
Biliyorsunuz her yılın sonunda geleneklerime bağlı kalarak geçen yılın gayrı ciddi tarihine dair bir döküm çıkartıyorum. Bunu, bu yıl üçüncü kez yapacağım. Yanlış bilmiyorsam, hayatım adına bir rekor bu, bir şeyi hiç bu kadar istikrarlı yapmamıştım. Dile kolay, bir işi üç yıldır aksatmadan yapıyorum. Buna uzun uzun hayret edebilirim, ama köşemi şaşkınlıklarımla doldurmak istemiyorum, sadede geliyorum. İşte günlüğümden alınmış konu başlıklarıyla 2007 yılının gayrı ciddi tarihi başlıyor:
3 Ocak... Geçen yıldan daha düzenli bir yıl geçirebilmek için çalışma odamı derleyip toplamaya karar verdim. 17 saatlik bir uğraştan sonra masamın üstündeki yığının yarısını tasfiye ettim. Bu arada virgülle beslenen garip bir canlı türü keşfettim, yazım kılavuzunun içine ailece yerleşmişlerdi.
21 Ocak... Sabah saatlerinde kapıya çelik tencere seti satan bir pazarlamacı geldi. Ağzından çıkan üçüncü kelimeden sonra konuşmasına izin vermedim, ama o beni uzun uzun dinlemek zorunda kaldım. Sonunda hiç tencere almadım, ama pazarlamacıya bozuk elektrik süpürgesini satmayı başardım.
7 Şubat... Sanırım okuduğum bir köşe yazısı midemi bozdu. Ne okuduysam çıkardım.
14 Şubat... Bugünün tarihini tahminen yazdım. Aslında hangi günde olduğumu bilmiyorum. Kurmayı unuttuğum için evdeki takvim durmuş.
9 Mart... Posta kutumdan küçük çilli bir kurbağa çıktı. Öyle zannediyorum ki su faturasıyla birlikte gelmiş.
22 Mart... Bütün gün kendime şu soruyu sordum: Fakir bir kız sevmedim, babam fabrikatör de değildi, öyleyse ben Hulusi Kentmen''i neden özlüyorum?
10 Nisan... Virgül yiyen canlı hızla üredi, çalışma odamın büyük bir kısmını istimlak edip sitelerini kurdular. Onlarla baş edebileceğimi sanmıyorum, mecburen önerdikleri centilmenlik anlaşmasını imzaladım. Artık evdeki bütün virgüller onların. Kısa cümlelerle yazmaya çalışacağım.
29 Nisan... Gece yarısına doğru izlediğim gerilim filminden sıkıldım ve kanalı değiştirmek için kumandayı elime aldım. O sırada kayınvalidesini öldüren adamı 28. katın balkonundan aşağıya sarkıtmakta olan Mel Gibson birden bana dönüp bağırdı: Kurcalama şunu! İnsan katiller için bile üzülebiliyor yahu, o ne yürek paralayıcı feryattı öyle!
30 Nisan... Bugün işe giderken yoldan geçen bir bayanın uyarısıyla iki farklı ayakkabı teki giydiğimi fark ettim. Biri siyah, biri kahverengi... Hemen eve döndüm. Baktım ki ben aslında çoraplarımı farklı renklerde giymişim, üstüne de mecburen onlara uygun renklerde ayakkabılar seçmişim. Evet, biri siyah, diğeri kahverengi...
4 Mart... Bugün tuhaf bir internet sitesinde tüylerimi diken diken eden bir komplo teorisi okudum. Söylenene göre gizli ajanlar görev yaptıkları ülkede yayınlanan gazetelerin bulmacalarındaki siyah karelerle birbirlerine mesaj kodluyorlarmış. Çengel bulmacanın gözünü seveyim!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.