Hollywood’un Filistin tepkisi

Yeni Şafak
Haber Merkezi
04:006/05/2018, Pazar
G: 6/05/2018, Pazar
Yeni Şafak
 Geçtiğimiz hafta Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Natalie Portman İsrail’in verdiği ödülü reddetti ve bununardından tören iptal edildi. Hollywood, Portman’ın büyükbir şok etkisi yaratan haklı tepkisine ilk kez şahit olmuyor.
 Geçtiğimiz hafta Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Natalie Portman İsrail’in verdiği ödülü reddetti ve bununardından tören iptal edildi. Hollywood, Portman’ın büyükbir şok etkisi yaratan haklı tepkisine ilk kez şahit olmuyor.

Yahudi asıllı Hollywood yıldızı Natalie Portman, geçen hafta İsrail’in verdiği ödülü reddetti ve ardından tören iptal edildi. Ancak Hollywood ilk kez böyle bir tepkiye şahit olmuyor. Al Pacino’dan Anthony Hopkins’e , Marlon Brando’dan Penelope Cruz’a kadar pek çok isim Müslümanlar’ı savunan açıklamalar yapmıştı. Bu cesareti gösteren yıldızların çoğu da ambargo yemişti.

Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Natalie Portman geçtiğimiz hafta ‘Yahudi Nobel’i olarak anılan ‘Genesis Ödülü’ törenine katılmayacağını söylemesi şok etkisi yarattı. Portman, İsrail-Gazze sınırında yaşanan son olaylar nedeniyle Kudüs’te yapılacak olan ‘Genesis Ödülü’ törenine katılmayacağını duyurdu. Portman ödülü reddedince beş yıldır düzenlenen ödül töreni bu yıl iptal edildi. 36 yaşındaki Portman, ‘Büyük Dönüş Yürüyüşleri’ sırasında öldürülen Filistinlileri kastederek ‘Vicdanen rahat hissetmeyeceğim’ dedi. Ödülü alacağı Kasım 2017’de açıklandığında bu gelişmeyi olumlu karşılayan Portman, İsrailli köklerinden gurur duyduğunu ve bir milyon dolar değerindeki ödülü kadın dernekleri için kullanmak istediğini açıklamıştı.


Yahudi Hollywood yıldızı Natalie Portman’a İsrail’den tepki gecikmedi. Likud partisinden olan Bakan Steinitz, Portman’ı ‘Yahudi düşmanlığı’ ile suçladı. İsrailli Bakan, Portman’ın boykotundan dolayı İsrail’e ve İsrail halkına bir özür borçlu olduğunu belirtti. Portman’ın eleştirilerinin ancak sanatçı İsrail’e gelip törene katıldıktan sonra bir röportajda yapılmış olsaydı uygun görülebileceğini söyleyen Steinitz , “Natalie Portman’ın bu tavrı antisemitizm sınırlarındadır. Kendisinin bu hareketi İsrail’den nefret ve İsrail Devleti’ni yok etmeyi ümit edenlerin ellerine koz verdi” ifadelerini kullandı. İsrail Kültür Bakanı Miri Regev, Portman’ın “İsrail’i boykot eden grubun ellerine düştüğünü üzülerek öğrendiğini” söylerken, İsrail İç Güvenlik Bakanı Gilad Erdan ise Portman’a hitaben bir mektup kaleme aldı. Portman’ın da rol aldığı Yıldız Savaşları (Star Wars) filmlerine atıfta bulunan Erdan, “Karanlık tarafın yenmesine izin vermemen için çağrıda bulunuyorum” diye yazdı. Başbakan Netanyahu’nun Likud Partisi oyuncuyu ikiyüzlülük ile suçlarken, Likud Partisi milletvekillerinden Oren Hazan ise Portman’ın İsrail vatandaşlığından çıkarılmasını ve “susturulmasını” talep etti.


İSRAİL’İ ÖNEMSİYORUM

Tartışmalar üzerine sosyal medya platformunda açıklama yapan Portman, ödül törenine katılmama kararının başkaları tarafından yanlış değerlendirildiğini, törene katılmama sebebinin tören sırasında konuşma yapması beklenen Başbakan Netanyahu’yu destekliyor görünmek istememesi olduğunu söyledi. Portman aynı zamanda İsrail’i boykot eden gruba da destek vermediğini ifade etti. Açıklamasında “Dünya etrafındaki birçok İsrailli ve Yahudi gibi ben de bütün bir milleti boykot etmeden İsrail yönetimini eleştirebilirim” diyen Portman, sözlerine “Bugün yaşanan zalimliklerden etkilenenlere kötü davranılması Yahudi değerlerimle örtüşmüyor” diyerek devam etti. Portman ayrıca “İsrail’i önemsediğim için şiddet, yolsuzluk, eşitsizlik ve gücün kötüye kullanmasına karşı çıkmam gerekir” dedi. 1981 yılında Kudüs’te dünyaya gelen Natalie Portman üne daha 14 yaşındayken rol aldığı “Leon” ile kavuştu. Sanatçı, ilk yönetmenlik denemesini İsrail Devletinin kuruluşunu anlatan ‘Aşk ve Karanlıkların Hikâyesi filmiyle yaptı. Oyuncu, bu İsrail-Amerikan ortak yapımında mükemmel İbranicesiyle herkesi şaşırttı. Portman, 2010 yılında “Siyah Kuğu”filmindeki rolüyle Oscar ödülünü de almıştı.


AHED İÇİN KAMPANYA

Portman’ın bu tepkisi üzerine biz de gözümüzü, geçmişten bugüne Müslümanlar’ın yanında yer almayı tercih eden Hollywood yıldızlarına çevirdik. Al Pacino’dan Dustin Huffman’a, Anthony Hopkins’den Meg Ryan’a pek çok isim karşımıza çıktı. Önce, daha geçtiğimiz günlerde sivil hakları savunma örgütü “Dream Defenders”tarafından başlatılan imza kampanyasına katılan oyuncularla başlayalım. Ahed Temimi’nin serbest bırakılması için başlatılan harekete pek çok ünlü isim imza attı. Bunların başında ise Danny Glover geliyor. Cehennem Silahı ve Alcatraz’dan Kaçış gibi Hollywood’un pek çok önemli yapımında rol alan oyuncu, sinema yönetmeni ve politik aktivist Glover, İsrail yönetimine tepki gösterdi. Oyuncu, Temimi’nin durumunu ‘ABD’deki göçmenlerin ve azınlık toplulukların çocuklarının polis şiddetine uğramasına’ benzetti. Aralarında genç yıldız oyuncular Rosario Dawson ve Jesse Williams’ın da bulunduğu 27 ünlü isim Ahed Temimi’nin serbest bırakılması için imza attı ve kampanyaya destek verdi.


AMERİKA’NIN YENİ SİYAHİLERİ MÜSLÜMANLAR

Quentin Tarantino’nun “Nefret Sekiz”, “Django Unchained” ve “Pulp Fiction” gibi filmlerinde rol alan ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan Samuel L. Jackson, Dubai Uluslararası Film Festivali’nde önemli açıklamalarda bulundu. Ömür boyu başarı ödülünü aldığı sırada yaptığı konuşmada Hollywood aktörü Samuel L Jackson, Amerikan Müslümanlarını “Amerika’daki yeni siyah çocuklar” olarak adlandırdı. Oyuncu, günümüzde Müslümanlar’ın Amerika’da gördükleri kötü muamelenin tıpkı Afrikalı-Amerikalıların yaşadığı ayrımlara benzetti. Ayrımcılığı eleştiren oyuncu, Müslüman nüfusun Amerika’nın hayati bir parçası olduğuna dikkat çekti.


Biz çok fazla Müslüman katlettik

Amerikalı oyuncu Ben Affleck ise 2014 yılında bir televizyon programında Bill Maher ve Sam Harris ile İslam hakkında bir tartışma yaşamıştı. Programda Maher, Müslümanlığı “Mafya üyesi olmaya” benzetmişti. Harris ise İslam’ın “kötü fikirlerle dolu ” olduğunu ve Müslümanlar’ın büyük çoğunluğunun görüşlerinin cihatçılarla aynı radikallikte olduğunu söylemişti. Bu sözler üzerine sinirlenen Affleck, “Bu söyledikleriniz çok çirkin. Bu iğrenç, bu ırkçılık” demişti. Kristof’un açıklaması üzerine Affleck, “Ya fanatik olmayan, kadınlara ceza vermeyen, yalnızca okula gitmek isteyen ve sizin Müslümanlar’ın yaptığını söylediğiniz şeylerin hiçbirini yapmayan bir milyardan fazla insana ne diyeceksiniz” ifadelerini kullanmıştı. Affleck, konuşmasının devamında ABD’nin Irak işgalini de eleştirmişti ve “Biz Müslümanların bizi öldürdüğünden çok daha fazla kez onları öldürdük” demişti. Komedi fimleriyle tanınan Whoopi Goldberg de 2012 yıılnda sosyal medya hesabı üzerinden İsrail’i kınamıştı. Film yıldızı ve komedyen Rob Schneider 2014 yılında şunları söylemişti: “Gazze’nin çirkin insanlık dışı kuşatmasından ve çocukların öldürülmesinden öfke duymamak için ruhsuz olmak gerekir. “


Filistin’e yapılanlar adaletsizliktir

Oscar ödüllü Penelope Cruz ve eşi Javier Bardem de savaş karşıtılığı ile ön plana çıkan yıldızlar arasında. Hollywood’un aranan oyuncuları arasında olan çift, İsrail’i “soykırım” ile suçlayan açık bir mektubu imzalamışlar ve “Gazze korku içinde yaşıyor, kara, deniz ve havadan kuşatılıp saldırıya uğruyor.” ifadelerini kullanmışlardı. Ünlü çift birçok eyleme de katılmıştı. İkilinin, İsrail’in eylemlerini kınayan ve “katliam” yaptığını yazan açık bir mektubu imzalamaları ve Gazze’ye destek vermeleri sebebiyle üst düzey Hollywood yöneticilerinden ciddi bir tepki aldıkları söylenmişti. Tepkiler üzerine Cruz, “mektubu imzalamaktaki niyetinin ve tek isteğinin hem İsrail hem de Gazze’deki barışı sağlamak”olduğunu belirtmişti. Bardem’in yanıtı ise daha sertti. İspanyol gazetesi El Diario’ya konuşan Bardem şunları söylemişti: “Bu barbarlığı anlayamıyorum. Yahudilerin geçmişte yaşadığı korkunç şeyleri göz önüne alırsak, onların Filistinliler’e yaptıkları daha da acımasız ve anlaşılmaz.” Oyuncu, Filistin’de öldürülen çocuklar için ise “Evet, bu adaletsizlik ve insanların öldürülmesi karşısında öfkeliyim, utanıyorum ve yaralandım. O çocuklar çocuklarımızdı, çok korkunç.” demişti.


Hollywood’u siyonistler yönetiyor

Ünlü Hollywood oyuncusu Marlon Brando’nun İsrail ile ilgili açıklamalar ise her zaman sert oldu. Hollywood’un siyonistler tarafından yönetildiğini ifade eden Brando, farklı tarihlerde yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullanmıştı: “İsrail devletini yaratma çabalarında masum Filistinlileri öldürdüğünü kabul ettim ve siyonistlerle yüzleştim”1955’te “Rıhtımlar Üzerinde” filmiyle ilk Oscar’ını kazanan Marlon Brando, “Baba” filmindeki rolüyle aldığı ikinci Oscar’ını Kızılderililer için reddetmişti. Önceden ödülü almayacağını açıklamayan usta oyuncu, 1973’te düzenlenen 45’inci törene kendisi gitmedi yerine 26 yaşındaki genç bir Kızılderili kadını gönderdi. Ödül anons edildiğinde sahneye Sacheen Littlefeather geldi ve Brando’nun ABD’nin Kızılderililere olan tavrını protesto etmek amacıyla heykelciği kabul etmediğini açıklamıştı.


İsrail doğdu insanlık öldü

Oscar ödüllü Hollywood oyuncusu Morgan Freeman, 12 Nisan tarihinde yayınlanan National Geographic’in “Morgan Freeman ile Tanrı’nın Hikayesi” adlı programında İslam’ın barışı hedeflediğini söyledi ve şöyle devam etti: “Müslümanlarla görüştüğümde onların barış yanlısını olduğunu gördüm. Ama bunu bilmediğiniz için affedileceksiniz.İslam, teslim olma anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Tanrı’nın iradesine boyun eğmek. Yahudiler ve Hıristiyanlar da aynı tanrıya ibadet ediyorlar. “ Aksiyon filmlerinin arana ismi ve Hollywood yıldızı Jean-Claude Van Damme, sağlıklı beslenme hakkında sorulduğunda Hz. Muhammed’i takip ettiğini belirtmişti. Van Damme, bir Suudi Arabistan kanalına “Peygamber Muhammed çok zekiydi, gelecek için neyin iyi olduğunu biliyordu. ” şeklinde açıklama yapmıştı. Hollywood aktörü Vin Diesel, geçtiğimiz ramazan ayında, oruç tutmanın“hayattaki herkes için muhtemelen iyi bir şey olacağını” söylemişti. Belki de en sert tepki Duston Hoffman’dan gelmişti. Oyuncu, 2012 yılında, “İsrail doğdu, insanlık öldü”şeklinde bir paylaşımda bulunmuş ve Kudüs Film Festivali’ne katılmaktan vazgeçmişti. Baba filmindeki rolüyle hafızlara kazınan Al Pacino ise yine İsrail’in Gazze’ye saldırı yaptığı dönemlerde, “ İsrail’in tarihine bir göz atın kimin terörist olduğunu daha iyi anlarsınız” şeklinde açıklama yapmıştı.


Gazze’yi desteklemek beni insan yapıyor

Hollywood Aktris Meg Ryan, İsrail’in 2012’de Gazze’ye bağlı yardım filosuna yaptığı baskının ardından Kudüs Film Festivali’ne katılma planlarını iptal etmişti. Akademi Ödülü ile birlikte, üç Bafta Ödülü ve iki Emmys kazanan oyuncu Anthony Hopkins ise İsrail karşıtı açıklamalar yapmıştı. Hopkins, “İsrail savaş ve yıkım anlamına geliyor ve biz Amerikalılar bu savaşa destek verdiğimiz için Amerikalı olmaktan utanıyorum “demişti. Angalina Jolie, ABD Başkanı Donald Trump’ın İslam karşıtı açıklamalarını sert bir dille eleştirmiş ve “Trump’ın İslam’a karşı cahil görüşü ülkemize zarar veriyor. Müslümanları bizden uzaklaştırıyor ve yabancılaştırıyor. “ ifadelerini kullanmıştı. ABD’li aktör, film yönetmeni, yapımcı ve senaryo yazarı Mark Ruffalo, Gazze saldırıları üzerine, Daily Kos gazetesine “Gazze ile empati yapmak beni antisemitik, Hamas yanlısı ya da İsrail karşıtı yapmıyor, beni insan yapıyor.” dedi.


İsrail’i kuduz köpeğe benzetti

İsrail hakındaki belki de en sert eleştiri Robert de Niro’dan gelmişti. Usta oyuncu, 2012 yılında yaptığı açıklamada İsrail’i kuduz köpeğe benzetmiş ve sahibini de ABD olarak nitelendirmişti. Filistin’e sempatisi bilinen ünlü aktör İsrail’in tek suçlu olmadığını belirtmek için “Kuduz bir köpek tarafından ısırıldığınız zaman kimi suçlarsınız? Köpeği mi, sahibini mi? Kuşkusuz sahibini. Bu yüzden bütün suç Amerika’nın. İsrail gibi bir ülkeyi desteklediği için” demişti.


Batı ilk kez Selahaddin’i gördü

2005 yapımı Cennetin Krallığı filmini Ridley Scott yönetti ve Orlando Bloom, Eva Green, Liam Neeson gibi ünlü oyuncular rol aldı. Doğu ve Batı arasındaki çatışma için bir barış mesajı ileten film, 11 Eylül saldırılarından sonraki çalkantılı dönemde gösterime girmişti. Film, başta Hıristiyanlık olmak üzere herhangi bir dini yüceltmiyor, İslam’a da olumsuz bakmıyor. Tersine, büyük ve bilge komutan Selahaddin Eyyubi’nin Batı’da iyi bilinen kişiliği görkemle ortaya çıkıyor; iyi bir lider, insancıl bir komutan, sözüne güvenilir bir asker.. Destansı filmde dinsel kökenli bir “medeniyetler çatışması” tezine ilerici ve çağdaş bir gözle karşı çıkılıyor.


Amerikalı Müslümanlara tarafsız bakış

Amerikan East filminde, ABD’deki Müslümanların bugünlerde karşılaştığı bazı sorunlara yakın markaj yapılıyor. Filmde; Arap ve Yahudi Amerikan dernekleri arasındaki savaşlar, Arap göçmenler arasındaki farklılıklar, doğuştan Amerikalı olan Arap çocuklar ve 11 Eylül saldırılarının ardından Müslüman Amerikalıların hayatlarındaki değişimler eğlenceli bir dille anlatılıyor. Yönetmen koltuğunda Hesham Issawi’nin oturduğu film, Amerika’da yaşayan Müslümanların gündelik hayatını tarafsız ve komik bir şekilde anlatıyor.


Afganlı olmanın ağırlığı

Uçurtma Avcısı ( The Kite Runner), Mark Foster’ın yönettiği filmde Afganistan meselesine insani ve tarafsız bir yönden yaklaşılıyor. Afganistan’da 1970’li yıllarda Amir ve Hassan, Amir’in babasının evinde birlikte büyümüş iki arkadaştır. Çocukluklar yıllarını birlikte geçirirler. Yıllar sonra bir gün Amir, Hassan ve karısının Taliban tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Şimdi eski dostunun oğlunu kurtarmak en büyük misyonudur. Film Afgan yazar Khaled Hosseini’nin romanından uyarlanmıştı.

#Hollywood
#İsrail
#Filistin