Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Yüreğiniz yetiyorsa, gelin bunları tartışalım

Yüreğiniz yetiyorsa, gelin bunları tartışalım…

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

Aradan tam elli dokuz sene geçmiş; ama halen daha aynı hikâyeleri anlatıyorlar. Okuyucularını 27 Mayıs 1960 darbesinin “haklı!” olduğuna inandırmaya canla başla gayret ediyorlar.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Tamer Korkmaz : Yüreğiniz yetiyorsa, gelin bunları tartışalım…
Haber Merkezi 22 Mayıs 2019, Çarşamba Yeni Şafak
Yüreğiniz yetiyorsa, gelin bunları tartışalım… yazısının sesli anlatımı ve tüm Tamer Korkmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Bu minvalde, Cumhuriyet ile Sözcü başı çekiyor.

OLAYLARI ORGANİZE EDENLER

27 Mayıs’ın yıldönümünde, Cumhuriyet’te Alev Coşkun’la yapılmış bir röportaj yayınlandı…

Mister Coşkun, elli dokuz yıl boyunca icra ettiği gözbağcılığı 2019’da da “harfiyen” sürdürüyor.

Cumhuriyet’in İmtiyaz Sahibi Coşkun, 27 Mayıs 1960 sonrasında toplanan Kurucu Meclis’te “CHP’nin Gençlik Kolları” adına seçilmiş bir isimdi; bir başka deyişle, Kurucu Meclis’in en genç üyesiydi.

27 Mayıs 1960 darbesinin öncesindeki günlerde patlayan olayları, protestoları, mitingleri, yürüyüşleri organize edenler arasında -Orhan Birgit’in yanı sıra- Alev Coşkun da vardı!

*

Mister Birgit, 28 Nisan 1960’daki olaylardan söz ederken; “İtiraf ediyorum ki, organize ettim. O işin perde arkasındaydım” demiştir. (Vatan, 8 Şubat 2009)

MİLİTAN GENÇLER

Alev Coşkun ve Orhan Birgit gibi isimlerin başını çektiği elemanlar; aralarında Mehmet Barlas, Nurettin Sözen, Ahmet Güryüz Ketenci, Bozkurt Nuhoğlu gibi militanların da yer aldığı gençleri sahaya sürmüşlerdi!

(Bir Devrin Hafızası, Rasim Cinisli, Doğan Kitap, Sayfa: 75)

CHP, 27 MAYIS’IN NESİYDİ?

Perde arkasında ABD’nin yer aldığı 27 Mayıs’60 darbesinin en büyük destekçisi daha doğrusu parçası İsmet İnönü ve onun CHP’siydi…

İsmet İnönü’nün 1950 öncesindeki bakanlarından Cemil Sait Barlas, 27 Mayıs darbesini alkışlarken “şu sözleri” sarf etmiştir:

“Bazı kelimeler vardır ki yerli yersiz kullanılır. Bunlardan biri de ‘mukaddes’ kelimesidir. TSK’nın başardığı büyük ihtilali, ancak ‘mukaddes’ kelimesiyle vasıflandırdığımız zaman, sözcüğü yerinde kullanmış oluruz. (…) Türk Silahlı Kuvvetleri insanlık tarihine güzel bir örnek verdi. Bu hareketin önünde saygıyla eğilmek lazımdır.”

BU YALAN, NEYİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR?

27 Mayıs 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, Alev Coşkun’un şu cümlesi sayfa manşetinde yer aldı:

“Menderes, İnönü’ye geçmiş olsun deseydi, ihtilal olmazdı!”

Cumhuriyet’teki röportajda; Alev Coşkun, “İsmet İnönü’nün 3 Mayıs 1959’da İstanbul’da linç edilmek istendiğinden” bahsediyor ve “Menderes, bu hadise sonrasında İnönü’ye geçmiş olsun diyebilseydi; ihtilal gerçekleşmeyecekti” iddiasında bulunuyor!

Alev Coşkun’a göre; bu kadar basit, her şey:

Bir geçmiş olsun cümlesine; yani, pamuk ipliğine bağlı!

Bu tür laflar; sihirbazlık gösterisinden ibarettir. Dahası, kuyruklu bir yalandır!

“Şayet, seçime gidilebilseydi; 27 Mayıs darbesi olmazdı” cümlesi dahi (perde arkasındaki asıl hadiseyi ıskaladığı için) havada kalıyor!

Peki ya; asıl/derin mevzu nedir?

27 Mayıs darbesinin temel amacı, Menderes’i infaz etmekti!

*

Derin Washington’dan emir alan Türkiye’deki Baronsal Gladyo yapılanması; Başvekil Menderes’in kalemini 1958’de kırdı: ABD’nin Türkiye’deki Gizli Anayasası gibi işlev gören Kırmızı Kitap’a “aykırı hareket ettiğinden dolayı” infaz kararı alındı!

Menderes, 1958’de “NATO modernizasyonu” kılıfı altında TSK’da yapılmak istenen büyük çaptaki tasfiyeye karşı çıktı. Ayrıca, kapalı kapılar ardında kendisine dayatılan İsrail Devleti ile “50 yıllık Gizli Anlaşmayı” imzalamayı da reddetti!

Ezcümle; Türkiye’nin milli menfaatlerine sahip çıkmak, Başvekil Menderes’in hedef olması anlamına geliyordu!

17 Şubat 1959’da Londra yakınlarında düşen uçakta yer alan Türk heyetindeki on dört kişi hayatını kaybederken Adnan Menderes sağ kurtuldu!

Türkiye’deki “ABD’ye bağlı” Derin Baronlar; Menderes’in işte bu uçak “kazasından” kurtulmasına çok üzüldüler, pek hayıflandılar ve ardından “B Planı” devreye girdi: Yani? 27 Mayıs 1960 darbesi!

CUNTA, GELİR GELMEZ NE YAPTI?

27 Mayıs Cuntası; yönetime gelir gelmez İsrail ile gizli anlaşmayı imzaladı: Hem de, “1958’den itibaren geçerli” saydı!

Menderes’in engellediği TSK’daki tasfiye de; darbeden sadece iki ay sonra, MBK denilen Cunta tarafından gerçekleştirildi: ABD/NATO’nun kontrol edemeyeceği düşünülen 7200 subay TSK’dan ihraç edildi!

27 Mayıs darbesinin Adalet Bakanı Amil Artus “Ordu’daki tasfiyeyi ABD ve NATO’nun ısrarla istediğini” beyan etmiştir!

Bu arada; Adnan Menderes’in Temmuz 1960’da Sovyetler Birliği’ne yapmayı planladığı önemli ziyaret de, 27 Mayıs Faşist Darbesi nedeniyle gerçekleşmedi.

GÜN IŞIĞINA ÇIKAR MI?

Menderes, ABD/NATO’nun kontrolünden çıktığı için katledildi. Başvekilin bakanları Fatin Rüştü Zorlu ile Hasan Polatkan da ABD’nin emrindeki darbecilerin “hışmına uğrayıp” infaz edildiler!

Üç suçsuz/masum insan idam sehpasında hayata veda ederken; bu kahpelik eseri idamlar, Türkiye’nin siyasi hayatında “uzun yıllar boyunca kapanmayacak derin yaralar” açmıştır.

Adnan Menderes, idam edilmeden önceki süreçte Yassıada’da dehşetli işkencelerle karşılaştı…

Bu işkencelerin “en dramatik, en vahşi” olanı ise halen daha gün ışığına çıkmış değildir!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.