
Mertlik günümüzün iş ve siyaset hayatının da olmazsa olmazlarındandır. Her ne kadar hem iş hem de siyaset hayatında kaypakların daha başarılı olduğu gibi bir izlenim varsa da, vahim bir hatadır bu.
Anadolu bilge kaynıyor, haberimiz yok! Bayburtlu Hicranî''yi duymuş muydunuz? Mezar taşına “Öyle bir Dilbere olmuşum meftûn / Şirin''siz Ferhat''ım, Leylâ''sız Mecnûn” diye yazdıran bu derin âşık, duyuş ve söyleyişiyle sadece memleketi Bayburt''u değil bütün ülkeyi düşündürüyor, hüzünlendiriyor, neşelendiriyor. Yirminci yüzyılın üçte ikisini kaplayan hayatı (1908-1969) hep sıkıntı içinde geçmiş olsa da, metanet ve mertliğinden hiç taviz vermiyor. Önce maddî durumunu sıkılmadan tasvir ediyor:
Arzum yok zenginin baklavasında
Aslım arpa aşı içenlerdeniz
Ne börek ne çörek ne tavasında
İğne iplik ile uçanlardanız
Yoksul da olsa, maneviyatı sağlamdır. Ülkesi üzerinde hesabı olanlara net mesaj verir:
Türklük ne demektir Türk oğlu Türk''üz
Her kelam vasf etmez yazamaz bizi
Her tüccar alamaz mücevher yüküz
Yüz bin sarraf olsa bozamaz bizi
Hicranî bu ifadelerinde yalnız değildir. Kendisinden yaşça biraz küçük olan Şavşatlı Deryamî (1926-1987) de kimi aydın, bürokrat veya işadamları için aynı telden çalıyor:
İçi başka dışı başka olanlar
Ne kâfirim dedi ne Türk''üm dedi
Kara borsa seven kara yılanlar
Ne vatanım dedi ne mülküm dedi
Dikkat ederseniz, şair burada kâfirlik ile Müslümanlık arasında değil de, kâfirlikle Türklük arasında zıtlık kuruyor. Bu ne demektir? Türk eşittir Müslüman demektir. Yüz yıl öncesine kadar bir Avrupalı Müslüman oldu mu, “Türk oldu!” derlerdi. Aynı vakaya bir de Malezya''da tanık olmuştum. Bir Çinli, Müslüman olunca, “Maley oldu!” diyorlardı.
Halk şiirinde en çok tekrarlanan temaların başında mertlik gelir. Mert insan, güvenli bir limandır; sırtınızı verebileceğiniz çınar ağacıdır. Çıldırlı Âşık Şenlik (1850-1913) bir şiirinde mert-namert karşıtlığını şöyle resmediyor:
Bir kez gönül sana itimat etse
Biliynen ki onun zatı yahşıdı
Namert leyli nahar piloy yedirse
Merdin guru möhübbeti yahşıdı
Namert size gece gündüz pilav bile yedirse, merdin kuru muhabbeti ondan iyidir. Namertlik o kadar tiksindiricidir ki, başka bir şaire “Geçme namert köprüsünden ko aparsın su seni!” dedirtmiştir. Veya “Yatma tilki gölgesinde ko yesin aslan seni!”
Bugün size özellikle tanıtmak istediğim Bayburtlu Hicranî de mertlik ve hakiki dostluk hususunda çok titizdir:
Ağyar sâkîsinin bal şerbetinden
Muhibb-i sâdıkın sözü şirindir
Kal ehli olanın nasihatinden
Bir ehl-i tarîkin izi şirindir.
Asaletsiz beyin idaresinden
Bağbansız bahçenin gülzâresinden
Muhannet olanın dil yâresinden
Mert yiğidin elbet gürzü şirindir
Mertlik günümüzün iş ve siyaset hayatının da olmazsa olmazlarındandır. Her ne kadar hem iş hem de (özellikle!) siyaset hayatında kaypakların daha başarılı olduğu gibi bir izlenim varsa da, vahim bir hatadır bu. Namert ve kaypaklar kısa vadeli zaferler kazanabilirler. Fakat iş ve siyaset dünyasının büyük zaferleri mertlik damgası taşır. Ciddi yönetim düşünürleri, kişinin siyaset ve iş hayatında “ruhunu şeytana satmadan da kazanabileceğini” söylüyorlar. Her iki alanda da ancak ilkeli olanlar başarıya ulaşır. İşte birkaç temel ilke:
n Mert insanlarla ittifak edin. Kısa vadede bazen daha kazançlı gözükse de, mertlik, dostluk, cömertlik gibi temel değerlerinizi küçümseyenlerle fazla oturup kalkmayın, ilişkilerinizde mesafeli durun. Hangi kademede olurlarsa olsunlar, mert insanların kadrini bilin. Namert dostunuz olacağına, mert düşmanınız olsun!
Mert elinden sille yedim gam değil
Namerdin dilinden kem-yâremiz var
Ben merdi hoş dedim felek namerdi
Düştük bir davaya mahkememiz var
(Hicranî)
Nuh''un gemisine bühtan edenler
Yelken açıp yel kadrini ne bilir
O Süleyman kuş dilini bilirdi
Her Süleyman dil kadrini ne bilir
(Karacaoğlan)
Hercai elinden deng oldum baştan
Boş gafa adamdan üreği daşdan
Bed nazar gomşudan kötü yoldaşdan
Kadir bilenlerin iti yahşıdı
(Âşık Şenlik)
Bakarsın ki vefasızdır bir adam
Uzak dolaş arkasına takılma
Sakın ülfetine aldanma her dem
Aklın topla ataşına yakılma (Posoflu Zülalî)
n Doğru sözlü danışmanlar edinin. Sizi boyuna pohpohlayanlardan uzak durun. Kibir ehliyle düşüp kalkmayın. Huylar bulaşıcıdır. Herkesin aynı ayarda, aynı kavrayış düzeyinde olamayacağını bilin.
Arzeyle bu pendi kendi özüne
Dost addetme her güleni yüzüne
İncinme dostunun doğru sözüne
Doğru söz insana batar demişler
Eşkin at yanına bağlansa güre
Huy alır huyundan ol göre göre
Hizmet eyler isen eyle bir ere
Su aktığı yere akar demişler (Levnî)
Benlik sarayında kendin kuranlar
Kibir döşeğinde hem oturanlar
Nefsi hakim edip davâ görenler
Tekellüm ettiği sözden bellidir (Hicranî)
Akıl yaşta değil baştadır başta
Kişinin mikdârı bilinir işte
Herkes bir değildir yaradılışta
İnsandan insana imtiyaz olur
Adem oğlanını böylece kabul
Eylemek gereksin sen dahi oğul
Her türlü noksanı sende ara bul
Kendi özün gören serfirâz olur (Mestî)
n Rakipleriniz hakkında öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin. Rekabet sürecinin kumaşı bilgiyle dokunur. Bilgi olmazsa, üstünlük tesadüfen gelebilir ancak. Bilgisiz ne meşruluk sağlanır, ne etkinlik. Hayatın kendisi birçok bakımlardan uzun bir yarış olduğuna göre, şu üç kelimeyi aklınızdan çıkarmayın: İLGİ, BİLGİ, TAKİP. İlgi duyun, bilgi edinin, takip edin. İnsanın temel güç kaynağı, kişiliğinde içkin bu hasletlerdedir. Bilgisiz insanlardan uzak durun.
Çiçeksiz bahardan bülbülsüz gülden
Sümbülsüz selviden lâlesiz daldan
Hizmetsiz ustadan yarım molladan
Elbet meyhanenin sazı şirindir (Hicranî)
Cahilin vadine kanma yalandır
Kâmilin her sözü derde devadır
Mert yiğidin zehri derde şifadır
Namerdin balından olur bıkılma
(Posoflu Zülalî)
Tâlib-i mârifet çekerse emek
Yüğrük at artırır yemin giderek
Şâire ses ile saz ü söz gerek
Yalınız taş olmaz duvar demişler (Levnî)
n Rakipleri farklı bir seçeneğiniz olduğuna, böyle bir seçenek yoksa bile, inandırın. Burada dürüstlük sınırını biraz zorlamıyor muyuz? Maksat rakibi makul bir noktaya getirmekse, hayır. Ameller, niyetlere göredir. Mesele, kar üstünde yürüyüp iz belli etmemektir. Tedbirli olun, tesirli olursunuz.
Kûy-ı dilârâya eylersen akın
Hele gâfil olma etrâfa bakın
Karda yürü izin belirtme sakın
Arif olur il tiz duyar demişler (Levnî)
Mevlâm hidayet kıl Hicranî kula
Tedbirsiz tesirsiz bırakma yola
Amelin kalkan et sağ ile sola
Kurtarsın öz başın beraber götür (Hicranî)
n Sınırlarınızı iyi tespit edin. Nelerden vazgeçemeyeceğinize başta karar vermiş değilseniz, yarış esnasında çok değişik rüzgârlar esebilir. Rüzgârgülü olmayın. Eksik yanlarınızın (dezavantajlarınızın) farkında olun.
Gahi bakkal olur alış verişe
Gahi agah olur her türlü işe
Gahi tüccar olur çıkar satışa
Gahi kervan gahi
yoldur bu gönül (Hicranî)
Herkes sükût eder
dil dergâhında
Akılda noksanı ben
bende buldum
Ta''n etmem kimseye
hâlimden billâh
Katreyi tufanı ben bende buldum
(Hicranî)
n Yarışırken bile çatışma ortamı değil, işbirliği ortamı hazırlayın. Çatışma, galibi olmayan sonuçlara götürür. Dünya savaşlarını düşünün: Kazananlar da en az kaybedenler kadar yıkıma uğramıyor mu?
İl âriftir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma (Karacaoğlan)
Hicranî bu söze verdin mi karar
Kârın içindedir gizlenen zarar
Merhemin yok ise yaraya yarar
Dolanıp da Lokman olsan fayda ne (Hicranî)
n Size gözdağı vermeye kalkarlarsa, asla korkuya kapılmayın. Tehdit çoğu zaman zaaf işaretidir. Her gürültüye pabuç bırakmayın. Cesaret ayakta kalmanın en emin yoludur.
Kestim bu arsada ben de bir koyun
Meydân-ı hünerde gel sen de soyun
Feleğin zoruna dayanmaz oyun
Katı zor oyunu bozar demişler (Levnî)
n Dinlemeyi bilin. Dinlemeyen, dinlenmez. Dinlenmeyen anlaşılmaz. Anlaşılmayan, kabul görmez. Bilge gibi düşünün, fakat halk gibi konuşun.
Mecliste arif ol kelamı dinle
El iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe iyilik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma (Karacaoğlan)
Bir meclise varsan muhibb-i dostum
İkamet etmeli pir irfan gibi
Kâmilden cahilden bir söz alırsan
Halletmeli onu ârifân gibi (Hicranî)
Bayburtlu Hicranî''nin tam 772 şiiri bir araya getirildi. Şaşkunî mahlasıyla güzel şiirler yazan merhum A. Nevzat Karaoğlu bu uğurda deyim yerindeyse bir ömür harcadı. Cemal Aydın ile Mahmut Kırtan kendisine yardımcı oldular. Taceddin Kayaoğlu da bu derleme işine ilmî bir üslup ve düzen kazandırdı. Sonunda dosya “Kevserli Mecnun” Feridun Terzioğlu''na ulaştı. Garibim de her türlü kâr/zarar endişesini bir yana atıp, bu eşsiz emeği tam 940 sayfalık, büyükboy ve meşin ciltli (hard cover) bir abide esere dönüştürdü. Haydi bakalım, pamuk eller cebe. Feridun''un masrafını çıkaracak kadar kitap satışı olmazsa, bu sütunda bir daha halk şiiri filan göremezsiniz! (www.fidekitap.com. Tel: 0212-5201227)
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.