Dünya Seçimle olmadı darbe yaptılar

Seçimle olmadı darbe yaptılar

Cumhurbaşkanı Kays Said’in Meclis’e darbe yapmasının ardından Tunus’ta gerilim artıyor. Yeni Şafak’a konuşan Tunuslu gazeteci İbrahim Mekki, Gannuşi’nin liderliğini yaptığı Nahda’nın art arda üç seçim kazandığını hatırlatarak, “Nahda’nın seçimle bertaraf edilemeyeceğini gören Said ve destekçileri ancak darbe ile işi çözeceklerine inandı” dedi.

Hatice Saka Yeni Şafak
​Seçimle olmadı darbe yaptılar
Cumhurbaşkanı Said, Tunus’ta geçen hafta giriştiği darbe ile tek adam yönetimini hedefliyor.

Cumhurbaşkanı Kays Said’in milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya alma kararının siyasi krize yol açtığı Tunus’ta sular durulmuyor. Darbenin asıl hedefinin Nahda Partisi olduğuna dikkat çeken Tunuslu Gazeteci-Yazar Dr. İbrahim Mekki, ülkedeki son gelişmeleri gazetemize değerlendirdi. “Bu darbe demokrasiye, Meclis’e ve hükûmete yapıldı gibi görünüyor. Ancak asıl hedefleri Siyasal İslam’ı temsil eden Nahda Partisi’dir” ifadelerini kullanan Mekki, Nahda mensuplarının sokağa inmesi durumunda karşı tarafın da sempatizanlarını sokağa dökeceğini belirterek, “Böyle bir durumda büyük kargaşa olur. Bu kargaşa esnasında herhangi bir provokasyon olması durumunda ise Tunus Suriye’nin durumuna düşer” uyarısında bulundu.

İbrahim Mekki
İbrahim Mekki

SEÇİMLE BERTARAF EDEMEDİ

  • Nahda Partisi hakkında açılan soruşturmanın siyasi bir darbe olduğunu söyleyen İbrahim Mekki, “Nahda art arda üç seçimi birincilikle kazandı. Nahda’nın seçimle bertaraf edilemeyeceğini gören Kays Said ve destekçileri ancak darbe ile bu işi çözeceklerine inandılar. Bu da Siyasal İslam düşmanlığıyla bilinen Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) hoşuna gitti. Bu sebeple Anayasa'ya aykırı bu darbeyi desteklediler. Bu destek uzun süre Mısır ve BAE medyasında Nahda’yı karalama propagandası şeklinde görüldü. En son da darbeye olan istihbarat desteklerini İngiliz Gazeteci David Hearst ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.

MUHALİFLERE TASFİYE

Yolsuzluk ve yabancı fonlama suçunun Kays Said’den uzak olmadığının altını çizen Mekki, “Bağımsız milletvekili Raşid Khiyari, bir iki ay önce Said’in seçim kampanyasının yabancı para ile finanse edildiğine dair deliller toplayıp yargıya başvurdu. Darbeden iki gün sonra polisler bu milletvekilinin evini bastı. Onu tutuklamak için hâlâ arıyorlar. Onun için ben diyorum ki Kays Said’in yolsuzluğa karşı mücadele söylemleri, muhaliflerini tasfiye etmek içi bir bahaneden ibarettir. Eğer sadıksa kendisiyle başlasın temizliğe” dedi.

MISIRLI VE BAE’Lİ SUBAYLAR DARP ETTİ

  • İbrahim Mekki, Başbakan Meşişi’nin darp edildiği iddialarının da büyük ihtimalle gerçek olduğunu belirtti. Meşişi’nin, morarmış yüzünü göstermemek için yazılı bir açıklamayla yetindiğini söyleyen Mekki, “Sorun sadece darpta değil. Asıl sorun şudur ki, Tunus Devleti’nin cumhuriyet sarayında Mısırlı ve BAE’li subaylar tarafından, Cumhurbaşkanı’nın izniyle ve gözleri önünde Başbakan’ın dövülmesi, ülkenin onurunun ihlal edilmesidir. Zaten BAE, Mısır ve Suud zihniyetinde böyle şeyler garipsenmez. Hepimiz Kaşıkçı cinayetini hatırlıyoruz” dedi.

ŞER İTTİFAKI DEMOKRASİYİ İSTEMİYOR

Tunuslu gazeteci, BAE’nin, Tunus’un iç işlerine ilk defa müdahale etmediğini, daha önce de Nahda’ya karşı başka muhalif partilere para ve medya desteği verdiğini ifade etti. Suud, BAE ve Mısır’ın teşkil ettiği “Şer İttifakı”nın bölgede demokrasiyi görmek istemediğini söyleyen Dr. Mekki, “Sadece Tunus ya da Libya’da değil, Türkiye’de de 15 Temmuz’u desteklemişlerdi. Tunus bu şer ittifakından uzak durduğu takdirde yeniden toparlanabilir. Bu zor günler Türkiye, Cezayir ve Katar gibi dost ve kardeş ülkelerin yardım ve destekleriyle geçer” yorumunda bulundu.

Raşid el-Gannuşi
Raşid el-Gannuşi

Diktatörlüğe geri dönemeyiz

  • Tunus Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in Başbakan'ı azlederek, Meclis'i görevden almasının anayasaya aykırı olduğunu belirtti. New York Times gazetesi için “Ülkemiz bir diktatörlüktü, buna geri dönemeyiz” başlıklı bir görüş yazısı kaleme alan Meclis'in en büyük partisi Nahda Hareketi’nin lideri Gannuşi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in 25 Temmuz tarihinde anayasayı gerekçe göstererek Başbakan'ı azletme, Meclis'in çalışmalarını 30 gün boyunca askıya alma, tüm milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırma kararlarıyla yürütme ve yargının tüm yetkilerini elinde topladığını ve anayasayı ihlal ettiğini belirtti. Gannuşi, “Said, demokratik reformlar için savaşan Tunusluların on yıllık zorlu çabalarını geri döndürmeye çalışıyor. Eylemlerinin anayasaya aykırı olduğunu ve Tunus’un demokrasisini tehdit ettiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.