
Baklava deyince Türkiye'de ilk akla gelen markaların başında gelen Güllüoğlu, artık ABD başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde şube açarak Türkiye'nin ağız tadını yurtdışına taşıyacak
Türkçe'ye yerleşmiş birbirinden güzel deyimler vardır... "Tatlı yiyelim tatlı konuşalım" gibi. Türkiye bulunduğu coğrafya dolayısıyla nesafetin doruğunu yaşayan bir ülke. Farklı toplumların buluşma noktası olan Anadolu, farklı medeniyetlerin bıraktığı kültür zenginliğini de barındıran ender ülkelerden biri. Yemek ve tatlı kültürü bakımından birçok ülkeyi kıskandıracak lezzet farklılıklarını Türkiye'de bulmak mümkün. Hemen her yörenin kendine has mutfak kültürüne sahip olması, farklı bölgelerin en önemli farkı aynı zamanda. Birbirine paralel komşu kentler olmasına rağmen, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın, her biri diğerini kıskandıracak yemek kültürüne sahip. Tatlıdan söz edilince ilk akla gelen Gaziantep'tir. Gaziantep baklava ile adeta özleşmiş bir şehrimiz. Tatlı ve lokumdan söz edilince 'Güllüoğlu' markasını bilmeyen yok gibidir. 'Güllüoğlu'nu Türkiye'nin tatlı ve lokum markası haline getiren ise geçmişi 133 seneyi bulan bir aile şirketi olma özelliği...
Baklava ve lokum ağırlıklı olmak üzere Türkiye'nin gururu haline gelen 'Gülloğlu' ürünleri artık sınırları aşmanın hazırlığında. Halen birçok ülkeye ihracat yapan 'Gülloğlu', yeni yıldan itibaren yurtdışında açacağı kendi şubelerinde lezzet dağıtmaya devam edecek. Geçen günlerde Londra'ya gelen 'Gülloğlu'nun baklava ustası yöneticisi Nejat Güllü, ilk yurtdışı şubesini ABD'de, ardından İngiltere ve Almanya'da açacaklarını açıkladı. İktisat mezunu olmasına rağmen çocukluktan baklava ustası olduğunu belirten Nejat Güllü, ata mesleğini sürdürdüğünü belirtiyor. "Baklavacılığı Türkiye'ye dedemin babası Halep'ten getirmiş" diyen Güllü, "Ancak babam ve amcam hamur açma sanatında çığır açmışlar" diye konuşuyor. Güllüoğlu markasının aileye ait olduğunu, Gaziantepli olmalarına rağmen mesleği artık İstanbul'da sürdürdüklerini anlatan Nejat Güllü, 'Türkiye'nin markası'nın özgeçmişini özetliyor: "Güllüoğlu 133 yıllık bir marka. Babamın neslinden 6 kişi işimizi halen İstanbul'da sürdürüyoruz. Babam 1949 yılında İstanbul'a gelmiş. Mutevazı şekilde üretim yapmış yıllarca. Daha sonra, 1968 yılında işin başına ben geçtim ve üretim kapasitesini artırarak baklavacılığı bir endüstri haleni getirmenin adımını attım." Türkiye'de aynı sektörde birçok firma ve üretici olduğu halde Güllüoğlu'nu öne çıkaran ve bugünün aranan markası haline getiren nedir? Baklava ustası Güllü bu soruya kısaca, "baklavanın ana maddesi el emeğidir" diye cevap veriyor ve ekliyor: "Hiçbir teknoloji baklavanın elle yapılan inceliğini veremiyor. Makinadan sonra yine insan eli değmesi gerekiyor. Ben bu işe 11 yaşımda tepsiyi külle yıkayarak başladım. İktisat okumama rağmen bir gün usta işe gelmese ben işin başına geçerim. Oğlum da öyle." Nejat Güllü, Güllüoğlu'nu bu birkaç cümle ile özetliyor...
Baklava ustası Güllü, artan talebi karşılamak için 2000 yılında 150 kişinin çalıştığı bir fabrikayı hizmete açtıklarını hatırlatarak, baklavanın yanısıra lokum üretimine de başladıklarını, ayrıca yufka, pişmaniye ve lokum ara ürünleri ile ürün çeşitliliğine yöneldiklerini anlatıyor. Uzun süredir başta baklava ve lokum olmak üzere tatlı ürünlerini yurtdışına ihraç eden 'Gülloğlu', mayıs ayından bu yana dünyaca ünlü Harrods mağazasında lokum reyonu ile hizmet veriyor. Harrods'da Türk ürünü satan iki firmadan biri olma özelliğine sahip. Harrods'u "bu işin vitrini" olarak yorumlayan Nejat Güllü, "Böyle bir mağazada Türkiye'den lokum reyonu açan tek firma olmak gurur verici. Çünkü bizim ürünlerimizin yabancılara tanıtılması çok önemli" diye de ekliyor. Nejat Güllü, halen İngiltere başta olmak üzere, Amerika, Avusturya, Almanya, Hollanda ve Rusya'ya ihracat yaptıklarını belirtirken, rakiplerinin olmadığını da açık bir dille ifade ediyor. Yeni teknolojiyi kullanarak baklavanın raf ömrünü 4 aya çıkardıklarına dikkat çeken Nejat Güllü, yurtdışı şubelerinde satılacak bütün ürünlerinin Türkiye'de üretileceğini sözlerine ekliyor.






