F Tipi"nden mektup

00:0019/11/2006, Pazar
G: 28/08/2019, Çarşamba
Rasim Özdenören

Mektup aylar önce yazılmış, 24 Temmuz 2006 tarihini taşıyor. Fakat benim elime bugün (18 Kasım 06, Cumartesi) geçti. Çünkü Ankara''daki adresime değil, gazetenin İstanbul adresine gönderilmiş. Gecikmede kasıt yok, fakat durum bu… Mektup sahibinin söylediklerine kayıtsızlığım söz konusu değil. Bu mektubu paylaşmak istiyorum:“Merhaba,İyi olmanız dileğiyle saygılarımı gönderiyorum.Gazetenizi üç yıldır düzenli olarak takip ediyorum, okumaya da devam ediyorum. Hapishanenin avantajı olsa gerek, düzenli

Mektup aylar önce yazılmış, 24 Temmuz 2006 tarihini taşıyor. Fakat benim elime bugün (18 Kasım 06, Cumartesi) geçti. Çünkü Ankara''daki adresime değil, gazetenin İstanbul adresine gönderilmiş. Gecikmede kasıt yok, fakat durum bu… Mektup sahibinin söylediklerine kayıtsızlığım söz konusu değil. Bu mektubu paylaşmak istiyorum:

“Merhaba,

İyi olmanız dileğiyle saygılarımı gönderiyorum.

Gazetenizi üç yıldır düzenli olarak takip ediyorum, okumaya da devam ediyorum. Hapishanenin avantajı olsa gerek, düzenli takip etme şansı bulmak.

Ben siyasî fikirlerim dolayısıyla ''95 yılından bu yana yaklaşık 12 yıldır tutsaklığı yaşıyorum. Koşullara teslim olup insanî anlamda bitişi yaşamak da mümkün buralarda; her türlü zorluğa ve kısıtlamalara rağmen emek verip üretmek, insan kalabilmek de… Tecride, yaşamdan koparılmışlığa, el çektirilmişliğe rağmen, belki de en önemlisi geleceğe olan umudunu korumanı sağlayan şey oluyor buralarda üretmek.

Bu nedenledir ki, ülkemizde hapishaneler tarihi bir anlamda edebiyat tarihi olagelmiştir. Ülkemizin en büyük kalemleri hapishanelerden büyümüştür. Biraz da bu geleneğin etkisiyledir içerde yazmak. Roman, öykü ve şiirler çıkarmak.

Ben şiirle ilgileniyorum. Yıllardır hem okuyorum, hem de yaşamın bende biriktirdiklerini yaşamak istediğim düşlerimi şiirsel bir dille yazmaya çalışıyorum. Bu çalışmalarım yıllardır devam ediyor. Son halini verdiğim şiirlerimi hem diğer hapishanelerdeki yazıştığım dostlarıma, hem de dışarıdaki dostlarıma mektuplarımda yazıp gönderiyorum. Hepsi de “görülmüştür” damgasıyla gideceği yerlere ulaştı. En son, yıllardır biriken bu şiirlerimin hepsini bir defterde topladım. Yeğenlerime hediye etmek amacıyla aileme göndermek için hapishane postasına verdim. Hepsini daha önce birer birer gönderdiğim için gönderilmeme olasılığı yoktur düşüncesiyle gayet rahattım. Tabiî ilk kez derli toplu hale getirilmiş ve belli bir edebi çalışma niteliği kazanmış birikimimi göndermek beni ayrıca heyecanlandırıyordu. Ancak hapishane idaresi öylesi bir sonucu nasıl çıkarmış halen anlamış değilim ama, “örgütsel propaganda içerikli” olduğu kararına varmış ve bu nedenle defterimin gönderilmemesine, el konulmasına yönelik karar verdi. Gönderilmemesi başlı başına yanlışken, bir de benim olanı, kendi eserimi bana vermeyip el koyuyorlar. Almak için uğraşıyorum ama halen olumlu bir sonuç almış değilim.

F tiplerinde tüm yaşamımız yasak ve kısıtlamalarla sarılmış durumdayken bile üretmekten vazgeçmeyen insanların şiirlerine de yasak getirilir oldu. Görünen o ki, burada yasak olmayan tek şey yasaklar oluyor.

Sayın Özdenören, sanata, sanatsal üretimlere karşı yazar sorumluluğu ve duyarlılığı taşıdığınıza inandığım için yaşamak zorunda bırakıldığım bu sıkıntıyı size aktarmak istedim.

Saygıyla selamlıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Eren Yıldız

Not: karalama yoktur.”

“görülmüştür” damgası taşıyan mektup burada son buluyor. mektubun altındaki şiiri kendime saklıyorum.

Umarız mektup sahibinin sıkıntısı bu arada çözümlenmiştir.

Mektubu yayınlamaktaki bir amacım zor koşullarda bile umudunu, çalışma azmini yitirmeyen bir insanın takdir edilecek etkinliğini duyurmaksa, bir amacı da hapishane ilgililerine, uygulanmış bir haksızlık varsa telafisi cihetine gidilmesi hususundaki talebimizi iletmektir.