Türkiye'nin tekstil merkezi: Tekstilkent

00:0013/02/2010, Cumartesi
G: 12/02/2010, Cuma
Yeni Şafak
Türkiye'nin tekstil merkezi: Tekstilkent
Türkiye'nin tekstil merkezi: Tekstilkent

İstanbul'un akla ilk gelen istisna ilçelerinden olan Esenler birçok özelliğiyle dikkatleri üzerinde topluyor. Esenler tekstildeki başarısıyla İstanbul'un yanı sıra tüm Türkiye'nin yükünü omuzlarında taşıyor. Bölgedeki Tekstilkent ve Giyimkent önemli bir boşluğu dolduruyor

İstanbul'da tekstil toptan ticareti ve küçük üretim birimlerinin bulunduğu başta Sultanhamam ve Osmanbey piyasaları olmak üzere çeşitli bölgelerde karşı karşıya bulunulan altyapı yetersizliği, ulaşım ve nakliye güçlükleri, düzensiz yapılaşma, yeterli güvenlik unsurlarından yoksunluk gibi sorunları ortadan kaldırmayı ve tekstil sektörünü çağdaş mekanlara kavuşturmayı hedefleyen Tekstilken 1986'da kuruldu. İnşa edildiği alan gerek şehir merkezine yakınlığı ve ulaşım kolaylığı, gerekse TEM yoluna olan geniş cephesi ve büyüklüğü açısından son derece merkezi bir konumda. Toplam inşaat alanı 927 bin metrekareye ulaşan komplekste plazalarla birlikte 4 bin 265 adet işyeri bulunuyor. Tekstilkent Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu; “Esenler İstanbul'un en önemli ilçelerinden biri. Avrupa yakasının hava alanına en yakın merkezlerinde biri konumunda olan Esenler'in çeşitli altyapı ve ekonomik sorunları mevcut. Şüphesiz ki böyle bir ilçenin yönetimi de hayli zor olur” dedi. “Esenler'de görev yapmış belediye başkanlarıyla, şu anda görevde olan başkan M. Tevfik Göksu ve ekibinin eğitimleri, becerileri ve üstün gayretleriyle Esenler'i bir cazibe merkezi haline getireceklerine inanıyorum” dedi.


POTANSİYEL BÜYÜK

Atalay Şahinoğlu, Esenler'in en önemli ekonomik gücüyle şansını Tekstilkent ve Giyimkent gibi Türkiye tekstilinin merkezi olan iki kooperatifin burada olmasından aldığını belirtti. Atalay Şahinoğlu toplam 6 binin üzerinde işyerini kapsayan kooperatiflerin halen bölgeye önemli katkılar sağladığını, tam olarak faaliyete geçtiklerinde bölgenin ekonomik aktivitesini çok daha yükseklere taşıyacağını ifade etti. Esenler İstanbul'un en önemli ilçelerinden biri. Bölgenin önemi nüfus yönünden de en yoğun yöre olması sonucunu doğurdu. Avrupa yakasının hava alanına en yakın merkezlerinden biri konumunda olan Esenler'in çeşitli altyapı ve ekonomik sorunları mevcut. Şüphesiz ki böyle bir ilçenin yönetimi de hayli zor. Ne var ki Esenler'de halkın seçimle göreve getirdiği Başkan M. Tevfik Göksu ve ekibinin eğitimleri, becerileri ve üstün gayretleriyle Esenleri bir cazibe merkezi haline getireceklerine inanıyoruz. Esenler'in en önemli ekonomik gücü ve şansı Tekstilkent'le Giyimkent gibi Türkiye tekstilinin merkezi olan iki kooperatifin burada olması. Toplam altı binin üzerinde işyerini kapsayan kooperatifler halen bölgeye önemli katkılar sağlıyor. Tam olarak faaliyete geçtiklerinde bölgenin ekono-mik aktivitesini çok daha yükseklere taşıyacak.


Çınar: Pazarlamada aktif olmalıyız

Giyimkent ve Tekstilkent'in köklü projeler olduğunun altını çizen Giyimkent Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Çınar, buralarda önemli bir potansiyelin olduğunu ama bilgiye ulaşarak köklü bir sıçramaya yaptıktan sonra tasarım ve pazarlama alanında aktif olmak gerektiğini kaydetti

Giyimkent ve Tekstilken bir arada düşünüldüğünde köklü bir proje olduğunu ifade eden Giyimkent Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Çınar şu bilgileri verdi: Giyimkent gibi bir yapıyı ortaya çıkaran temel sebepler var. Bir defa tekstil 80'li yılların başında ihracata dayalı kalkınma modelinin Turgut Özal'la birlikte devreye girmesiyle birlikte en büyük sıçramayı yapan sektör oldu. Hatta bir kısım tekstil hammaddelerinin imalatı da bu tarihi yarım ada içinde yapılıyordu. Şehir yoğunluğunu dışarıya aktarma projeleri diyebileceğimiz projelerle bu proje ortaya çıktı. Bunu bir dayanışma, özel sektörün bir dinamizmi olarak görmek lazım.”


POTANSİYEL HALA VAR

“Herkes aynı hayali kurmadı ama mevcut şartlara göre buradaki potansiyeli de o ortak hayalin içerisinde değerlendirebilseydik hedefe ulaşılabilirdi” diyen Abdullah Çınar şöyle devam etti: “Sektörün kan kaybetmeye başlaması nedeniyle arzu ettiğimiz seviyeyi yakalayamadık. Burası bir sıçrama noktası olabilirdi. Hala bu potansiyeli barındırıyor şüphesiz. Çünkü tekstildeki bizim birinci atılımımız imalatta ciddi kapasiteleri yakalamak gibi bir sonuç verdi. Ama bu doğru bir sonuç muydu? Bir dönem için belki bundan istifade edildi ama bugün geldiğimiz noktada yeterli olmadığını görüyoruz. Bugün Avrupa'ya baktığınız zaman AB ülkelerinde de aynı sayıda istihdam var ama bizim 10 katımız değer üretiyorlar. Üstelik aynı sayıda çalışanla. Çünkü onlar sadece imalat boyutuyla alakalı değil. Tasarım ve pazarlamada piyasa belirleyici olma özelliklerini ellerinde tuttukları için. Bugünkü İtalya'yı İspanya'yı düşündüğümüzde günümüzde ciddi gelirler elde etmeye devam ettiklerini görüyoruz. Bizim belki bu kriz dönemlerinde ortaya çıkan özelliğimizden bahsetmek gerekirse Türkiye'de ciddi bir iç piyasa var. Türkiye'nin dinamik bir iç pazarı var. Türkiye'de iç pazarın kuvvetli olması dolayısıyla hemen hemen her sektörün ihracattaki potansiyeli devam eder.”


İKİNCİ YOĞUNLAŞMA BİLGİYE OLMALI

Tekstilin güç kaybetmediğini tam tersine kurulu gücün arttığını ifade eden Abdullah Çınar şunları söyledi: “Yalın halde güç kaybetmiş değiliz. Olaya farklı bakmak gerekiyor. Atatürk Hidroelektrik Santrali yapıldığı zaman Türkiye'deki elektrik üretiminin yüzde 15ine tekabül ediyordu, şimdi beşlere inmiştir. Atatürk Hidroelektrik Santrali'nin gücünde bir zafiyet olmadı, kapasitesi düşmedi ama başka şeyler devreye girdiği için oransal olarak düştü. Şimdi böyle bir şeyden bahsetmek mümkün. Tekstil yalın halde net rakamlar itibariyle gerilemedi ama oransal olarak geriledi. İhracattaki payı yüzde 42'ydi, şimdi yüzde 19'lara geriledi. Bunun gibi düşünmek lazım ama büyümeye gelişmeye devam ediyor. Ayrıca birikimlerin tekstil sektörüne değil diğer sektörlere aktarıldığını unutmamak gerekir. İhracatın hocası tekstil oldu. Diğer sektörlerde ihracatta başarılıysak o tekstildeki birikimlerin aktarılmasından. Tekstilde öğrendik biz dünya pazarlarına açılmayı. Bu gerçeği ihmal etmemek lazım. Mahmutpaşa gibi bir okuldan çıkmamış aktörlerin sektörü perişan ettiği zamanları da yaşadık. Ama hakikaten Mahmutpaşa köklü bir okul. Yeşildirek, Sultanhamam buralar ticari hayatın ciddi ekolleri, eğitim yuvaları. Biz piyasa belirlemeye doğru ilerlemeliyiz, yeni kulvarımız o. Öbür taraf çıkmaz sokak, yani sadece düşük maliyet gibi bir maliyet avantajını hedefleyecek olursak öldük bittik zaten. Biz ne diye Çin'le rekabeti hedefleyelim? Ne diye Mienmar'la rekabeti hedefleyelim? Bu insanımıza da ihanet anlamına gelir. İnsanımızı o yaşam seviyesinde yaşamaya mahkum etmeye çalışmak yanlış. Eğer bir şeye estetiği dahil ederseniz pazarlama gücünü de dahil eder ve onu ciddi kazançlara ulaştırabilirsiniz. İşte bunu sağlayabilmek için sinerjiye ihtiyaç var birinci atlım tarihi yarım adadaki çelik çekirdek gibi yoğunlaşmış olan kütle patladı. Büyük bir üretim kapasitesine ulaştık, önce bir yoğunlaşma gerekiyordu, şimdi ikinci yoğunlaşmayı bilgi alanında yapmamız lazım. Yani tasarım gücünü getirmek lazım. İşte bunun için en uygun coğrafyanın burası olduğuna inanıyorum. Giyimkent ve Tekstilkent'in oluşturduğu coğrafya bilginin tasarımın ön planda olacağı bir atılıma imkan verecek.”


İstanbul'un sekizinci tepesi Esenler'de

Türkiye'nin ilk ve öncü inşaat firmalarından Garanti Koza'nın 102 milyon Dolar'lık yatırımla 2006'da inşa ettiği, 272 adet ofis kapasiteli Koza Plaza, 3 katlı AVM'si, restoranları ve uluslararası standartlara sahip spor merkezi Club İstanbul ile sadece bir ofis merkezi olmanın ötesine geçerek yaşayan, sosyal bir yaşam merkezi olarak dikkat çekiyor. İstanbul manzarasına karşı eşsiz bir çalışma ortamı sunan Koza Plaza 24 saat güvenlik hizmeti, telefon, internet ve her türlü teknik donanıma sahip altyapısıyla yeni ofisinizi sizin için her türlü detayı düşünerek hazırlıyor. 125 bin metrekare üzerine kurulu iki binadan oluşan Koza Plaza Çamlıca tepesiyle aynı yüksekliğe sahip olması sebebiyle 'İstanbul'un 8'inci Tepesi' olarak adlandırılıyor. Son zaman¬ların en gözde iş merkezlerinden sayılan ve 44 bin metrekare araç kapasiteli otoparkıyla dikkat çeken Koza Plaza, sakinlerine şık ve modern bir ofis ortamının yanı sıra birçok sosyal olanağı bir arada sunuyor. Bölgenin ilk ve tek A sınıfı plaza olma özelliği taşıyan, son teknolojik altyapıyla inşa edilen Koza Plaza'da enerji kesintilerine karşı yüzde 100 yedeklemeli jeneratör sistemi bulunuyor. Ayrıca merkezde tüm alanlar uluslararası standartlarda yangın ve alarm sistemleriyle korunuyor. 24 saat sabit güvenliğin yer aldığı plazada ofisler, telefon, internet, data altyapısı şirketlere hazır teslim ediliyor. Türkiye'nin batıya açılan TEM otoyolu üzerinde Maslak, Etiler, Nişantaşı, Bakırköy, Eminönü, Beşiktaş ve Atatürk Havalimanı'na yalnızca 20 dakika uzaklıkta bulunan Koza Plaza'dan günün farklı saatlerinde Silivri'den Pendik'e kadar 36 ayrı noktaya servisle ulaşım imkanı sunuluyor. Koza Plaza yatırım amaçlı ofis alanların yanı sıra sunduğu birçok kolaylık nedeniyle ofis kiralayacakların da büyük ilgisini çekiyor. Koza Plaza özellikle dış ticaret, gayrimenkul, tekstil ve medikal alanda faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirketlerin ilgisini çekiyor.


Yetimlere 'Neşeli Hayat'

Esenler'deki yetim ve öksüz çocuklar Esenler Belediyesi'nin ev sahipliğinde Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı 'Neşeli Hayat' filmini izledi. Birçoğu ilk kez sinemaya geldiğini belirten yetim ve öksüz çocuklar Belediye Başkanı Tevfik Göksu'ya teşekkür ettikten sonra “Sonraki günlerde de, değişik filmlerde tekrarını istiyoruz” dediler. Ahmet, Zeynep, Emir, Furkan, Tuçe… Kimisi 7'sinde, kimisi 10'unda. Kimisi Kemer Mahallesi'nden, kimisi Oruç Reis'ten. Kimisi Sivaslı, kimisi Mardinli… Fenerbahçe'yi tutan da var, Cimbom'a, Karakartal'a gönül veren de. Aslında birçok yönleriyle farklılar. Onların ortak özellikleri, hepsinin Esenler'de oturuyor olması ve annesinin ya da babasının olmaması. Yani yetim ve öksüz olmaları onların ortak kaderleri. “Sevgi Çemberi”, “Kimsesizlerin Kimi”, “Yalnız Değilsiniz” gibi birçok sosyal projeye imza atan Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu ilçede 'yetim' ve 'öksüz' gibi acı kaderi yaşayan çocukları da unutmadı. Onların her türlü ihtiyaçlarının giderilmesi için Esenler Belediyesi Sosyal Yardım Müdürlüğü görevlilerine talimat veren Tevfik Göksu ilçedeki yetim çocukların tespit edilip sinemaya götürülmesini de istedi. Hemen harekete geçen Sosyal Yardım Müdürü Özcan Hamza ve ekibi mahalle mahalle yetim ve öksüzleri belirleyerek “Buyurun sinemaya” dedi. Yetim ve öksüz çocuklar 12 Aralık 2009 Cumartesi günü doğruca Davutpaşa Caddesi'nde bulunan Espri Outlet Center'daki sinemanın yolunu tuttu. Sinemanın girişinde kendilerini Sosyal Yardım Müdürü Özcan Hamza ve ekibi karşıladı. Bir büyükleriyle sinemaya gelen yetim ve öksüz çocuklar Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı dram-komedi türündeki 'Neşeli Hayat' filmini büyük bir zevkle izledi.


Gençler artık daha umutlu

Esenler Belediyesi ve İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenlediği projeyle Esenler'de işsiz kalmayacak. Aralık ayının sonuna kadar sürecek olan başvurular sonucunda 10 bin kişiye istihdam garantili kurslar verilecek. Esenler'de bugüne kadar iş için başvuru yapan 3 bin 750 kişiden 400'e yakın kursiyer 14 branşta eğitime başladı. Aynı zamanda ticaret meslek lisesi, çok programlı lise ve halk eğitim merkezinde açılacak olan 12 branşta, eğitim için hazırlık çalışması tamamlandığı için kısa sürede 450 kursiyer de eğitime başlayacak. Kurslarda mesleki eğitim görecek olan kursiyerler İŞKUR ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından telefonla davet ediliyor. Kursiyer seçimleri ise kişinin eğitim seviyesi göz önüne alınarak, İŞKUR tarafından yapılan mülakat sonrası gerçekleştiriliyor. Bu kurslara yalnızca iki yıl içinde bir defa katılma hakkı bulunuyor. Bununla birlikte çalışma yaşamından uzun süre ayrı kalanların maddi sıkıntıya düşmemeleri, çalışma alışkanlık ve disiplinlerini kaybetmemelerini hedefleyen 'Toplum Yararına Çalışma' ve en az lise düzeyindeki eğitim kurumlarından mezun olmuş işsizlerin mesleki yeterliklerini geliştirebilecekleri 'Stajyer Çalışma' programına kayıtları devam ediyor.