Soytarıya ne yapmalı?

00:0012/06/2014, Perşembe
G: 12/09/2019, Perşembe
Rasim Özdenören

Dinimiz, başkasının putuna dil uzatmayı, onu tahkir etmeyi yasaklıyor.Bu yasağın hikmeti söylenmeden de anlaşılabilecek açıklıktadır: ola ki, o da senin tanrına küfrede... Binaenaleyh böyle bir davranıştan kaçınmak gerekiyor.Kutsal kabul edilen değerlerle oynamak, onu alaya almak bir insanı kışkırtma açısından izlenebilecek en kolay yoldur.İnsanda kin ve nefret duygusu uyandırmak isteyenin, onun kutsalına sataşması yeterlidir.Aslında, birini kışkırtmak için ona dil çıkarmak bile yeterli sayılabilir.Biri

Dinimiz, başkasının putuna dil uzatmayı, onu tahkir etmeyi yasaklıyor.

Bu yasağın hikmeti söylenmeden de anlaşılabilecek açıklıktadır: ola ki, o da senin tanrına küfrede... Binaenaleyh böyle bir davranıştan kaçınmak gerekiyor.

Kutsal kabul edilen değerlerle oynamak, onu alaya almak bir insanı kışkırtma açısından izlenebilecek en kolay yoldur.

İnsanda kin ve nefret duygusu uyandırmak isteyenin, onun kutsalına sataşması yeterlidir.

Aslında, birini kışkırtmak için ona dil çıkarmak bile yeterli sayılabilir.

Biri bize, durduk yere dil çıkardığında niçin gocunuruz?

Çünkü bizim kültürümüzde birine dil çıkarmak onunla istihza etme (onu sarakaya alma) bağlamında kabul görür. Birinin yüzüne bakarak dil çıkarıldığında onu küçümsediğinizi anlatmış olursunuz. Dolayısıyla onu hesaba katmadığınızı, ona değer vermediğinizi göstermiş olursunuz.

Burada, kışkırtıcının kişiliğini de hesaba katmak gerekiyor. Hesaba alınacak biri midir, değil midir? Eğer dil çıkaran birini kendinize denk sayıyorsanız onunla düelloya girmeye değer. Fakat kendinize denk olmayan biri size dil çıkarmışsa, en fazla, siz de ona dil çıkarıp geçersiniz. Davranışında ısrarcı olursa, tokat sadedinde elinizin tersiyle yüzünü fiskelemeniz de yeterli olabilir. İşi küstahlığa vardırırsa cevap da şamara kadar gidebilir. Fakat her halükarda bundan daha fazlası, ona gereğinden fazla değer atfetmek olur.

Dil uzatan, kışkırtıcılığa kalkışan, belki de soytarının tekidir.

Bu durumda da soytarının sahibine bakmak gerekir. Soytarıyla uğraşmak yerine sahibini tekdir etme şayanı tercih olabilir.

Soytarı her zaman masum biri değildir. Birilerinin maşası olarak iş gördüğünde yüzü de toplumda fitne olarak tezahür eder. Fitne, yani bozgunculuk, kargaşa... Fitneci, bir başına ya da ona arka çıkanların desteği ile karışıklık çıkarmak, bozgunculuk, bölücülük yapmak, ara bozmak, kargaşa çıkarmak maksadıyla böyle bir işe girişmiş olabilir. O durumda toplum, siyasa, hukuk ortamının herkesin herkesten hesap sorabileceği bir zemine oturtulması gereği ile karşılaşırız. Fitnenin kökünü kurutmak mümkün olmasa da, mazarratlarından kurtulmanın yolu açık tutulabilir.