
Avukat Behiç Aşçı''nın ölüm orucu, Meclis Başkanı Bülent Arınç''ın ziyareti sonrası yeni bir aşamaya evrildi.
Aşçı “F tipi cezaevlerinde tecride son” sloganıyla ölüm orucuna başlamıştı.
Doğrusu aylardır süren bu olaya insani açıdan büyük üzüntü duymakla birlikte iki açıdan bu eylemin yanlış olduğunu ve hemen sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Birincisi, ilkesel olarak ölüm orucunun başvurulacak bir yöntem olmaması gerektiğine inanıyorum. Hiç kimse yaşantısını sona erdirme tehdidiyle sorun çözmeye çalışmamalıdır. Bir yanlışı yine yanlış bir yolla düzeltmek doğru olamaz.
İntihar tehdidiyle amacına ulaşmaya çalışmak hoş karşılanmaması gereken bir eylemdir. Ölüm orucunun köprüye çıkıp sevdiği kızı istemekten ya da bir binanın tepesine çıkıp kredi kartı borcunun ödenmesini istemekten tek farkı eyleminin daha anlamlı ve toplumsal bir sorunu gündeme getirmesidir. Bu, Batı''da da giderek yanlış ve kabul edilemez bir yöntem olarak görülmeye başlamıştır. Özellikle insan hakları örgütleri bunun insan hakları açısından yanlışlığına vurgu yapmaktadır.
İkincisi, eylemden arzu edilen bence hasıl olmuştur. Konu toplumun gündemine gelmiş, belli hassasiyetlere dikkat çekilmiştir.
Eğer bütün sivil örgütler, barolar, düşünce adamları bu konuyu gündeme getirip sonuç alamıyor, bir kişinin ölüm orucu daha tesirli oluyorsa, önce bu çevreler kendilerini gözden geçirmelidir.
“Tecridin kalkması için ölüm orucundan başka eylem kalmadı” gerekçesi makul değildir. Bugün Behiç Aşçı için destek açıklamaları yapan sivil örgütler acaba yeterli eylemleri ve çağrıları yapmış, tüm yollara başvurmuş, her kapıyı çalmış mıdır?
Asıl hazin olan bir hukukçunun, hukuki yollara inancını yitirerek böyle bir eyleme kalkışmasıdır.
17 sivil toplum örgütü ve 23 yazar, Meclis Başkanı''ndan ricacı olarak Aşçı''nın ailesiyle görüşmesini, bu görüşmenin olumlu bir adım olarak algılanacağını ve Aşçı''nın eylemine son verebileceğini söyledi. Arınç da bu insani çağrıya kulak vererek, hem aileyle görüştü, hem de Meclis''te bir ekip kurarak çalışma başlatacağını açıkladı. Ancak karşı taraftan beklenen olumlu adım gelmedi.
İki ihtimal var, ya Behiç Aşçı yeni ve daha somut adımlar konusunda inatçı bir tavır sergiliyor ya da örgütün baskısı altında eylemine son veremiyor.
“Bir insanın ölümüne nasıl seyirci kalınabilir” diyenler şimdi örgütün bir insanın ölümü için nasıl baskı yaptığını konuşmalıdır.
“Behiç Aşçı''nın durumu Türkiye''nin ayıbıdır” diyenler artık Behiç Aşçı''nın bugünkü durumunun bir ayıp olduğunu görmelidir.
Sivil örgütlerin Meclis Başkanı üzerindeki ricası netice vermiştir, ancak aynı sivil örgütlerin Aşçı üzerindeki ricası netice verememektedir.
Örgütün son girişimi engellemesi, sivil toplum kuruluşlarının bundan sonraki girişimlerini akamete uğratabilecektir.
Mesele bence F tipi cezaevleri meselesini çoktan aşmıştır. Asıl şimdi insani bir dram başlamıştır.
Hazin sondan medet umarak ellerini ovuşturan illegal örgütlerin hevesleri kursağında kalmalı ve Aşçı eylemine son vermelidir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.