
3 Şubat 1923'te Cenubî (Güney) Kürdistan heyet-i temsiliyesinden Şeyh Mahmud Berzenci ile Mustafa Kemal Paşa'nın bölgeye gönderdiği Yarbay Özdemir Bey arasında yapılan 10 maddelik anlaşma Kürdistan muhtariyeti üzerine inşa edilmişti. Peki Lozan'da Türk hükümeti ile İngiltere arasında ne yaşandı da anlaşma yok sayıldı? 10 maddelik anlaşmanın bütün sırları Mahmut Akyürekli'nin kaleminden Derin Tarih Kasım sayısında okuyucuyla buluştu.
Osmanlı'nın gözünün nuru Musul, Batı için petrol ve zenginlik demek. Aynı zamanda 95 yıldır Türklerin şark çıbanı, Kürtlerin ise kadim memleket meselesi. İşte bu yüzden Lozan'dan bu yana asırlık pazarlık konusu oldu. Lozan görüşmelerinden 2 ay önce, 15 Eylül 1922'de Rus diplomatların belgelerine yansıyan bir mutabakat imzalandı. Rus diplomatik kaynaklarında zikredilen antlaşmanın TC Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarına göre tamamı (günümüz Türkçesiyle) şöyleydi:
- 1)Güney Kürdistan bölgesi işgal altında olması sebebiyle başlangıçta Anadolu'da oluştuğu şekliyle Şeyh Mahmud Efendi'nin başkanlığında bir heyet-i temsiliyenin oluşturulması ve Güney Kürdistan Hareket-i Umumiye-i Milliye başkumandanlığının Şeyh Mahmud tarafından yerine getirilmesi.
- 2)Heyet-i temsiliye başkanlığı vasıtasıyla Güney Kürdistan'da TBMM Hükümeti'nin Teşkilat-ı Esasiye'sine (1921 Anayasası) uygun bir şekilde iç teşkilatının kurulması ve bu teşkilatın bağımsız olarak Güney Kürdistan heyet-i temsiliye idaresinde bulunacak bölgenin nüfus ve bütçesi elverdiğince askerî teşkilatının kurulması ve bunun için ihtiyaç olan mühimmat ve silahların TBMM'ince temini.
- 3)Askeriyenin ve dışişlerinin doğrudan doğruya TBMM'ye ait olması.
- 4)Güney Kürdistan'da bulunacak TBMM Ordusu ve birliklerin iç asayişi temininde heyet-i temsiliye emrinde bulunması.
- 5)Asker sevkiyatı dışında barış zamanlarında Güney Kürdistan'da bulundurulacak askerin sayısının heyet-i temsiliye başkanlığının göstereceği ihtiyaca göre tespit edilip TBMM'nce onaylanması.
- 6)Güney ve doğu sınırları için hudut komisyonlarıyla hudut birliklerinin Güney Kürdistan heyet-i temsiliyesince oluşturulması.
- 7)Güney Kürdistan heyet-i temsiliyesinin idaresindeki bölgenin kuzeyde Şemdinan (Şemdinli) hududuna kadar; güneyde Hamrin Dağı, doğuda İran, batıda Dicle Nehri olarak belirlenmesi.
- 8)İşbu bölgenin İngiliz işgali altında bulunan kısmının tahliyesiyle Güney Kürdistan heyet-i temsiliyesine teslim edilmesi için ihtiyaç duyulması halinde İngilizlere sert bir ültimatom verilmesi, Güney Kürdistan'ın kaderinin TBMM hükümetine bağlı olduğunun (kader birliği yaptığının) ilan edilmesi.
- 9)Güney Kürdistan hudutları içinde olup bugün TBMM hükümeti birlikleri tarafından işgal edilmiş olan bölgenin 8. maddede izah edilen ültimatom verilerek Güney Kürdistan heyet-i temsiliyesi tarafından teslim alınması
- 10)Bütün bu hususları tesbit etmek için tam yetkiyle vekalet verilmiş bir heyetin umumi askerî birlik (Türkiye'nin bölgedeki birliği kast edilmiş) kumandanlığı tarafından güvenilir bir kişi refakatinde Ankara'ya gönderilmesi.
Kürtler yeniden Osmanlı ittifakını düşünerek heyecanla sarıldıkları muhtar Kürdistan fikrinden hareketle oluşturduğu birlikle İngilizlere karşı Musul vilayetinin hemen her noktasında savaşa tutuştular. İngilizler Kürdistan Krallığı ilanına mukabil Kürtlerle ittifak kurmayı beklerken, saldırılara ilk etapta mukavemet gösteremeyip geri çekildiler. Derbent şiddetli çarpışmaların yaşandığı bölgelerden biriydi: Kürt milis kuvvetleri Kûtu'l-Amâre'den sonra İngilizlere Irak cephesindeki ikinci ciddi mağlubiyeti yaşattılar. Kısa zamanda Süleymaniye, Revanduz, Musul ve Kerkük de İngiliz işgalinden kurtarıldı.
Özdemir Bey ve Şeyh Mahmud hilafet çatısı altında kurulacak federasyona inandıklarından olmalı, taraflar Anadolu'da şekillenen heyet-i temsiliye modelini esas alarak, Şeyh Mahmud'u Cenubî Kürdistan heyet-i temsiliye reisi ilan ettiler. İngilizlerin Kürdistan Krallığı fikri sekteye uğramış, yerini Türkiye ve Hilafete Merbut Özerk Kürdistan almıştı.
Türk ve Kürt tarihçilerin ekseriyeti, Londra ile Ankara'nın hilafetin kaldırılması, Kürtlerin geleceği ve Musul'un durumu üzerine gizli bir mutabakat yaptığını kaydederler. Buna göre Türkiye İngiltere'nin Irak'taki çıkarlarını sekteye uğratacak taleplerden vazgeçecek, İngiltere de başta Kürtler olmak üzere Türkiye'de kurulan yeni rejime sorun teşkil edecek hareketleri desteklemeyecekti. Balkan Harbi'nden itibaren 11 yıl kesintisiz savaşmış yorgun bir halkın varlık mücadelesi verirken ayakta kalabilmek adına zaruri olarak Musul üzerindeki hesaplarından vazgeçtiği ihtimalini de unutmamak gerekir. Velhasıl Lozan'da bırakılan Musul; Süleymaniye, Kerkük, Erbil, Duhok, Hanıkin, Sincar ve Zağo'dan oluşan büyük bir Osmanlı vilayetiydi, diğer adıyla Cenubî Kürdistan'dı.










