Delta Force ve küresel terör örgütü PKK ilişkisi (1)

04:0021/09/2015, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Bülent Orakoğlu

Bölücü küresel terör örgütünün, milliyetçi Kürtlerin iç dinamiklerinden mi oluştuğu, yoksa arka planda bu örgütü kurdurup, emperyalist amaçları için kullanan ve yöneten küresel bir gücün var olup olmadığı konusu, çeşitli platformlarda tartışıla gelen ancak günümüze kadar da gizemini koruyan önemli bir sorun olarak gündemimizi işgal etmektedir. Bölücü terör örgütünün hangi amaçlar için kim veya kimler tarafından kurulduğunun aydınlatılması, PKK terörünün çözümüne önemli katkı sağlayabilecek potansiyele

Bölücü küresel terör örgütünün, milliyetçi Kürtlerin iç dinamiklerinden mi oluştuğu, yoksa arka planda bu örgütü kurdurup, emperyalist amaçları için kullanan ve yöneten küresel bir gücün var olup olmadığı konusu, çeşitli platformlarda tartışıla gelen ancak günümüze kadar da gizemini koruyan önemli bir sorun olarak gündemimizi işgal etmektedir. Bölücü terör örgütünün hangi amaçlar için kim veya kimler tarafından kurulduğunun aydınlatılması, PKK terörünün çözümüne önemli katkı sağlayabilecek potansiyele sahip göründüğünden irdelenmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bu konuda CIA'nın 1 Mart 1988 tarihinde hazırladığı ''çok gizli'' dereceli rapor günümüze ışık tutacak mahiyette görünüyor. "Irak, Türkiye, İran Kürt Ayaklanmaları'' başlıklı 32 sayfalık raporun, stratejik özelliğini kaybetmiş büyük bir bölümü, Bilgi Edinme Yasası kapsamında 2002 Ocak ayında uluslararası kamuoyuna açıklandı. Raporda üç ülkedeki Kürt hareketlerinin kuruluşu, gelişimi ve geleceği hakkında analizler yer alıyor. Ancak raporun Irak ve İran bölümünde PKK'nın kuruluşu ve gelişimi detaylarıyla yer alırken, Türkiye'yi en çok ilgilendiren PKK'nın ortaya çıkışı ve gelişimini anlatan 3 sayfanın neden ''ABD'nin ulusal çıkarlarına aykırı'' görülüp tümünün karartılarak sansür edildiği, ABD'nin güvenilmez bir ülke olduğunu apaçık ortaya koyuyor. Rapor, aynı zamanda bir dönem, savunma, güvenlik ve istihbarat alanlarında üst düzeyde stratejik ortağımız ve halen NATO müttefikimiz olan ABD'nin küresel bir terör örgütü olan PKK ile ilişkisinin hangi boyutlarda olduğunu da deşifre etmesi bakımından terörle mücadelenin başarıya ulaşması açısından hayati önemi haiz görünüyor.

ABD, Almanya, İngiltere, İsrail, İran, Yunanistan ve Suriye'nin ulusal çıkarları adına yerli işbirlikçileri olan etki ve nüfuz ajanlarını da devreye sokarak, Türkiye'yi istikrarsızlaştırma adına terör örgütlerine verdikleri destek artık bir sır değil. Soğuk savaş döneminde örtülü olarak gerçekleştirilen siyasi, askeri ve lojistik destek ve algı operasyonları günümüzde, Türkiye'nin Suriyeleştirilmesi veya Iraklaştırılması adına açıkça yapılabiliyor.

Türkiye'de terör olaylarının arttığı bir ortamda, ABD'nin ilk kez PKK'nın Suriye kolu PYD'ye yardım ettiğini resmen açıklamak zorunda kalması bölücü terör örgütünün son dönemde çözüm sürecini asparagas bir sebepten neden bozduğunun da açık işaretlerini veriyor. Pentagon ve küresel terör örgütü PKK arasında gizli bir anlaşma yapıldığı neredeyse kesin gibi. Çözüm sürecinin bozulması kanton sisteminin, Türkiye'de pilot bölge seçilen Cizre başta olmak üzere 3 il ve13 ilçe HDP'li belediyelerinde uygulanarak bu bölgelerin Kobanileştirilmesi, Türkiye'nin Pentagon'a bağlı Özel Kuvvetleri savaş eğitmenleri nezaretinde, PKK/PYD unsurlarınca istikrarsızlık ve kaos yaratacak yeni strateji ve taktiklerle terör sarmalına alınması gizli anlaşmanın önemli maddeleri gibi gözüküyor. Bu kısır döngünün, ABD'nin Türkiye'den istediği tavizleri koparıncaya kadar devam ettirilmesi kararı da alındığı bilinen bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

ABD Savunma Bakanlığı, Pentagon'a bağlı özel kuvvetlerin ilk kez Suriye'ye girerek IŞİD'e karşı savaşta, PKK'nın Suriye uzantısı PYD'ye yardım ettiğini açıklamıştı. Amerikan NBC News kanalı, Savunma Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı haberde, ABD özel kuvvetlerinin IŞİD'e karşı savaşta PYD'ye yardım etmek için ilk kez Suriye'ye girdiklerini belirtti. Savunma Bakanlığı kaynakları, haberin ilk kez ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Lloyd Austin tarafından Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde açıklandığını duyurmuştu. Austin'in konuyla ilgili detay vermediğini belirten kaynaklar, ABD kara birliklerinin bölgede daha çok yardım ve danışma görevinde bulunduklarını, doğrudan çatışmalara girmediklerini ve çatışma alanlarından uzak, güvenli bölgelerde pozisyon aldıklarını ileri sürmüştü.

Delta Force, terörle mücadele alanında uzmanlaşan, ABD'nin en özel birliklerinden birisidir. 1977 yılında kurulan ekip Yeşil Bereliler veya Rangers gibi isimler almaktadır. Birleşik Devletler'in iki birincil anti-terörist biriminden biridir. Delta Force'un birincil görevi anti-terörizm, isyan karşıtlığı ve ulusal arabuluculuk operasyonlarıdır, buna rağmen birçok gizli görevi üstlenen fazlasıyla esnek bir teşkilattır, bu gizli görevler dahilinde rehine kurtarmak, baskın yapmak ve gizli düşman güçlerini ortadan kaldırmak bulunmaktadır.

ABD'lerinin Suriye'de IŞİD ile savaşma adına, Pentagon'a bağlı özel kuvvetlerini (Delta Force) PYD'ye yardım bahanesiyle, Suriye'de konuşlandırmasının oldukça şüpheli ve Türkiye'ye karşı hasmane bir duruma işaret ettiği açıktır. Delta Force birliklerinin PKK/PYD'ye yardım amacı ile Suriye topraklarına girişi Türkiye'den gizlendiyse durum daha da vahimdir. Zira ABD ve Almanya tarafından IŞİD ile mücadele çerçevesinde, PKK/PYD'ye verilen silah ve mühimmatların, PKK tarafından Türkiye'de terör amaçlı kullanıldığına dair önemli kanıt ve güçlü şüphe bulunmaktadır. (Devam edeceğiz)
#Delta Force
#küresel terör örgütü
#PKK