Nerede "Tayyibizm", nerede "And"?

00:007/01/2014, Salı
G: 11/09/2019, Çarşamba
Mehmet Metiner

Ahmet Hakan Coşkun her zamanki gibi coşmuş...Coşmasına bir diyeceğim yok, ama eski arkadaşları ve abileri üzerinden bel altı vuruşlar yaparak itibar kazanabileceğine inanıyorsa varsın yoluna devam etsin...Kendisinin artık hiçbir kutsalı kalmamışsa bu onun sorunu, ama bizim kutsallarımız ve ideallerimiz yerli yerinde duruyor çok şükür...Sözlerimi en iyi anlayabilecek kişilerden biri Ahmet Hakan"dır elbet.Uhud harbine göndermede bulunduktan sonra yaptığım açıklamalardan "kişi tapınmacılığı" gibi çok

Ahmet Hakan Coşkun her zamanki gibi coşmuş...

Coşmasına bir diyeceğim yok, ama eski arkadaşları ve abileri üzerinden bel altı vuruşlar yaparak itibar kazanabileceğine inanıyorsa varsın yoluna devam etsin...

Kendisinin artık hiçbir kutsalı kalmamışsa bu onun sorunu, ama bizim kutsallarımız ve ideallerimiz yerli yerinde duruyor çok şükür...

Sözlerimi en iyi anlayabilecek kişilerden biri Ahmet Hakan"dır elbet.

Uhud harbine göndermede bulunduktan sonra yaptığım açıklamalardan "kişi tapınmacılığı" gibi çok çirkin ve şirk ürünü bir anlayışa kapılandığımızı iddia edecek kadar işi ileriye götürmesine doğrusu dostluk adına anlam veremedim.

Evet, dostluk diyorum, çünkü bugüne kadar kendisine hiç yanlışım olmadı.

O eski günlerimizin hatırına bir abisi olarak hiçbir zaman suçlamalarda bulunmadım.

Benim bu sözlerimi en iyi anlayabilecek biri olmasına rağmen görünen o ki bir yerlere şirin görünmek adına bilerek çarpıtma yoluna gidiyorsa orada artık iyi niyet görmem.

"Kemalizm"i bitiren Mehmet Metiner, şimdi Tayyibizmi başlatmıştır. Ata"sını bulan Metiner, bakalım İsmet Paşa"sını da bulacak mı?" türünden vıcık vıcık düzeysizlik kokan ve en önemlisi de sözlerimi bağlamından kopartarak çarpıtan laflar edebiliyorsa varsın yoluna devam etsin...

Yazısının başlığına çektiği, "Mehmet Metiner Andımız"ı okuyor" lafı da hem Mehmet Metiner"in anlayışına çok büyük bir saygısızlık, hem de gerçeği özünden boşaltıp takdim etme yanlışlığı...

Yazısının içine yerleştirdiği "Ulu Önder Tayyip Erdoğan" türü yakıştırmalar da işte bu anlayışın bir ürünü...

Ahmet Hakan"ın sorunu, kafasında oluşturduğu şablona herkesi oturtma sorunudur.

Önce bir şablon oluşturuyor ve kimi sözleri de o şablonun içine oturtarak haksız suçlamalarda bulunuyor.

Özellikle de bunu o eski mahallesindeki itibarlı arkadaşlarına ve abilerine yapıyor...

Çok net bir biçimde şunu söyleyeyim:

Sözlerimin sonuna kadar arkasındayım.

O birilerine karşı savunmaya geçmek gibi bir adetim de yok.

Ne demişmişsem odur.

Ama önce ne dediğim anlaşılsın istiyorum.

Kaç zamandır o malum güç odakları Başbakanımıza yönelik bir algı operasyonu yapıyorlar.

Sadece Başbakanımıza mı?

Hayır! Onu yürekten seven ve ona yürekten bağlı olan herkese karşı son derece çirkin bir kampanya yürütüyorlar.

Dedikleri şu:

"Ak Partililer körü körüne Erdoğan"a bağlıdırlar. Koşulsuz bağlılık onların gözünü kör etmiş. Biat eder gibi Erdoğan"ın izinden gidiyorlar."

Liderimize olan yürekten bağlılığımızı o birileri yok etmeye yönelmiş bulunuyor.

O birilerine son zamanlarda dini kisveli bazı şahıs ve gruplar da katılmış bulunuyor.

Onlardan birinin açık açık bizlerin Erdoğan"a taptığımızı söyleyecek kadar işi düzeysizleştirmesine elbette verilecek cevabımız olmalıydı.

Aynada gördükleri kendilerini biz sanan o zihniyet sahiplerine inancımızı ve edebimizi kuşanarak vereceğimiz cevaplar var elbette.

Benim söylediklerim de bu çerçevededir.

"Kişi tapınmacılığı" semtimize dahi uğrayamaz.

Ama liderimize duyduğumuz o gönülden bağlılığı hiç kimsenin, hele o malum güç odaklarının sarsmasına da izin vermeyiz.

Varsın o birileri ne derse desin!

"Biatçı" veya "kişiye tapınmacı" suçlamalarını bilerek getirerek Başbakanımıza duyduğumuz o gönülden bağlılığı ortadan kaldıracaklarını düşünüyorlarsa boşuna diyorum...

Biz Tayyipçi değiliz, ama Tayyip Erdoğan"a sonuna kadar bağlıyız.

Çünkü o bizim ideallerimizin taşıyıcı lideridir.

Biz Tayyip Erdoğan"a ideallerimizin bayrağını göndere çektiği için bağlıyız.

Birileri liderimizi itibarsızlaştırarak siyaseten yok etmeye yönelecek!

"Diktatör", "despot", "faşist" gibi edepsizce lafların arkasına sığınarak sistematik bir karalama kampanyasına girişecek!

Liderimizle olan gönül bağımızı kopartmak için de, "biat", "körü körüne itaat" "ve "Tayyipçilik" gibi çirkin laflar edecek!

Biz de bu tuzağa düşeceğiz öyle mi?

Herkes şunu bilsin ki, Tayyip Erdoğan bizim davamızın lideridir.

Liderimizi bitirmeyi amaçlayan bir kavgada ölümüne liderimizin arkasında dururuz.

Çünkü onun şahsında neyin bitirilmek istendiğinin farkındayız.

O birileri bize biatçı diyecek diye pısmayız.

Tam tersine gururla şunu deriz:

Biat ise biat, itaat ise itaat!

Kendi içimizde her türlü tartışmayı yaparız, varsa yanlışlarımız düzeltmek için eleştirilerimizi getiririz, ama zinhar liderimizi o birilerinin hoşuna gitsin diye tartışma konusu yapmayız, liderimize ihanet etmeyiz!

Uhud harbini işte bu yüzden örnek olarak gösterdim Ahmet Hakan, sen çok iyi anlayasın diye...

Ne olmuştu Uhud"da?

"Muhammed öldürüldü" yalanını yaymışlardı.

Bunun üzerine çokları geldikleri yere geri dönmüşlerdi.

O Peygamberimize gönülden ve sadakatle bağlı olan arkadaşları ölümüne arkasında durmuşlardı.

Bunu söyledim diye o birileri Peygamberimiz ile Erdoğan"ı bir tuttuğum gibi saygısız ve düzeysiz benzetmelerde bulunuyorlar.

O birileri, "Ben biatçı bir kulum, demokrasi de neymiş!" dediğimi söylemeye başladılar.

İşleri güçleri yalan ve çarpıtma...

"Tayyibizm" diyen Ahmet Hakan gibileri de Allah"a havale ediyorum.

Peygamberimizin vefatı üzerine Hz. Ömer şoka girer. "Kim Muhammed öldü derse kellesini alırım" der. Hz. Ebubekir bunun üzerine şöyle der: "Kim ki Muhammed"e tapıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür. Kim ki Allah"a tapıyorsa bilsin ki Allah bakidir."

İşte biz bu anlayış üzreyiz...

Biatımız da, itaatımız da bu anlayış temelindedir...

Meydanlarda "Baki Allah" diyen o büyük liderimizin arkasında durmaktan o yüzden şeref duyuyoruz.

Ey Ahmet Hakan bilesin ki Tayyip Erdoğan Mehmet Metinerlerin Atatürk"ü değildir. O yüzden İsmet İnönülerimiz de olmayacak bizim.

Ey Ahmet Hakan o eskinin hatırına dilini kullanırken incitme!