
Şöyle ağız tadı ile bir “bahar yazısı” yazamadık. Zihnime şu modası geçmiş şarkı takılıyor: “Güz gülleri gibiyiz / Hiç bahar yaşamadık”.
Öyledir ama baharı yaşamak için kışı görmek lazım. Biz kış görmedik ki, kar bile yağmadı. Öyle işte, bir küskün-bir barışık geçip gitti.
“Mevsimler değişiyor” deniyor.
Bu gidişle ilkokul sınıflarında duvara asılan meşhur “mevsim şeridi” de çöpe atılacak.
Belki atılmalıdır da. Neden? Nedeni var mı, biz artık karakışta hıyar, domates yemiyor muyuz? Evet ama bu kafayı değiştirmek lazım. Ninelerimizin takvimini kullanamayız. Kırlangıç fırtınası, koç katımı, Mart dokuzu, April beşi falan, bunlar folklorik, tarih öncesi olmuş şeyler.
İyi, güzel de; biz baharın geldiğini apartmanlardan, pet şişelerden, yeni araba modellerinden, vitrinlerden, televizyondan mı öğreneceğiz.
Öncekileri bilmem ama son iki husus doğrudur. Biz artık, yani memleketin tamamı. Kemalettin Kamu''nun “Bingöl Çobanları” şiirinde anlattığı çocuklardan değiliz. Şair ne diyordu:
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Hergün aynı pınardan doldurup destimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini
Artık Bingöl Çobanları''nın da yanlarında radyo var, evlerinde televizyon.
Bu, şu demeye getiriyorum: Baharın geldiğini bir tomurcuğu her gün gözleyerek bir gün patlayıp yeşilini güneşe ve bize gösterdiğini bilemeyeceğiz. Neden? Vaktimiz yok, tomurcuğa bakacak halimiz yok, tomurcukla aramızda iletişim yok.
Tomurcuk, rüzgar, ağaç, kuş, toprak, bulut, yağmur vesaire ile iletişimimiz kesilmiştir. Artık birbirimizin dilinden anlamıyoruz.
Korkunç.
Çiçek açmış bir şeftali dalına trene bakar gibi yaban yaban bakan bir çocuk insana dehşet veriyor.
Veriyor çünkü etrafımız bir dehşet çemberi ile kuşatılmış durumda.
Bizi dünyadan, hayattan haberdar eden kaynaklar sürekli patlayan bombalardan, parçalanmış cesetlerden, sağa sola koşuşan sığınacak bir yer arayan insanlardan, top ve tüfek namlularından, yanan binalardan, siren çalarak giden ambulanslardan, aranıp da bulunamayan kandan veya kan gölüne dönüşmüş bir pazar yerinden, futbol oynayan çocukların arasında kendisini patlatan intihar bombacılarından, tehditten, işkenceden, gözyaşından bahsedip duruyor.
Bunlar arasında papatyanın, bülbülün, lâle bayramının ne anlamı kalıyor? Baharın ne anlamı kalıyor?
Guatemala''da bir helikopter düşse, iki ölü bir yaralı olsa haberimiz oluyor. Çünkü TV kanalları dış yayınlardan o görüntüleri almış, helikopterin düşme ânını yakalamıştır.
Bu görüntü dururken çiçekten, böcekten bahsetmenin ne âlemi var.
Bütün bunları düşünerek yolumuzun üzerindeki Köprülü Kütüphanesi''nin bahçesine giriyorum. Bu yapı bildiğiniz gibi Sultanahmet-Topkapı Tramvay yolu üzerinde, sol cenahta küçümen bir binadır. Süleymaniye Kütüphanesi''ne bağlı, içinde sadece yazma eserler var, bu açıdan müşterisi pek az.
Bina çepeçevre ortancalar ile kuşatılmış. Yakında bunlar mavi-beyaz-mor-ebrulî salkımlardan oluşan koca çiçeklerini açarak orayı bayram yerine çevirirler. Ben şimdilik çimenler arasındaki bodur papatyalarla konuşuyorum.
- Demek bahar geldi ve açıverdiniz.
- Ya! Şükür kavuşturana.
Eskilerin dilinde “Bahara çıkmak” diye bir tabir vardsır. Kıştan, kardan, yokluktan, kıtlıktan, soğuktan, hastalıktan kurtulup selamete kavuşmaktır bu. İnsan için de, hayvan için de kullanılır.
Ben de bu yıl bahara çıktım be! Onca dehşet havadisinin arasından, mânası kalmayan mevsim şeridinin yanından, asfaltlardan, naylonlardan, vitrinlerden, ekranlardan geçerek (Bir masal kahramanı gibi) bahara, papatyalara kavuştum.
Ne mutlu papatyaları görenlere. İnsan olduğumuzu, bahara kavuştuğumuzu, diğer insanları, arıları, kuşları, hasılı dünyada olduğumuzu yaşayıp gittiğimizi, bütün bunlara şükrettiğimizi böylece kavrıyoruz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.