Kalp ameliyatı deyince hepimiz korkar ve kaçmak için çareler ararız. Öyle çareler ki bazen doktor, doktor gezer ve birinin 'senin ameliyat olmana gerek yok' demesini umarız. Oysa son yıllarda 'minimal invazif kalp cerrahisi' dediğimiz girişim yerini çok küçültülerek ve kalp akciğer makinesi kullanılmaksızın yani kalp durdurulmadan bu ameliyatlar yapılabiliyor.
Kalp ameliyatı deyince hepimiz korkar ve kaçmak için çareler ararız. Öyle çareler ki bazen doktor, doktor gezer ve birinin 'senin ameliyat olmana gerek yok' demesini umarız. Ama kaçtığımız her gün risk biraz daha artar ve ameliyat şansını yitirebiliriz. Oysa 'Bu ameliyatı nasıl daha hafif atlatırımın' araştırmasına girmek en doğrusu olmalı. Çünkü son yıllarda 'minimal invazif kalp cerrahisi' dediğimiz girişim yerini çok küçültülerek ve kalp akciğer makinesi kullanılmaksızın yani kalp durdurulmadan bu ameliyatlar yapılabiliyor.
Konu hakkında görüş veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 'minimal invazif kalp cerrahisinin genellikle tüm hastalarda kullanılabildiğini söylerken, 'Fakat üçlü koroner by-pass ile üç ve üzeri damarların değişiminde yine kalp kağaıyla birlikte koroner by-pass gerektiğinde uygulanması mümkün olmayabilir. Ayrıca ileri derecede akciğer hastalığı olanlarda minimal kesilerle ameliyat yapmak mümkün olmayabilir' dedi.
Prof. Dr. Beşoğul, 'Bu operasyında göğüs ön kemiği boydan boya açılmıyor. Bir iğne batmasıyla büyük bir çivinin batması arasındaki fark gibi düşünebilirsiniz. Açılan alan çok az olduğu için kanama azalıyor; dolayısıyla ağrı da azalıyor. Göğüs duvarının bütünlüğünü bozmadan göğsün yanlarından, kaburgaların arasından girerek gerek kalp kapağı değişimini yapmak gerekse koroner by-pass ameliyatlarını kalbi durdurmadan yapılır. Sağ koltuk altından küçük kesilerle kalp kapağı değiştirebiliriz veya koroner by-pass ameliyatında 7 cm'lik kesiklerle yaparız' diye konuştu.
Operasyonun avantajlarını anlatan Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, 'Ameliyatta küçük kesiler yaptığımız için yara küçük olur. Bu sayede küçük yara yeri çabuk iyileşir, özelliklede kemik ve kas kesisi yoksa hasta erken dönem ayağa kalkar.Yatağında istediği pozisyonda yatabilir,dönebilir. El ve kollarını kullanarak günlük kendi ihtiyaçlarını giderebilir. Emniyet kemerini takabilir, göğsüne darbe gelmesinden kaçınmak zorunda değildir. Koltukaltından, meme altından veya göğüs altından yapılan bu ameliyatlarda ameliyat yerini hastanın kendi dahi göremeyebilir. Kalp durdurularak yapılan ve göğüs kemiğinin baştan sona kesildiği açık kalp ameliyatlarında beyin ve kalp başta olmak üzere birçok organ kalp-akciğer pompasından etkilenir. Ameliyat sonrası saç dökülmesi,kişilik değişiklikleri,cinsel isteksizlik ve fonksiyon bozukluğu ortaya çıkabilir.Ayrıca göğüs ön kemiğinin kaynamasına kadar cinsel ilişki yasaklanır. Oysa kalp çalışırken yapılan estetik ameliyatlarda bu problemlerin hiçbiri olmaz. Hasta kısa sürede normal performansına döner. Bağışıklık sistemi hasar görmez,kan mekanik travmaya uğramaz ve kan hücreleri sağlam kalır.Bütün bunların sonucunda da enfeksiyon riski ve girişim yerinin iltihaplanması çok nadirdir. Kalp-akciğer pompası kullanılmadığında kan hücreleri etkilenmez ve beyin hasarı, inme, böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlar olmaz' şeklinde konuştu.
.






