
Amerika ile ilk görüşen Çinli lider Mao, ilginç bir karakterdi. Kültür Devrimi, Çin'i tarım toplumundan başka bir yere taşımıştı. Hareketinin gerici unsurların yok edilmesi kılıfıyla yayılmasını sağlamıştı. Ama asıl amacı Çin Komünist Partisi'ndeki gücünü kaybetmesine engel olmaktı. Mao, devlet gazetesindeki yazılarıyla dönemin gençlerini kışkırttı; öğrencilere "gerici sembolleri yıkın, gerici kişileri yargılayın" diyordu. Çağrılar kitlesel histeriye yol açtı; öğretmenler, fabrika müdürleri, tarihî eserler yakıldı, yıkıldı, asıldı. Asıl hedef ise diğer komünist kadrolar ve entelektüellerdi. On yıl süren bu dehşet, Mao'nun sözlerini karşı çıkılamaz hale getirdi ve partide ona biat etmeyen herkes tasfiye edildi.
Çin'e ilk yaklaşan Nixon değildi, ABD'ye ilk yaklaşan Mao olmuştu. Mao, 1970'ten itibaren bir dizi açılım yaptı: Tienanmen Meydanı'ndaki geçit törenine Amerikalı bir gazeteciyi davet edip Nixon'ın ziyaretinden memnuniyet duyacağını söyledi. ABD o sırada Vietnam'da savaşıyordu, Çin de tam o günlerde Vietnam'a yardımlarını azaltmıştı.
Nixon, Temmuz 1971'de Kissinger'ı Çin'e gönderdi. Sonradan açıklanan zabıtlara göre Başbakan Cou En-lay, Kissinger'a "Siz Ba'sınız, Amerika Ba'dır" diyor. Ba, şu anda hâkim olan, fakat devrilmeye aday güç sahibi demek. 100 Yıllık Maraton yazarı Michael Pillsbury, yıllar sonra cümleyi tercüme eden Büyükelçi Ci Caocu'yu yakalıyor:
-Kissinger'a Ba'nın anlamını söylediniz mi?
-Hayır.
-Niçin?
-Üzülürdü.
Bu mesele, sonradan Tukidides Tuzağı denen şeyin ta kendisi haline geldi.
Nixon, Şubat 1972'de Çin'e gitti. Açıklanan görüşme tutanakları üzerine yazılan kitaplara göre görüşmenin mimarı da sürükleyicisi de Çin olmuş. Mao, Nixon'a Sovyetlere karşı akıl vermiş: "Avrupa, Türkiye, İran, Pakistan ve Japonya'nın katılımıyla Sovyet karşıtı bir kuşak kurulmalıdır" tavsiyesi veren Mao anlaşılan o ki “Yeşil Kuşak”ın teorisyeni imiş.
Bugünlerde ise Trump-Xi Jinping görüşmesiyle tüm gözler yeniden Çin'e çevrildi. 1972'den bu yana 54 yıl geçti; bu görüşmede ABD, Çin'in yeni Ba olduğunu kabul etmiş gibi görünüyor. Mao bir zamanlar ABD'nin küresel askerî üs ağını, Washington'ı tuzağa düşürecek "ABD emperyalizminin boynuna geçirilmiş ilmekler" olarak tanımlamıştı. Trump'ın 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi, Amerikan aşırı müdahalesinin gerçekliğini kabul etti: Çinli teorisyenlerin tespitiyle bu ilmeklerle "Amerika Birleşik Devletleri'nin Atlas gibi tüm dünya düzenini desteklediği günler sona erdi…”
Komünist Çin'in 1949'daki ilk işlerinden biri Doğu Türkistan'ı işgal etmek olmuştu. Soğuk Savaş ikliminde SSCB'ye karşı ABD'nin Çin ile yakınlaşması, bu işgallere sessiz kalmasına yol açtı. Mao Zedung’un 1949’da iktidara gelmesiyle başlayan ve 2049’da Çin’in dünya hegemonu olmasına giden süreci “100 Yıllık Maraton” isimli kitabında anlatan Michael Pillsbury’e göre Nixon görüşmesinden sonra bu maratonun önemli etaplarından birisi 1978'de yaşandı. Bu tarihten itibaren ekonomi birinci öncelik oldu. 1980'lerden itibaren Batılı firmalar Çin'de fabrikalar kurdu; Batı, Çin’in sağladığı imkanlar ve liberal politikalarla kârını maksimize ederken siyasetin de liberalleşeceğine inandı. Beklenen gerçekleşmediği gibi Çin ekonomisinin yatırımcısı Batı sermayesi oldu, Çin bu parayla ordusunu modernleştirdi.
Çin'de fikirler şöyle gelişiyordu: Devlet başkanı bir slogan atıyor, aydınlar yıllarca tartışıyor, sloganın altı yavaş yavaş doluyordu. Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (CICIR), Devlet Güvenlik Bakanlığının bir parçası kabul ediliyor; değerlendirmeleri Pekin liderliğinin stratejik düşüncesini hem yansıtıyor hem şekillendiriyor. Partinin teori dergisi Gerçeği Arayış da yayınlarıyla fikirleri yeniliyor. 2013'e kadar yalnızca kendi çevresiyle ilgilenen Çin, bu tarihten itibaren ABD'nin küresel hegemonyasını yıkıp kendisinin küresel hegemon olmak istediğini söylemeye başladı. Bu kurum ve yayınlar bu fikri epeydir tartışıyordu.
2000'li yıllarda Sovyetler'in yıkılmasıyla açılan boşluğu Çin doldurmaya başlamıştı bile. Kazakistan ve Türkmenistan'dan enerji alıyordu; bugün Türkmenistan ihracatının yüzde 70'i Çin'e. 2013'te Kuşak Yol projesinin ilanı, Amerika'ya bir bombanın piminin çekilmesi gibi geldi; çünkü Çin'in gözünü diktiği pazarlar ABD otoritesi altındaydı. 19. yüzyılda Avrupa, üretim fazlasıyla dünya pazarlarını nasıl ele geçirdiyse Çin de aynı yöntemi kullanıyordu. Bugün Çin, 150'den fazla ülkede faaliyet gösteren binlerce şirketi ve Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) ile dünyanın en büyük ticaret devleti konumunda.
Bu yazıyı hazırlarken Konuralp Ercilasun ve İskender Öksüz'ün notlarından çokça faydalandım. Bu özet tarihçe bile müthiş bir stratejinin devrede olduğunu 100 yıllık maratonun son evresine geldiğimizi gösteriyor. Yeni dünyaya hazır olmak istiyorsak Batı’yı, ABD’yi bildiğimiz kadar Çin’i de bilmek zorundayız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.