Yazarlar Deccalın öncü kuvveti sahte mehdiler

Deccalın öncü kuvveti sahte mehdiler

Faruk Beşer
Faruk Beşer Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Fiten haberleri diye bilinen ve gayptan haber veren hadisleri inceleyenler bunların bir kısmını tarihte çeşitli fırkaların kendilerini haklı çıkarmak için uydurduklarını bilirler. Mehdi beklentisini en önemli akide meselelerinden biri yapan Şia’da da bu rivayetler önemli bir zenginliğe sahiptir. Bir kurtarıcıya ve gizemli ve olağanüstü olana karşı İnsanlardaki merakı da buna eklediğimizde karşımıza çok büyük ve ayıklanması zor bir edebiyat çıkar.

Dikkat edilecek bir husus da şudur: Müslümanların cihad ruhu ile çalıştıkları ve ötekine karşı güçlü ve galip oldukları dönemlerde Mehdi söylemi zayıflar ve gündemden düşer. Aksi zamanlarda güç kazanır. Büyücülük de böyledir. Tarihte hep sahih dindarlıkla ters orantılı olarak artmış ya da eksilmiştir.

Şimdi böyle haberlerin en önemlilerinden biri olan Mehdi meselesine gelelim. Ama önce zihnimizi şöyle bir yoklayalım; tarih boyunca yüzlerce belki binlerce mehdi çıkmıştır ve istisnasız hepsi İslam ümmetinin bağrında yeni yeni yaralar açmaktan, fitneye fesada ve parçalanmışlığa sebep olmaktan başka hiçbir işe yaramamıştır.

İlgili hadis edebiyatında anlatılan belirti ve özelliklere en uygun olan mehdinin Mekke’de on altı gün boyunca yaptıklarına, 1979’da bendeniz bizzat şahit oldum. Sanırım Mehdi için sayılan özellikleri onun kadar kendisinde toplayan bir başka mehdi çıkmamıştır. Nitekim Mehdi’nin özelliklerinden biri de Kâbe’de, Makam-ı İbrahim’le Mültezem arasında çıkıp mehdiliğini orada ilan etmesidir. O da öyle yaptı, ama geride maddi ve manevi yıkımdan başka bir şey bırakmadı.

Burada tabii ki bütünüyle mehdilik tarihine giremeyiz, ama şu kadarını söyleyelim: son asırda Pakistan’daki Kadiyanîlik hareketi Mehdilikle başladı ve bilahare vahiy aldığını da söyleyerek peygamberlik iddiasıyla devam etti. Şu anda dünyanın çeşitli ülkelerinde on beş milyona yakın bağlısı var. Halen İngilizler tarafından desteklenen televizyonları ve her türlü medya araçları mevcut. İslam uleması ise ittifakla artık müslüman olmadıklarını söylüyor.

Akıl hastası raporu verilen bir zırcahilin sadece mehdiliği değil, Mehdi, İmam, Halife, Resul (Mihr) gibi manevi otoritesi olan bütün değerleri kendisinde topladığını iddia ederek binlerce kişiyi yoldan çıkardığını gördük, bendeniz kendisiyle televizyonda canlı yayında bizzat tartışma şerefini (!) elde ettim. Hamdolsun, daha büyüğünü iddia etmeye fırsat bulamadan öldü gitti, ama ona verilen pastayı kaybetmek istemeyen takipçileri bu işi sürdürmeye çalışıyor, onlar da memurluktan artırdıkları harçlıklarıyla televizyon kurdular.

İsrail tarafından açıkça desteklenen ve onların verdikleri paralarla kurdukları televizyonlarında milletin gözünün içine baka baka kedicikleriyle oynaşan, işret hayatı yaşayan bir başka mehdi de şimdilik gaybubet yaşıyor.

Panteizmde olduğu gibi Allah eşyadaki enerjiden ibarettir diyen ve yine hatırı sayılır bir huri repertuarı bulunan bir başkası Amerika’da emrine verilen malikanesinde kendisine yazdırılan yüzlerce kitabıyla, ülkemizdeki binlerce insanın akidesini bozmaya devam ediyor.

Yine Amerika’daki bir peygamberin bizdeki beceriksiz takipçisi olarak 19 fitnesine tutunup yüzlerce gencin imanını çalan bir başka raporlunun yaptıkları ve yapmakta oldukları ortada. Benim hocam olan merhum babası bizzat bu fakire, “mürted oldu, ona bir yardımınız olamaz mı?” diye söyleyip, oğlu ateşe düşen bir babanın çırpınışlarıyla adeta imdat dilediğini daha önce yazmıştım.

Bu tür apokrif mehdi hareketlerinde dikkat çeken hususlar şunlardır:

Kahir ekseriyetinde şizofrenik bir başlangıçla megalomanlığa terfi eden bir seyir vardır. Böyle bir durum başladıktan sonra onu besleyip büyümesine destek olan şeytanlar ve küresel güçler devreye girer. Bu istidadı gördükleri kimselere lojistik destek sağlar ve onlar aracılığı ile hedef ülkelerin inanç bütünlüğünü parçalar, zayıflatır ve sömürürler. Bu konuda en başarılı millet İngilizlerdir. Sör Ahmet Han’dan Kadiyanî’ye kadar en etkili örnekleri onlar üretmişlerdir. Amerika ve diğer Batılı ülkeler, hatta İsrail bile bu işi onlardan öğreniyor. Böylelerini taltif ederler, hiç bilgisi olmayanlarına bile onlarca kitap yazdırılır, sonunda da Amerika’da özel imkânlarla beslerler.

Cüheyman’ı hariç tutarsak mehdilerin çoğu, halkı İslam’ın ana kaynaklarından doğrudan bilgi alamayan Pakistan, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerde çıkar. İnanıp peşlerine takılanlar da dini bilgisi olmayan, duyguları akıllarına galip cahil avamdır.

Şimdi sıra asıl Mehdiye geldi.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.