Beğeni uğruna maneviyatınız zedelenmesin

Saliha Engin
04:0024/02/2026, Salı
G: 24/02/2026, Salı
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Klinik Psikolog Rukiye Karaköse, sosyal medyada paylaşılan “mükemmel” iftar sofralarının kıyas ve yetersizlik duygusunu artırabileceğini belirterek, Ramazan’da gösteriş yerine anlamın ve özşefkatin merkeze alınması gerektiğini vurguladı.

Ramazan ayı; nefs terbiyesi, sadeleşme, paylaşma ve içe dönüşle anlam kazanan müstesna bir zaman dilimi. Ancak sosyal medyada paylaşılan “mükemmel iftar sofraları”, yoğun dini içerikler ve görünürlük kültürü, bu manevi iklimi zaman zaman bir performans alanına dönüştürebiliyor. Klinik Psikolog Rukiye Karaköse, dijital mecralardaki bu eğilimin maneviyatı zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Karaköse, Ramazan’ın özünde oto kontrol, sadeleşme ve paylaşma bulunduğunu belirterek, sofraların elbette özenli olabileceğini ancak bunun bir gösteriye dönüş-memesi gerektiğini söyledi. “Bu görünme ve görülme isteği, maneviyatımızı bir dijital performansa dönüştürme riski taşıyor” diyen Karaköse, özellikle estetik ve kusursuz sunumlarla paylaşılan içeriklerin izleyenlerde kıyas duygusunu tetikleyebileceğini ifade etti.

YETERSİZLİK HİSSİNİ ARTIRIYOR

Sosyal medyada seçilmiş ve filtrelenmiş görüntülerle yapılan karşılaş-tırmaların yetersizlik, eksiklik ve ekonomik baskı hissini artırabileceğine dikkat çeken Karaköse, ev içi sorumluluğu yüksek bireylerde “yetişememe” duygusunun daha belirgin hale gelebildiğini kaydetti. Sürekli idealize edilmiş bir dindarlık vurgusunun ise özellikle mükemmeliyetçi kişilerde suçluluk ve yetersizlik hissine neden olacağını dile getirdi.

KIYASLAMA YAPMAYIN

Dini içeriklerin dozunda tüketildiğinde umut, sabır ve anlam duygusunu besleyebileceğini belirten Karaköse, belirleyici olanın sosyal medya ile kurulan bilinçli ilişki olduğunu vurguladı. “Kıyaslama yerine özşefkati, gösteriş yerine anlamı merkeze almak ve ekran süresini sınırlamak psikolojik açıdan daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır” ifadelerini kullandı.



#aktüel
#toplum
#ramazan