
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Öztaşkın: "Batman, ülkemizin kamu yararına uygun bir petrol politikası için üs haline getirilmeli" dedi.
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Batman'ın, Türkiye'nin kamu yararına uygun bir petrol politikası için üs durumuna getirilmesi gerektiğini söyledi. Batman'da dün başlayan Petrol-İş Sendikası 26. Dönem 2. Olağan Başkanlar Kurulu toplantısı sona erdi.
Toplantının sonuç bildirgesini okuyan Öztaşkın, Türkiye'nin Bakü-Tiflis-Ceyhan Projesi ile petrol ve doğalgazın dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir rol oynayacağını, ancak emperyalist güçlerin, Hazar ve Ortadoğu petrollerinin taşındığı bir enerji koridoru olma rolünü Türkiye'ye karşılıksız vermeyeceklerini öne sürdü. Kaynak savaşlarında emperyalist güçlerin Türkiye'yi bütünüyle kontrolleri altına almak ve bağımlılaştırmak istemelerine karşı uyanık olunması gerektiğini ifade eden Öztaşkın, Türkiye'nin istikrarsızlaştırılmasında en büyük rolü üstlenen ABD ile kurulacak ilişkilerin eşit ve bağımsız ülkelerarası bir ilişki olmasına azami dikkat edilmesi gerektiğini savundu.
Öztaşkın, bölgede yaşayan vatandaşların ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının görmezden gelinmesi ve bölgesel eşitsizliğin bir türlü giderilememesinin istikrarsızlığı, çözümsüzlüğü ve sorunları artırdığını belirterek, şöyle konuştu:
"Kürt sorunu, bir an önce emperyalist müdahale alanlarından çıkartılmalı, barışçıl biçimde toplumsal müdahale ve çözüm alanına taşınmalı, özgür ve demokratik bir tartışma ortamı yaratılarak bölgedeki yurttaşlarımızın mecliste yer alan meşru ve yasal temsilcilerinin katkılarının alınması temin edilmelidir. Sendikamızın başkanlar kurulunun Batman'da yapılıyor olması, çatışmaların sona ermesi için emekçilerin çözümü doğrultusundaki ilk adımın Petrol-İş tarafından atılması anlamına gelmesini umut ediyoruz. İşten atılan emekçilerin hakkı olan işsizlik fonuna göz diken, işverenlere bedava kredi olanakları sağlayan, işsizin parasından GAP Projesi'ne kaynak aktaran bu paketi reddettiğimizi vurguluyoruz. Emekçilere bu kadar kapsamlı saldırılara karşı sessiz kalmayacağımız bilinmelidir."
Öztaşkın, kamunun en değerli KİT'lerinden olan TPAO'nun, özelleştirmeci tüm hükümetler tarafından bugüne dek güçsüzleştirilmeye çalışıldığını, TPAO'nun daha önce yok edilen arama, sondaj, üretim ve boru hatlarıyla taşıma, rafinaj, petro-kimya ve pazarlamadan oluşan dikey entegre yapısına yeniden kavuşturulması gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Petrol üretimi için TPAO öncülük yapmalı, bu konuda yasal düzenlemeler TPAO'nun elini güçlendirecek ve ulusal politikalara uygun olarak yapılmalıdır. Batman, ülkemizin kamu yararına uygun bir petrol politikası için üs haline getirilmeli ve Batman'da kurulan üniversitede, bu politikaların üretildiği kürsüler oluşturulmalıdır. Bu arada TPAO Batman Bölge Müdürlüğü'nde geçici işçi kadrosunda çalışan ve daimi kadroya alınmayan 83 üyemiz, hala 5 ay 29 günlük geçici sözleşmeyle çalıştırılmaktadır. Bu üyelerimizin derhal daimi kadroya alınmasını, hakkaniyetin gereği olarak talep ediyoruz. PETKİM'in özelleştirilmesi konusunda hükümetin kararlılığı Petrol-İş'e geri adım attıramayacaktır. PETKİM'in devredilmemesi konusundaki net tavrımızı sürdüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın."
Tuzla tersanelerinden her gün bir yaralanma, iş kazasına uğrama ve hatta ölüm haberi geldiğini, ölüm tarlasına dönüşen bu tersanelere, sermayeyi ürkütmemek gerekçesiyle bir türlü müdahale edilmediğini öne süren Öztaşkın, bu konuda sesini yükselten ve kamuoyu oluşturan tek sendika olan Limter-İş Sendikası'nın mücadelesini desteklediklerini bildirdi.






