Evden kovulan erkek kahvehaneye sığınıyor

Elif Yıldız
00:0026/11/2006, Pazar
G: 26/11/2006, Pazar
Yeni Şafak
Evden kovulan erkek kahvehaneye sığınıyor
Evden kovulan erkek kahvehaneye sığınıyor

Türkiye genelinde 450 bin kahvehane bulunuyor. İstanbul'daki kayıtlı kahvehane sayısı 40 bin. Kimi işsiz erkeklerin eşlerinden ve ekonomik gerçeklerden kaçmak için sığınak olarak kullandığı kahvehanelerde ilginç insan manzaralarıyla karşılaştık.

Türkiye genelindeki 450 bin kahvehanede ayrı bir hikaye var. Bu hikayelerden bazılarını, 40 binin üzerinde kahvenin bulunduğu İstanbul'da kahvehane kahvehane dolaşarak sizin için derledik.

Kahvehaneler hafta sonu çalışma ruhsatı olan sayılı iş yerlerinden. Hafta sonu müdavimleri genellikle, çalışan erkekler. Hafta içi gelenler ise emekli ve işsizler ile mesai saati erken biten öğretmenler. Her kahvehanenin ortalama iki televizyonu ve beşe yakın günlük gazetesi var. Gazetelerin genellikle ekonomi ve iş bulma ilanlarının olduğu sayfaları dikkatle okunuyor.


KUMARA KAHVEDE BAŞLAR

Adını vermek istemeyen bir zabıta yetkilisi, kahvehanelerde paralı kumar oynandığını ancak herbirini denetlemenin mümkün olmadığını söylüyor. Gençlerin kumarla ilk tanışmasının kahvehaneler olduğunu belirten yetkili, kahvehane müdavimlerine okuma alışkanlığı kazandırmak için kitap okuma masası ve kütüphane dağıttıklarını ama bir iki kahveci dışında hiç birinin çok yer kaplar diye bunu istemediğini anlatıyor.

Eğlence vergisini konuştuğumuz Gaziosmanpaşa Gözde Kahvehanesi'nin sahibi Hasan Gözde, aylık 10 bin YTL gideri olduğunu, verginin kendisine ağır geleceğini söylüyor. "Eskinden kahvelerde kumar oynanırdı. Parasızlıktan kahvelerde kumar alışkanlığı bitti" diyor. Kahvelerin fakirlerin tek sosyalleşme mekanı olduğunu belirten Gözde, “Fakir stresini burada atmazsa nerede atacak?" diye soruyor. Ev kadınlarının birçoğunun misafir geleceği, temizlik ve dizi zamanları evde erkek görmek istemediklerini anlatan Hasan Gözde, “Burası eğlence değil sürgün yerimiz" diyor. Kahve müdavimleri dışında son zamanlarda hanım müşterileri de olduğunu anlatan Gözde, "Burada hanımefendi varsa ses alçalır, herkes terbiyeli olur” diye konuşuyor.


PARASINI KAHVEDE YEDİ

Kocasını evde istemeyen kadınların yanında kocası kahveye gittiği için öfkelenenler de var. Fatma Erdek, kocasının kahvehaneye gitmesinden şikayetçi. "Kahve onun bütün hayatı oldu" diyen Erdek, eşini kahveden eve getiremediğini söylüyor. Fatma Hanım, "28 senesini kahve yüzünden heba etti, kumar oynadı, hiçbir baltaya sap olamadı. Ekmek parasını buraya yatırdı, hayatı boş geçti boş geçiyor. Hayatımızı mahvetti”diyor.


HESAP VE MAÇ KAVGALARI

Kahvehanelerde paralı kumar oynanmadığı söylense de 'parasız kumar' tüm hızıyla sürüyor. Genellikle kağıt ve okey en revaçta oyunlar. Satranç ve dama gibi zeka oyunları benimseniyor. Bazı kahvelerde domino ve tavla oynayanlara rastlamak mümkün. Gençler çoğunlukla okey oynuyor. Okey oyununda taş çalma tespit edildiğinde bazen kavga çıkıyor. Parasız kumar da aslında bir bakıma para dönüyor. Oyunda yenilen kişi kahveden çıkarken içecek ve saat parasını ödemek zorunda kalıyor. Hesabı ödeyen kişi çoğunlukla huzursuzluk çıkarıyor. Hesap kabarık olunca kavga çıktığı da oluyor. Futbol maçları sırasında rakip takım hakkında yapılan ağır eleştiriler de zaman zaman kavga nedeni olabiliyor.


KAHVE İNSANI ÇOK GERGİN

Yalnız yaşayan emekli İbrahim Beyce, zamanı çok olduğu için kahve müdavimi olanlardan. Kahveye gelerek evde kömür masrafından kurtulduğunu söylüyor. "Neler konuşulur kahvede" diye soruyoruz, İbrahim Amca'ya, "Herşeyi eleştiririz, kendimizi de" yanıtını veriyor. Siyasetten, kültüre, spordan, ulaşıma uzun uzun eleştiri konuşuyor. Erol Gebeş, eski kahveleri özlüyor. "Eski insanlar çayına kahvesine sohbet ederdi. Şimdi kahve insanları robotlaştı, herkes gergin" diyor. Eşinın kızının arkadaşlarının yanında oturmamak için kahveye gelmekten başka çaresi olmadığını anlatan Gebeş, "Kadınlarımıza saygımızdan kahveye geliyoruz" diye konuşuyor.

Kahvehaneleri hep olumsuz yönleriyle gündeme getirmek yanlış olur. Kendi aralarında oyun oynamakla başlayan gruplaşmalar, zamanla insani paylaşıma dönüşüyor. Mahallede bir kahvehaneyi tercih eden, kendi kahvesine ödemeyemeği kadar borcu olmadıkça diğer bir kahveyi tercih etmiyor. Oldukça birbirine bağlı olan bu gruplar, yardım ihtiyaca olan arkadaşlarına da aralarında para toplayıp yardım ediyor.