Hayat Param olsa satmazdım

Param olsa satmazdım

Bu Kurban Bayramı’nın en çok konuşulanı üç gün boyunca Rize’den Trabzon’a denizde yüzen dana oldu. Sahil Güvenlik’in kurtardığı danayı sahibi Zekeriya Balık’tan Haluk Levent satın aldı ve dana İzmir Kemalpaşa Çiftlik Hayvanları Barınağına götürüldü. Yirmi yıldır hayvancılık yapan Balık, “Param olsa iyi bir sermayem olsa satmazdım. Onun bir anısı var” diyor.

Harun Karabuç Yeni Şafak
​Bu Kurban Bayramı’nın en çok konuşulanı üç gün boyunca Rize’den Trabzon’a denizde yüzen dana oldu.
​Bu Kurban Bayramı’nın en çok konuşulanı üç gün boyunca Rize’den Trabzon’a denizde yüzen dana oldu.

Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nı en çok konuşulanı kuşkusuz Rize’den Trabzon’a yüzen dana oldu. Rize’nin İyidere ilçesinde bayramın ilk günü kaçan dana üç gün denizde yüzdü, bayramın son günü Trabzon’un Sürmene ilçesinde Sahil Güvenlik ekipleri tarafından çıkarıldı. Şarkıcı Haluk Levent kurucusu olduğu AHBAP platformu olarak Twitter’dan yaptığı çağrıyla danayı satın aldı. Ferdinand adını verilen dana İzmir Kemalpaşa Çiftlik Hayvanları Barınağına götürüldü. Özgür ruhlu Ferdinand’ın hikayesini Haluk Levent ve dananın eski sahibi Zekeriya Balık’tan dinledik.

HER GÜN TARTIŞIYORUZ

Yirmi yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyleyen 46 yaşındaki Zekeriya Balık, danayı neden sattıklarını “Ben isterdim hep kalsın. Param olsa iyi bir sermayem olsa satmazdım ki. Onun bir anısı var. Beş on tane kendi hayvanım var, bayram zamanı da hayvan alıp satıyorum. Ben zengin bir adam değilim. Kredimiz var piyasada. Borçlarımız var” sözleriyle açıklıyor. Balık, ilçede hala her gün bir dananın denizde üç gün yüzmesinin mümkün olup olmadığını tartıştıklarını söylüyor.

GÖNLÜM RAZI OLMADI

Dananın öyküsünün kendisini çok duygulandırdığını belirten Haluk Levent, “Ben çocukluğumda da yaşamıştım, amcamlar kurban keserken kaçan olurdu. Dışarıda yaşam mücadelesi vermiş bir evcil hayvanın bu şekilde kaçmasını görünce içimden bir ses ‘Bunu sen satın al ama kesme’ dedi. O günden itibaren olayı takip etmeye başladım. Sahipleriyle telefonda görüştük ve satın aldık. Parasını arkadaşlarım karşıladı. 14 bin liraya satın aldık ve İzmir’de çiftlik hayvanlarını kesmeden sonsuza kadar bakan ablamız var, ona teslim ettik” diyor.

REKLAM

İZMİR’DE DE ÖZGÜR OLACAK

Neden böyle bir şey yaptıklarını sorduğumuz Levent, “Sahipleri de teklif etti aslında biz bakarız diye ama ben o insanları birebir tanımıyorum. Onun için de güvenemedim. Söyleme bakarak hareket edemem. İzmir’de bu konuda kendini ispatlamış ablamız var. Yıllardır kümes hayvanları, inekler, danalar orada yaşıyor. Onun için Rize’de kalmasını kabul edemezdim” cevabını veriyor. Peki İzmir’deki ortamı nasıl olacak? Levent, “AHBAP İzmir ekibi çiftliği hemen çiftliğe gitti ve araştırdı. Arazi çok büyük. Otlayacak yerleri çok. Yoksa bizim çevremizde de bakacak eş dost vardı ama biz burayı uygun gördük. Orada özgürce dolaşıp otlayabilecek” cevabını veriyor.

9 Eylül’de ziyaret edeceğim

Yıllar önce izlediği bir çizgi filmden esinlenerek yüzen danaya Ferdinand adını veren Haluk Levent, “Boğa güreşlerine katılmamak için kaçıyordu. Ölmek ve öldürmek istemiyordu. Ondan esinlenerek yüzen danaya da Ferdinand dedim. Ferdinand’ı henüz görmedim, sadece görüntülü konuşma yaparak gördüm. 9 Eylül’de Ferdinand’ı İzmir’deki yeni yuvasında ziyaret edeceğim ve bundan sonraki süreci de takip ediyor olacağım” diyor.

Çocuklarımızı hayvan sevgisiyle büyütelim

”Her cinste aykırı bir karakter çıkar. Demek bu da aykırı bir danaydı. Kendine göre enteresan bir yapısı var. Geçtiğimiz aylarda bir inek vardı bizonlara karışmıştı. Hayvanlar içinde de böyle karakterler var. Ben çocukken küçüklüğünden beri uçak isteyen bir tavuğu vardı komşumuzun. Komşumuz onu evin damından yavaş yavaş attı attı ve tavuk uçmayı öğrendi. Tam anlamıyla uçmadı ama emin olun diğer tavuklardan beş kat yükseğe zıplıyordu ve damdan dama uçuyordu. Kuş olmak istemiş demek ki” diyen Haluk Levent, bu davranışıyla toplumda hayvanlara zarar veren, işkence eden insanlara örnek olmak istiyor. “Bunu o işkenceci insanların kafasına sokmak istiyorum. Umarım birine bile ulaşır da etkili oluruz. Bir hayvanı sevmeyen insanı sevemez. Hayvanlar bizlere bakan masum canlılar. İşkenceleri gördükçe insanlığımdan utanıyorum. Onların da kalbi var. Çocuklarımızın hayvan sevgisiyle büyümesini istiyoruz” diyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.