Geçmiş olsun hovam...

00:009/02/2007, Cuma
G: 28/08/2019, Çarşamba
Osman Tanburacı

Rakip Gürcistan... Hani gruptan çıkarken omzuna bastığımız Gürcistan... Hani Trabzon''da oynarken berabere kaldığımızda Ersun Yanal''ın başını yediğimiz Gürcistan!... Bugün de Fatih Hoca''nın takımını yendi bu Gürcistan!Geçmiş olsun Hocam!Olur böyle şeyler...Olur böyle şeyler...Olur böyle şeyler...Diye diye bu günlere geldik.Milli takıma bakın;Pazartesi toplan,Salı uç, Çarşamba yenil gel!...Böyle mi olmalı?Hem de yeni bir takım yaratma çabasındayken...Hem de yılın transferi Tugay''ı da kadroya dahil

Rakip Gürcistan... Hani gruptan çıkarken omzuna bastığımız Gürcistan... Hani Trabzon''da oynarken berabere kaldığımızda Ersun Yanal''ın başını yediğimiz Gürcistan!... Bugün de Fatih Hoca''nın takımını yendi bu Gürcistan!

Geçmiş olsun Hocam!

Olur böyle şeyler...

Olur böyle şeyler...

Olur böyle şeyler...

Diye diye bu günlere geldik.

Milli takıma bakın;

Pazartesi toplan,

Salı uç, Çarşamba yenil gel!...

Böyle mi olmalı?

Hem de yeni bir takım yaratma çabasındayken...

Hem de yılın transferi Tugay''ı da kadroya dahil etmişken;

Kalk yenil Gürcistan''a...

Nasıl gideceğiz Norveç ve Yunanistan''a...

Türk''ün aklı ya kaçarken ya...

Malum bizim aklımız geç gelirmiş başımıza! Hep son anda uyanırmışız.

Terim de öyle yaptı, yıllarca kulağının üzerine yattı ve sonunda Tugay''ı akıl etti. Hem de jübile için olmadığını Gürcistan''a gitmeden önceki basın toplantısında uzun uzun anlattı. Tugay''dan “muvazzaf askerlik döneminde de faydalanacağım” diyerekten...

O toplantıda Terim; taktikten, sistemden, oynatacağı futboldan hiç bahsetmedi... Konu Tugay''dı...

Hey kurban olduğum Allahım...

Tugay 2003''te beni Milli Takım''dan affediniz derken neredeydiniz?

“Olur mu öyle şey! Biz senden vaz geçmeyiz” neden demediniz?

Tugay futboluyla Ada''yı sallarken, Blackburn Rovers ona “kaptanlık pazubandı” takarken nerelerdeydiniz?

Aurellio''yu Türk yapıp, Ay-yıldızlı formayı giydirirken hiç mi Tugay''ı hatırlamadınız?

Adam geldi 37 yaşına siz davet ettiniz hem de gelecek maçları düşünerekten...

Hani, kınamıyorum; Tugay''ı da İngiltere''deki başarılı futbolundan dolayı çok takdir ediyorum ama;

Kendimi de bu düzene inandıramıyorum...

Ya siz?

Ya sen Fatih hocam...

Yumurta kapıya gelince çare bulmaktan, cilalı laflar etmekten bıkmadınız mı?

Demirören nereye koşuyor?

Önce babaya sonra bakana...

Sonra da Meclis Başkanı''na şikayet etmiş Türk futbolundaki yöneticileri...

Dün bütün televizyonlarda, bütün gazetelerde görüntüyü ve söylenenleri gördük...

Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören yeni Yönetim Kurulu ile beraber Ankara''da bütün kapıların ipini çekmiş...

İlkokuldaki müzevir çocuklar gibi ortalığı birbirine katmış...

Şaşırdım!

Hiç insan ezeli ve ebedi dostlarını üst makamlara şikayet eder mi?

Ne yapmak istiyor Sayın Demirören?

Anlamış değilim.

İhtimal hesaplarım var;

Eskiden koyu bir Haluk Ulusoycu olan Demirören baktı ki başkan “yolcu” derhal Bakan M. Ali Şahin''in yanında yer aldı. Durumu kurtarmak için de onun bunun yüzünden bu hallere düştük diye suçu Özhan Canaydın, Aziz Yıldırım, Cemal Aydın, Melih Gökçek''in üzerine attı!

Bunun başka izahı yok!

Bu işten en karlı çıkan da Spordan Sorumlu Devlet Bakanı M. Ali Şahin oldu.

Şahin akıllı adam. FIFA''ya ispiyonlandıktan sonra, Yıldırım Demirören''in ayağına gelmesi ekmeğine yağ sürdü.

FIFA''ya şöyle diyecek Sayın Bakan Şahin;

-Vallahi siyasetin spora el attığı yok. Bunlar benim ayağıma kadar gelip yardım rica ediyorlar. Buna rağmen ben karışmıyorum. İşte kasetler izleyin FIFAcılar...

Anladınız mı şimdi;

“Fenerbahçe''yi 100.yılında şampiyon yapmayacağım” diyen Demirören niye böyle yaptı.

Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?

Ne ırkçılığı... Dudak okusalar müebbet yeriz!

Hani Emre Belözoğlu''na İngiltere''de “ırkçılık yaptı” diye iftira atıyorlar ya...

Zenci, Arap, pis Afrikalı falan da neymiş...

Bizimkilerin Gürcülere söylediklerini “dudak okumadan” bir çözseler müebbet yeriz vallahi!”

Vay, vay, vay!...

Zanlı kardeş!

Dün bir sütundaşım benim için ''çok konuşuyor'' demiş.

Sonra da hakkımı vermiş; ''iyi konuşur, futbolu da iyi bilir'' demiş...

Aldım kabul ettim, aynen iade ediyorum;

Ben; çok konuşmaktan zanlı

O; doğuştan Sanlı...

Ama ikimiz de doğrudan yanlı...

Bu da bir rekor!

Biz hala Terim''in milli hocalıkta rekor kırıp Coşkun Özarı''yı geçtiğini manşet yapıyoruz...

Ne yazık ki Terim''in 55. maçında Milli Takım hâlâ hazır değil...

Ve ne gariptir ki Gürcistan''a tarihimizde ilk kez Terim''le yeniliyoruz!

Bu da bir rekor...

Fatih Terim''e bayılıyorum

Kimse akıl hocası, Terim''i iyi hazırlıyor.

Yenildiği maçtan sonra eskiden Terim''in kaşı gözü, ağzı burnu ayrı oynardı...

Şimdi artık Terim''in o sinirli halleri yok!

Adanalı Fatih şimdi yenilse de gülüyor.

Ama bütün mesele galip gelip, milletin yüzünü güldürebilmektir.

Yenilince, onlar, Terim gibi gülemezler ki...

Milletin maaşı asgari ücret!

Statükolar farklı...

Atılmadık sahadayız!

Bunca ceza yemiş olmamıza rağmen demek ki İsviçre maçından da ders almamışız.

Terim dahil bütün futbolcular hakemden şikayet ediyor!

Hazırlık maçı yahu! Etmeyin be kardeşler... Yapmayın!

Ya üç oyuncumuz atılsaydı...

Ya takımımız şahane oynayıp 5-0 yenseydik de üç kişi eksik kalsaydık!

Ya grup maçlarında pirincin taşını ayıklasaydık!

Olayın sıcağı geçti, düşünün biraz!

Sonuçtan çok ne yaptığımız önemli.

Hakem odasına girmiş!

Bıkmadık, usanmadık şu kapı tokmağını hırsla çevirmekten!...

Maç bitmiş Terim yine hakemin odasına gitmiş...

Bir çift laf etmiş;

“Tebrik ederim hocam. Bütün takdirleri aleyhimize kullandınız.”

Demiş ve çıkmış...

Tam bir alaturka hırs aktarımı...

Sonrasında milletçe ceza alıyoruz.

Hep mi hakem suçlu!...

Hiç mi puanları çaldıranın kabahati yok!...