|
Köprü

Bir Yusufçuğun şeffaf kanadı üzerinde oturuyorum desem.

Bu bir mecazdır.

Mecazla hakikat arasında bir köprü vardır. Onu bilemedik lâkin şunu öğrenmek istedik. Biz ki şeddadi binalarda ikamet ederiz; sen nasıl olur da...

Ha! Şu! Bir böceğin şeffaf kanadına ev kurdun.

Doğru, evim üfürseniz yıkılacak bir evdir. Görmez misiniz ki bu deni dünyaya dahil değildir. Bugün Yusufçuğun kanadında yarın dost örümceğin ağındadır.

Bütün bunlar eskilerin masalları, bize bugün için bir şey söyle, bir vaad. Açıkçası korkuyoruz. Yeraltına iniyoruz, sığınaklara. Beton ve çeliğe bağlanıyoruz, bir de maskelere.

Sizi anlıyorum, siz kıyamet kopunca ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. En iyisi ben size bir kıyamet provası yapayım. Bir bomba, iki bomba, üç bomba. Neden yaptınız bu kadar bomba? Patlat, patlat bitmiyor. Denizler kabarıyor, fırtına dinmiyor. Dağlar yürüyor, ufuk kayboluyor.

Âlem kül altında kalıyor.

Yanardağların gürleyen sesi kesildiğinde, yıldızlar gökyüzündeki yerlerini yeniden aldığında, bulutlar belirip yağmur ince ince yağdığında.

Bir bayır gülü külün altından yavaşça doğrulacak. Patlamaya hazır tomurcuğunu patlatacak.

Bu ne demek?

Şu: Kalkın ey yaratılmışlar, kalkın da etrafınıza bakın.

Şaşkın insan elini yüzüne kapayacak ve pişmanlıkla.

Artık böyle şeddadi binalar yapmayacak. Yanından geçen kelebeğe selâm verip kardeşini kucaklayacak.

Alnında toplanan ter toprağa düştüğünde bereket fışkıracak.

O da üfürsen yıkılacak evler yapıp sürekli Hakk’a yalvaracak:

İlâhî bizi affeyle, doğru yoldan ayırma, ancak Senden yardım ister, Sana sığınırız, biz kendimize zulmettik. Yeryüzü bizimdir dedik, kibirli kibirli dolaştık. Değil birbirimize, kundaktaki bebeğe bile acımadık. Bizim yerimiz herhâlde cehennemdir. Ve mutlaka.

Ama sen pişman olanların pişmanlığını kabul eder, günahlarını affedersin. Mal da senin mülk de senin. Yerlerin göklerin sahibi sensin.

Bizi bir Yusufçuğun şeffaf kanatlarında oturanlardan eyle.

Mecazla hakikat arasındaki köprüden sağlıkla geçmeyi nasip eyle.

#Aktüel
#Edebiyat
#Mustafa Kutlu
1 ay önce
Köprü
Rabbine hasım kesilen insan!
Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti
Belirsizlik ‘algılamayı’ öldürür
Reisi’nin manidar ölümü
İran bu sancılı günleri nasıl atlatacak?