Deve gibi Doğulu ve dayanıklıyız

Büşra Hacıfazlıoğlu
00:0021/04/2013, Pazar
G: 20/04/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Deve gibi Doğulu ve dayanıklıyız
Deve gibi Doğulu ve dayanıklıyız

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ilk sayısıyla yazın hayatımıza adım atan Deve dergisinin yayın yönetmeni Ferzende Kaya, edebiyat dergilerinin ciddi kasvetli isimlerini eleştiriyor ve ad olarak Deve'yi seçmelerine sebep olarak devenin Doğulu, duygusal ve dayanıklı olmasını gösteriyor.

Edebiyat ve sanat dünyasının birbirinden çok farklı çizgideki yazarlarını bir araya getiren Deve dergisinin birinci sayısı geçtiğimiz günlerde yayınlandı. İlk sayısı okuyucudan olumlu tepki alan hatır gönül dergisi Deve'nin genel yayın yönetmenliğini Ferzende Kaya üstleniyor. Dergide kalem oynatan isimlere baktığımızda Ahmet Hakan, Küçük İskender, Adnan Özer, Mevlana İdris, Lale Müldür, Muhsin Kızılkaya, Ahmet Güneştekin, Mustafa Altıoklar, Pelin Batu, Coşkun Aral, Enver Aysever, Yılmaz Erdoğan ve Esra Elönü gözümüze çarpıyor. Ferzende Kaya, derginin ismini neden Deve koyduklarını şöyle açıklıyor: 'Kültür, sanat ve edebiyat dergilerinin isimleri genellikle ciddi, kasvetli ve uçurumvaridir. Oysa ki edebiyat korkulacak bir şey değil hayatın kendisi. Biz edebiyatın eğlenceli bir şey olduğunu düşünen insanlarız. Bu bol çağrışımlı ismi tercih etmemizin sebebi devenin doğuya ait bir simge olması. Ayrıca deve 'duygusal ve dayanıklı'dır'

Dergiler daha özerk

Kendisini anlatırken gazetelerden kaçıp dergilere sığındığını belirten Ferzende Kaya 'Öküz' dergisini yaparken gazetelere nazaran daha az olsa da ötekileştirmenin olduğunu, farklı olanın sadece bir renk olarak yer aldığını belirtiyor. Bu nedenle Kürt dergisi üst başlıklı Esmer'i kuran Ferzende Kaya , Deve dergisiyle bunu daha da geliştirerek sağ, sol, Kürt ,Türk, dindar her kesimden yazara yer verdiklerini söylüyor ve Deve dergisinin Türkçe edebiyat yapan herkesi kapsamak istediğini anlatıyor. Sol eksenli dergilerde sadece Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Can Yücel'in anılıp okunduğundan, sağ eksenli dergilerde de sadece Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu gibi isimlerden bahsedilip, diğerlerinin görmezden gelindiğinden yakınan Ferzende Kaya, 'Deve'yi bir edebiyat kitapçısı olarak görüyor. Deve dergisinin okuru yönlendirmediğini, ne isterse onu verdiğini belirtiyor. Edebiyattaki kamplaşmaya karşı olan Deve dergisi sadece edebiyat değil kültür, sanat camiasından birçok farklı yazarı bir araya getiriyor. Ferzende Kaya, bazı dergilerin 20 yıldır aynı mantıkla çıktığını fakat dergi okurunun devamlı değiştiğini söylüyor ve kendilerinin yeni kuşağa hitap eden bir dergi yaptıklarını ifade ediyor. Kaya, 'Deve keskin çizgileri olan bir edebiyat dergisi değil. Bir edebiyat, kültür ve sanat otogarı gibi. Bir okuyucunun aradığı her şeyi bulabilceği bir dergi. Şiirden,mizaha, öyküye, romana, resime, müziğe kadar her alana yer veriyoruz' diyor.

Her mahallenin dergisi

Deve popüler kültürü seven bir dergi. Ferzende Kaya 'Bu dergi lümpen, devrimci, bu dergi arabesk... Dergi, bunları yargılamayan, bunlarla yapılan üretimlere sahip çıkan bir ekip tarafından yapılıyor. Edebiyat dediğimiz zaman sadece belli ustalarla sınırlandırılmış, çok az okurun takip ettiği bir alandan söz edemeyiz' diyor. Dergi söz adına üretilen her şeye sahip çıkıyor. Ferzende Kaya aralarında şarkıcıların, mankenlerin olduğu kadar Yaşar Kemal, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören gibi Türk edebiyatının güçlü yazarlarının olduğunu da belirtiyor. Deve dergisi, bazı yazarlardan şiir, bazı şairlerden de yazı yayımlayarak bir yeniliğe imza attı. Deve ile beraber ücretsiz verilen 'Multi Kulti' eki her ay Anadolu'da konuşulan başka bir dilde çıkacak.

Okuru dergiye dahil etmek istiyoruz

Deve ekibi, okuyucudan özellikle sosyal medyada çok olumlu tepkiler alınmasını dergicilikte varolan boşluğu doldurmalarına bağlıyor. Ferzende Kaya okuru dergiye dahil etmek istediklerini, sadece yüzlerce yazarın toplandığı bir yer değil okuyucunun da katılımda bulunduğu bir dergi olmayı hedeflediklerini söylüyor.