun olumlu veya olumsuz sonuçları bir anda tüm hesapları alt üst edebilir.
Elbette tüm bunlar geçerli, ancak bir şartla. Takımın patronu taşları yerli yerinde kullanmazsa, işte o zaman başarı rastlantılara terk edilmiş olur. Bence Aragones de aynen Denizli gibi doğru hamleler yapmıyor. Bazı inatlarından vazgeçmiyor. Kanarya''daki inişli çıkışlı grafik işte bundan kaynaklanıyor.
Skibbe, Antalya maçından sonra şöyle konuştu: “Lincoln olsaydı, sonuç farklı olurdu. Onu çok aradık.” Bu açıklamaya öfkelenen Adnan Polat ise, “Hoca bahane üretmeyi bıraksın. Geçen sezon bu takımda Lincoln mü vardı?” şeklinde sert çıktı. G.Saray sadece bir Lincoln ise o zaman Cimbom''un büyüklüğünden söz edebilir miyiz? Her şeyden önce teknik direktör böyle konuşarak takımının marka değerini düşürmez ve diğer futbolcularını karşısına almaz. Diğer futbolcuların Lincoln''ü hedef almasına da neden olmaz.
Futbolcu duygusaldır, hassastır ve cin gibidir. Sırası geldiğinde taşı gediğine koyar. Lincoln''ün de oynadığı bir maçta yenildiklerinde hemen hocalarına döner ve “Niye Lincoln kurtarmadı? Hani nerede senin kıymetlin?” diye sorarlar.
Bazı mazeretler takımın kimyasını bozar. Skibbe''nin bu konuşması da böyle. Başkan Polat, sinirlenmekte yerden göğe kadar haklı. Fakat yanıt medya önünde değil, kapalı kapılar ardında verilmeliydi. Skibbe''nin, “Yediğimiz golden sonra kafasız oynadık. Oyuncular istediklerimi yerine getirmediler” şeklindeki yakarışı da çok yanlış. Hocam kimi kime şikayet ediyorsun? Futbolcularına istediklerini yaptıracak olan sen değil misin? Yaptıramıyorsan orada ne işin var? Ayrıca bir teknik direktör futbolcularını, kamuoyu önünde böylesine eleştirir ve suçlar mı? Teknik direktörlükde birinci kural, dışarıda futbolcu hakkında konuşmamak ve futbolcu arasında ayrım yapmamaktır. Sayın Başkan, Skibbe''ye bunu da öğretin.
Ligin tepesindeki ikili bu kez tekledi. Doğrusu Trabzonspor ve Sivasspor''un futbol olarak bu denli hayal kırıklığı yaratacağını hiç düşünmemiştim. Sivas, Bursa karşısında hiçbir varlık göstermeden, rastlantıyla tek puanı sarılabildi. Attığı gol, Bursa''nın büyük hediyesi. Bunu Mehmet Yıldız''ın olmamasına bağlayanlara şiddetle karşı çıkarım. Benim bildiğim Sivas, takım oyununu çok iyi başarabilen bir ekip. Tek futbolcunun eksikliği onları bu denli etkilememeliydi. “Bursaspor, Sivas''ı oynatmadı” savına katılamam. Sivas o gün renksizdi, silikti. Bu görüntü Yiğidolar''a yakışmadı.
Ne yazık ki Trabzonspor da futboluyla hepimizi hayal kırıklığına uğrattı. Fenerbahçe maçındaki o bordo-mavili ekip İnönü''de kayıptı. Sadece ve sadece yenilmemeyi düşünerek oynadılar. Bu görüntü Trabzonspor''a da hiç yakışmadı. Bizim bildiğimiz Trabzon bu değil. Korkak, ürkek, kabuğuna çekilmiş görüntü canımızı sıktı. Bir takımın her maçta aynı performansı göstermesinin olanaksız olduğunu biliyoruz. Ancak bu denli mahkumiyet tuhafımıza gitti. Trabzonspor artık bundan sonra gerçek gücünü ortaya koymalıdır. Bunu gerçekleştirdikleri anda yarışı en tepede noktalarlar.
--- Bu Skibbe de çok saf. Parayı değil de, seni sevdiklerini mi sanıyorsun?
--- Hocam, durmadan su kaybediyorsunuz! Nehir kurudu kuruyacak. Hayret hala bulutların üstündesin.
--- Aman Güizacığım, sakatlığını kendine dert etme. Fenerbahçeli durumdan fazlasıyla memnun. Sen istirahatine bak.
--- Tamam geçen yılki strateji devreye sokuluyor! Biz böylesine alaturkayız işte.
--- Şoför amca yağcılarda inecek var!
--- Düşünün siz içinde bulunduğumuz vahim durumu.
--- İyi ki izlemiş! Ya bir de izlemeseydi!
--- Aragones''in, Rus Milli Takımı''nın başına geçeceği haberlerinde demek ki doğruluk payı var. Fenerbahçeli''lerin gözü aydın olsun! Dede abbas yolcu!
--- Vardar, “Çobanda iş yok” mu, demek istedi acaba?
--- Bu Alex çok iyi politikacı olur! Nasıl da kıvırmış!
--- Bobo boşuna çeneni yorma. Sen de nöbetçi golcü oldun!
--- Bu krizde çok ağır laf doğrusu.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.