Bize küçülmeyi dayatanlar bugün bölünüyor

04:0026/06/2016, Pazar
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

Serbest dolaşım, serbest ticaret, serbest sermaye hareketleri için sürekli kendi aralarında entegrasyonlara gittiler.



Yok gümrük birliği, yok serbest ticaret anlaşması diyerek sürekli birlikler kurdular.



Kendi aralarındaki tarihsel kavgaları ortak çıkarları için unuttular.



En son

Avrupa Birliği

adı altında neredeyse tek bir devlet olarak karşımıza çıktılar.



Aslında Avrupa Birliği'nin örnek aldığı modellerden biri de Amerika Birleşik Devletleri'ydi. Öyle ya, 50 eyaletli tek bir devlet kurmuştu Amerikalılar ve bu tek bir devlet ile dünyanın jandarmalığına soyunmuşlardı.



Batı kendisi için entegrasyon derken “mağlup ettiği” doğuya dahası bölgemize başka bir model önerdi. O model, sürekli küçülmeyi öneren bir modeldi.


Osmanlı'nın çökertilmesinden sonra bölgemizde irili ufaklı onlarca devlet kuruldu. Yetinmediler o devletlerin içerisinde birçok

etnik köken, din ve mezhep

odaklarını hep diri tuttular.



Osmanlı coğrafyasında kurulan onlarca devleti de kendi içinde sürekli çatışmaya sevk ettiler. (Türkiye tarihine baksak bile bunu görüyoruz.)



Somut örneklerle gidelim. Kurtuluş Savaşı'nı verip de Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğumuzda yani bir ulus devlet inşa ettiğimizde “Kürt sorunu” ve “Alevi sorunu” gibi sorunları içimizde hep yaşar bulduk.



Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan, Libya gibi devletler kuruldu 1. Dünya Savaşı'ndan sonra. Ve bu devletlerin içindeki etkin, mezhebi odaklar hep diri tutuldu.



Sonuçta, coğrafyamıza batı tarafından dayatılan “

küçük devletler modeli

”ydi. Ve dahası bu küçük devletler de kendi içinde hep

daha da küçük devletçik

talebiyle hareketlenen etnik, mezhebi guruplarla mücadele etmek durumunda kaldı.



Bugün Avrupa Birliği çatırdıyor. Avrupa Birliği'nde ayrılık zamanı.



Avrupa Birliği'nde Amerika'nın ajanı ve “şantajcı” olarak bilinen İngiltere'nin bu kez şantaj yapmadığı ortaya çıktı. Zaten Euro birliğine karşıydı. Zaten bir takım imtiyazları vardı. Ama

Birleşik Krallık olarak artık Avrupa Birliği'nde değiller.


Şimdi başa dönelim. Bizim coğrafyamıza sürekli bölünmeyi, küçülmeyi, küçük küçük devletler kurmayı öneren batı, bu kez kendi içinde bölünme yaşıyor, yaşayacak.



Dahası bugün artık “Birleşik Krallığın da tek bir devlet olarak yaşama şansı kaldı mı” sorusunu sormak gerekiyor. Zira İskoçya ve Galler geleceklerini Birleşik Krallık'ta görmüyor artık.



Milliyetçilikleri körüklediler yetinmediler… Etnik milliyetçilikleri körüklediler yetinmediler. Nihayetinde mikro milliyetçilikleri körükleyip, neredeyse Ortadoğu'yu şehir şehir, kasaba kasaba bölmeye kalkıştılar… Aslında başardılar da!



Bu bölme sürecinde milyonlarca insan hayatını kaybetti, milyonlarcası yerinden yurdundan oldu.



Bu kez bu zihniyetin merkezinde “çatırdama” var.



Görünen o ki sadece Birleşik Krallık'ta değil artık Avrupa Birliği'nin diğer ülkelerinde de “ayrılma fikri” çok daha gündemde olacak.



Etme bulma dünyası mı demeli..?



Uzun bacaklı Edward mı William Wallace mi?

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma sürecinin ikinci aşamasına geçildiğinde çok daha başka şeyler göreceğiz. Bunların başında da

İskoçya ve Galler

'in

Büyük Britanya Krallığı

içinde kalıp kalmayacağıdır. Yani kavga bu kez

“Uzun bacaklı Edward ile William Wallace

arasında yaşanacak” dersek hata yapmış olmayız. Zira, İngiliz birliğini korumak için Londra'nın Edinburg'a, Cardiff'e ne söyleyeceği ne teklif edeceği önemlidir. Ya da İskoçların, Gallerlilerin Avrupa Birliği'nde kalma yönündeki talepleri İngiltere'den ayrılmaları için yeterli gerekçe midir?



Yani İskoçlar, “Biz Avrupa Birliği'nde kalmak istiyoruz. Bu nedenle de İngiltere'den ayrılıyoruz” dediklerinde hiçbir çatışma, olmadan bu talep gerçekleşecek midir?



Hiç sanmam!



Coğrafyamıza bölünmeyi önerenler bugün kendileri bölünmekle karşı karşıya.



Bekleyip görelim daha neler olacak.



Braveheart (Cesur Yürek)

İngiliz Kralı Edward, William Wallace'nin memleketi İskoçya'yı 13. Yüzyıl'ın sonlarında işgal eder. Yakıp yıkar. Wallace de Kral Edward'dan öcünü alır. Wallace sonunda yakalanır. Özür dilemesi ve krala itaat etmesi karşılığında idamdan kurtulacağı söylenir. Ama o, “özgürlük” diye haykırır.




#Serbest dolaşım
#Avrupa birliği
#Cesur Yürek