Diziler neden seyredilmiyor?

00:0017/11/2011, Perşembe
G: 5/09/2019, Perşembe
Sema Karabıyık

Kaç dizi yayına başladı, kaç dizi yayından kaldırıldı takip etmenin mümkün olmadığı bir yıl yaşıyoruz. Işık hızıyla ekrana gelme kararı verilen, seyirciye keşfetme zamanı tanımadan günü ve saati değiştirilen seyyar diziler, ışık hızıyla kalkıyor yayından. On bölümü aşmış olanlar sağ üst köşeye kondurulan final yazısıyla vedalaşma şansı yakalarken; bazıları bir varmış bir yokmuş misali yok oluyor ekrandan.Aslında her sene erken vedalaşan diziler oluyor ekranla. Kalabalık, kargaşa ve hız içinde fazlaca

Kaç dizi yayına başladı, kaç dizi yayından kaldırıldı takip etmenin mümkün olmadığı bir yıl yaşıyoruz. Işık hızıyla ekrana gelme kararı verilen, seyirciye keşfetme zamanı tanımadan günü ve saati değiştirilen seyyar diziler, ışık hızıyla kalkıyor yayından. On bölümü aşmış olanlar sağ üst köşeye kondurulan final yazısıyla vedalaşma şansı yakalarken; bazıları bir varmış bir yokmuş misali yok oluyor ekrandan.

Aslında her sene erken vedalaşan diziler oluyor ekranla. Kalabalık, kargaşa ve hız içinde fazlaca göze batmayan. Azmettim yayına başlayan ve yayından kalkan dizilerin listesini tutuyorum. 20 dizi kalktı yayından Eylül ayından bu yana, sezon sonuna kadar sayının kaç olacağını gerçekten merak ediyorum. Dizilerle ilgili haber yapan internet sitelerine düşünce yolum şaşırıyorum çünkü. Adını hiç duymadığım, bir iki defa göz ucuyla baktığım ne çok dizi yayınlanmış televizyonda. Medyahayat.com sitesinde yer alan habere göre, ön dört dizi görücüye çıkmak için bekliyor. Televizyon yöneticilerinin masasında onay bekleyen onlarca dosya olduğu konuşuluyor.

Her ne kadar dizi sektörü desek de sektörleşememenin acısını çekiyor dizi sektörü. Bu kadar hızlı kararlarla ekran macerası başlayan ve bitirilen dizilerin sektörleşmesini beklemek de fazla romantik bir hayal. TV kanallarının en karlı programı, Ortadoğu ve Balkanlara yapılan ihracatla siyasetin de gözbebeği haline gelen diziler; ekonomik açıdan güçlenmelerine paralel kültürel açıdan zayıflamalarının acısını yaşıyor. Sayı olarak çoğaldıkça içeriğinin boşaldığını fark edememenin ya da umursamamanın neticesi, gelinen sonuç.

Bir yapımcı ya da yapım şirketi bir sezonda kaç dizi çekmeyi kaldırabilir sorusu sorulmuyor. Elinde on kadar proje, o tutmazsa bu tutar, o yayından kalkarsa bu yayına girer mantığıyla hareket ediyor yapımcılar.

Bir senarist ya da senarist gurubu aynı anda kaç dizinin senaryosunu yazabilir? Doksan dakikayı bulan sürede bir haftada bir senaryo ancak yazılır diyorsanız eğer benim gibi, yanıldığınızı söylemek zorundayım. Hikayelerin birbirine klonlanmış kadar benzemesi, aynı klişelerin her senaryoda yer bulması, karaktersiz karakterlerin bu kadar revaçta olmasının sebebi, iki hatta üç dizinin senaryosunu aynı anda yazan senarist grupları.

Bir setten çıkıp diğer sete gitmek bu kadar kolay mıdır bir oyuncu için. Bir rolden çıkmak bir başka role bürünmek. Hazırlık dönemi yok mudur? Bir kaç zaman rolü çözümleme adına biraz durmak, düşünmek. Yayından kalkma riskini minimize etmek adına on üç bölümün ücretini peşin alarak kendini garantiye almak, diğer oyuncuları özellikle de her fırsatta ağır çalışma koşullarından dem vurulan set çalışanlarını düşünmeyecek kadar bencil olmak taşınması zor bir ruh hali değil mi?

Ortalama seksen kişinin ekmek kapısı olan dizilerin yayından kalkmasında seyretmemekle suçlanan seyirci en masumu değil mi? Bir stratejisi olmayan, deneme yanılma metoduyla kanal yönetmeye çalışanlar, biri biter biri başlar mantığıyla projelerine yeterli vakti ayırmayan ve detaylı çalışmayan yapımcılar, diğer dizideki tutmuş karakteri/klişeyi aynen kendi hikayesine yapıştıran senaristler, bir gecede kotarılan tutarsa bakarız mantığıyla hikayesi olmayan senaryolar.

Karaktersiz karakter devri sona erdi. Salt entrikadan oluşan olay örgülü senaryolar ilgi çekmiyor artık. Yerli Dallas deyimiyle kotarılan dizilerden bıkkınlık geldi. Aile içi ihanet son kullanma tarihini doldurdu.

Tüm manipülasyon yöntemleri denendi. Manipülatif haberlerin sayısı da azaldı seyircinin ilgisi de şikayeti de. Düşünme vakti, yapılan hataları telafi etmek için. En başa dönmek gerekiyor, hikaye anlatılan zamanlara. Bir dizinin olmazsa olmazı senaryonun bir sinir sisteminin olduğunu acilen hatırlamak gerekiyor.

Gerçek bir hikaye olmazsa senaryo olmazsa dizi de olmuyor çünkü.