Masumiyet Müzesi'ni heyecanla diziyorum

Emeti Saruhan
00:003/01/2007, Çarşamba
G: 5/01/2007, Cuma
Yeni Şafak
Masumiyet Müzesi'ni heyecanla diziyorum
Masumiyet Müzesi'ni heyecanla diziyorum

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un kitaplarını ilk okuma şansına sahip olan dizgici Hüsnü Abbas şu sıralar 'Masumiyet Müzesi'ni diziyor. Dünya Sürat ve Hatasızlık Şampiyonu olan Abbas, kitap yazmak yerine dizmeyi tercih edeceğini söylüyor.

Bu sayımızda emektar bir meslek olan "dizgicilik"i ele aldık. Bilgisayarın hayatımıza girmesi ile birlikte, yayınevlerinde eski şekliyle dizgicilik yapan kalmadı. Önceleri yazılar entertip makinelerinde kurşun harflerle diziliyordu. Kitabın mutfağı üzerine yaptığımız röportajlar devam ediyor. Önceki sayılarımızda kitap kapaklarını tasarlayan grafikerler, editörler ve redaktörlerle konuşmuş, mesleklerinin sıkıntıları ve güzel yönlerinden bahsetmiştik. Bu sayımızda emektar bir meslek olan "dizgicilik"i ele aldık. Bilgisayarın hayatımıza girmesi ile birlikte, yayınevlerinde eski şekliyle dizgicilik yapan kalmadı. Önceleri yazılar entertip makinelerinde kurşun harflerle diziliyordu.


KURŞUN BASKI STANDARDI YAKALANAMIYOR

Konrad Adenauer Vakfı'nın hazırladığı "Gazetecinin el kitabı"nda dizgicilerden şöyle bahsediliyor: "Çok kısa bir süre içinde, yüzyıllardır basım evlerine damgasını vurmuş olan bir sanat silinip gitti. Kurşun kalıplarla birlikte dizgicilik gibi değerli meslekler de ortadan kayboldu. Aslında yazım kuralları, noktalama işaretleri ve dilbilgisi konusunda hiçbir editörün olamayacağı kadar ustaydılar - hatta biçem ve içerik açısından, bugün ancak okurların farkına vardığı hataları bulurlardı. Pek çok pahalı tasarım yeniliklerine rağmen hâlâ kurşun baskı dönemindeki standartlar yakalanamıyor ve dizgiciler -yani dizgi sanatçıları- alan, çizgi ve etki konusundaki bilgi ve duyarlılıklarıyla artık yoklar."


DÜNYANIN EN HIZLI VE HATASIZ DİZGİCİSİ

Daha sonra dizgiciler, metinlerin bilgisayar ortamına geçirilmesi noktasında görev aldı. Zamanla bilgisayarların yaygınlaşması, kitapların doğrudan bilgisayarda yazılması sürecini getirdi. Bu nedenle dizgicilik günümüzde yavaş yavaş ortadan kaybolmaya başladı. Ancak kalem kağıtla çalışmayı tercih eden yazarların kitaplarını bilgisayara geçiren ve sayfa uygulamasını yapan dizgiciler hala var. Bunlardan biri de Orhan Pamuk'un kitaplarını dizen ve sayfa uygulamasını yapan Hüsnü Abbas. Abbas, Nobel Ödül törenine Pamuk'un davetlisi olarak katılmasıyla gündeme geldi ve beraberinde dizgicilik mesleğini hepimize hatırlattı. Dünya Sürat ve Hatasızlık Şampiyonu olan Abbas, mesleğine bağlı ve kitap yazmak yerine dizmeyi tercih edeceğini söylüyor. Abbas'la dizgicilik ve Orhan Pamuk'la olan iş arkadaşlığı üzerine konuştuk.

n Bize işinizi tarif etmenizi istesek, dizgicilik nedir, ne değildir?

Aslında mesleğimiz, gördüğümüz harfleri basıma, yani matbuata bilgisayar ortamında yazmak gibi görünüyor. Fakat tabii ki bu kadar basit değil. Cümleleri anlayarak yazmak, bir sürü hatayı engelliyor. Bize gelen hiçbir metin tamamen düzgün değil. Mutlaka hataları oluyor.

n Mesleğinizin zorlukları neler?

Dizgi yaparken gördüğünüz yanlışları da düzeltmeniz gerekiyor. Bazen o kadar çok hatalı metin geliyor ki, epey uğraştırıyor.

n Dizgiciliğe nasıl başladınız? O dönemde yayınevlerindeki teknik şartlar nasıldı?

Dizgiciliğe 1976 yılında Son Havadis gazetesinde başladım. Daha sonra Hürriyet gazetesi, Dünya gazetesi, Güneş gazetesinde çalıştım. 1984 yılında İletişim Yayınları'na geldim. O tarihten beri buradayım. Başladığım yıllarla bugünkü teknoloji arasında çok büyük fark var. O zaman toplu IBM'lerle, daha sonra Compurighter dizgi makineleri, ondan sonra da MCS dizgi makineleri vardı. 1992'lerden sonra Macintosh'lar girdi yayıncılık dünyasına. Artık çok fazla dizgi yapmıyorum. Sayfaların uygulanması haline dönüştü mesleğimiz.

n Dünya Sürat Şampiyonluğu ve Dünya Hatasızlık Şampiyonluğu'nuz var. Bu şampiyonluklar nasıl geldi?

1981 yılında Almanya'nın Mannheim kentinde Intersteno tarafından düzenlenen Dünya Sürat ve Dünya Hatasızlık Şampiyonası yapıldı. Orada her iki dalda da dünya şampiyonu oldum. Yarışmalar 30 dakika ve 10 dakika olarak ayrı kategorilerde yapılıyor. Dakikada 700 civarında karakter yazabiliyorum. Yani saniyede 11-12 karakter yapıyor.

n Orhan Pamuk'la birlikte Nobel ödül törenine gittiniz. Böyle bir davet bekliyor muydunuz?

Orhan Pamuk benim için bir iş arkadaşım. Kendisiyle çalışmaktan tabii ki memnunum. Beni Nobel törenine davet etmesine sevindim. Orada yaptığı konuşmada bulunmak, hem de bu konuşmayı kendi dilimizde dinlemek duygulandırdı hepimizi.

n Orhan Pamuk'un çözmesi çok zor olan el yazısını siz çözebiliyorsunuz. Kitaplarda da çok emeğiniz olduğu muhakkak. İlk Türk edebiyatçısının aldığı Nobelde sizin de katkınız var diyebilir miyiz?

Orhan'ın elyazısı tabii ki karışık. Ama gerek cümlenin gidişatından, gerekse elyazısına aşinalıktan bana pek zor gelmiyor. Pamuk'un Nobel'i kazanması, tamamen kendi yazarlık dehasıdır. Ben romanlarını sayfa sayfa dizerken çok meraklanıyor, devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

n Şu an Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi kitabını diziyorsunuz. Kitapla ilgili bize verebileceğiniz ipuçları var mı?

Bu konuda ketum olmak zorundayım. Kendisinin bahsettiği gibi 1970'lerde geçen bir aşk romanı. Ben de gerçekçi aşk romanlarını sevdiğimden keyifle diziyorum.

n Başka hangi yazarlarla çalıştınız ya da çalışıyorsunuz?

Pek çok yazarla çalıştım ve çalışıyorum. Son zamanlarda Orhan Pamuk'un dışında Murat Belge, Ömer Laçiner'in elyazılarını diziyorum sadece.

n Dizgici yerine romancı olmak ister miydiniz?

Hiç düşünmedim. Benim yeteneğim kendi mesleğimde diye düşünüyorum. Roman okumaktan haz duyuyorum.