Dayatmacılar dumanlı havayı sever

00:0028/10/1999, Perşembe
G: 10/09/2019, Salı
Nazif Gürdoğan

Son günlerde zincirleme birbirini izleyen olaylar Türkiye''nin karanlık bir tünelden geçtiğini gösteriyor.Özgürlükçü güçlerle dayatmacı güçler, bir satranç oynar gibi hamle üstüne hamle yapıyorlar.Dayatmacılar, silahlı güçlerle darbelerin yolunun kapandığını görünce, hukuk darbesi yapma peşindeler.Dayatmacı kaos sever. Dayatmacılar Türkiye''yi bir kaos ortamına sürükleyebilmek için, işleyeni bilinmeyen cinayet dahil her yolu deniyorlar.Provokatörler işbaşında. O bazen bir köşe yazarı kılığına giriyor.

Son günlerde zincirleme birbirini izleyen olaylar Türkiye''nin karanlık bir tünelden geçtiğini gösteriyor.

Özgürlükçü güçlerle dayatmacı güçler, bir satranç oynar gibi hamle üstüne hamle yapıyorlar.

Dayatmacılar, silahlı güçlerle darbelerin yolunun kapandığını görünce, hukuk darbesi yapma peşindeler.

Dayatmacı kaos sever. Dayatmacılar Türkiye''yi bir kaos ortamına sürükleyebilmek için, işleyeni bilinmeyen cinayet dahil her yolu deniyorlar.

Provokatörler işbaşında. O bazen bir köşe yazarı kılığına giriyor. Bazen bir bilim adamı oluyor. Bazen de bir hukukçu olarak karşımıza çıkıyor.

Bu köşede sık sık vurgulandığı gibi, Türkiye''de sağcılar ve solcular değil, dayatmacılar ve demokratlar çatışıyor. Bu çatışma medyadan hukuka, siyasi partilerden bürokratlara kadar her alana yayılıyor.

Dayatmacılar eski Sovyet usûlü bir cumhuriyet peşinde oldukları için, liberallerden muhafazakarlara kadar herkesi cumhuriyet düşmanı olarak görüyorlar.

Onlar için demokrasi değil cumhuriyet önemli. Çünkü krallık da olsa, demokrasilerde dayatmacılığa yer olmadığını biliyorlar.

Politika, hukuk ve medyada yaşanan bu krizler, doksanlı yıllarda büyük bir hız ve yoğunluk kazanan globalleşmeden kaynaklanıyor.

Sınırların önemini yitirmesine paralel olarak, Türkiye de hızla değişiyor. Değişim hız kazandıkça, dayatmacılar güçlerini yitiriyorlar.

Dayatmacılar kaosla ayakta durmaya çalışırken, ayaklarının altındaki toprağın kaydığını göremiyorlar.

Hızlı değişime ayak uyduramayan dayatmacı kesimler, korku saçarak kendilerini güvenceye almaya çalışıyorlar.

Zorbalıklar karşısında, artık Türkiye''de hayır diyebilen bir seçmen, bir aydın, bir siyasi kesim var.

Dayatmacılara karşı çıkmayanlar, onların kurbanı olmaktan kurtulamazlar.

Dayatmacıların yol açtığı kaostan kurtulmak için, özel ya da kamu bütün kurum ve kuruluşların şeffaf bir yapıya büründürülmesi gerekir.

Kaosa şeffaflık, dayatmaya da özgürlük alanını genişleterek karşı konulabilir.

Dayatmacılar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, kamuoyuna meydan okuyamazlar.

Kamuoyu deyince, akla yalnızca Türk toplumu gelmemeli.

Dayatmacılar Avrupa, Amerika ve dünya kamuoyunu da hesaba katmak zorundalar.

Bir caniyi, Türkiye bulamazsa, Belçika bulur.

Bir dayatmacı Şili''de yargılanamıyorsa, İngiltere''de yargılanır.