
Ankara''nın üç fitnesi kadın, para ve mevki derler. Oysa bu üçü sadece Ankara''nın değil dünyanın neresinde olursa olsun bütün insanların müşterek zaafıdır.
Açın gazeteleri bakın siyasetinden magazinine kadar hemen hepsinde en dikkat çeken konular bu üç unsur çevresinde dönenlerdir.
Tabii bu üç unsurun dikkat çeken tarafı anormal olan tarafıdır, gayri meşru olan tarafıdır. Yoksa meşru ve normal yönlerinin çok fazla haber değeri bile yoktur.
Bu üç unsur özünde kötü ya da gayri meşru değildir. Helalinden ve meşru yollarla kazanılan para, evlilik ve hak edilmiş mevki konusunda kimsenin söyleyeceği bir şey yoktur. Bu durumda ne paranın ne ilişkinin ne de makam/mevkinin haber değeri de yoktur.
Ama birisi rüşvet alarak, hırsızlık yaparak, ihaleye fesat karıştırarak, birilerini dolandırarak veya başka şekillerde gayri meşru yollarla para edinmişse, işte o paranın haber değeri vardır.
Ya da birisi göz diktiği makama ulaşabilmek için önünde engel gördüğü şahısları, iftira, karalama, şikayet ve suikast gibi bir yola başvurarak devre dışı bırakırsa bunun da haber değeri olur.
Evli bir şahsın karısını başka bir kadınla aldatması veya nikahsız ilişkiye girmesi de dikkat çekicidir ve haber konusudur.
Gelin biz bunlara sapma diyelim.
Meşru yoldan sapmak insanların dikkatini çekiyor.
Sıradan insanların sapmaları pek dikkat çekmez ama örnek olan veya öne çıkmış olan insanların sapması bütün toplumu ilgilendirir. Hele bu şahıslar siyasetçilerse toplum bu tür ilişkilerden nefret eder ve hemen her toplumda bu tür ilişki içinde olan siyasetçilerin siyasi hayatı ister istemez son bulur.
Sadece bir ülkeye yahut Müslüman ülkelere ait bir gerçeklik değildir. Evrensel bir gerçekliktir.
Geçen Mart ayında ABD''de geleceğin başkanı olarak şöhret yapan New York Valisi Eliot Spitzer''in bir telekız ile birlikteliği ortaya çıkınca vali görevinden istifa etti ve siyasi hayatını noktaladı. Sıradan insanların sık sık yaptığı ve ayıplanmadığı bu tür sapmaları siyasetçiler hayatlarında bir kez bile yapsalar hayatları sönüyor.
Yanlış hatırlamıyorsam doksanlı yıllardaydı Hamburg başbakanı bir tiyatroya hediye bilet ile girdiği ortaya çıkınca görevinden istifa etmişti.
Aynı şekilde LOTHAR Spart, Baden Württemberg Eyalet Başbakanı iken çocukluk arkadaşının yatı ile Akdeniz''e tatile çıkınca halk, "Başbakan''ın bu davranışı yanlış" dedi. Spart, hatasını kabul etti. Başbakanlık görevinden ayrıldı.
Bizim ülkemizde lider eksenli siyaset hakim olduğundan ve halka dayalı siyasete tamamıyla henüz geçilmediğinden siyasetçilerimiz halkın nasıl algılayacağına değil liderin nasıl değerlendireceğine önem veriyorlar.
Özellikle herhangi bir partiyi kastetmiyorum Türk siyasetinin tabiatı maalesef böyle.
Son hafta bizim gündemimizde de akçalı işlerden mahkum edilmiş bir başbakanın affı, akçalı işleri yüzünden muhalefetin gündeme getirdiği bir önemli siyasetçi ve sekreteriyle ilişki kurduğu iddia edilen bir siyasi parti genel başkanın haberleri var.
Bizde her liderin kendine mahsus demokrasi anlayışı olduğu için çağdaş dünyada oturmuş yerleşmiş demokratik kurallar işlemiyor. Girdiği her seçimi kaybeden liderler bile kusuru kendisinde değil halkta bularak koltuğunu bir türlü terk etmek istemiyor. (Besim Tibuk Hariç. Tibuk seçimlerden sonra ''demek ki ben bu işi yapamıyorum'' diyerek görevini terk ederek örnek bir davranış sergiledi)
Akçalı işler sorulduğunda bir başbakan kalkıp "yaptımsa ben yaptım en olmuş yani" diyebiliyor.
Tabiî ki hep ev sahibini suçlamak doğru değil hırsızın da suçu var ve asıl suçlu hırsız.
Yani sistem. Önce siyasi partiler ve seçim yasası halkı yönetimde söz sahibi yapacak adil bir şekle sokulmalıdır.
Yani CHP anayasa mahkemesi kararıyla yolsuzluğu tescil edilmiş bir parti olarak AK parti genel başkan yardımcısına ne kadar yüklenirse yüklensin kendisi aklanmış mı oluyor? Olağanüstü sürecin hukuka aykırı biçimde cezalandırdığı eski başbakanın cumhurbaşkanı tarafından affına karşı çıkmakla CHP''nin kendi kusuru örtülmüş mü oluyor?
Ben ne CHP''nin ne de AK Parti''nin iç işleyişini sorgulamıyorum. Çünkü bütün partiler mevcut yasalara göre işliyor. Ben asıl suçlunun siyaseti kapalı kapılar ardında şekillendiren siyasi sistem olduğunu söylüyorum. Sorumlular da bu sistemi ıslah istikametinde adım atmayan parlamentodaki bütün partilerdir.
Siz siyasetçinin seçim ve denetiminde seçmeni doğrudan etkili kılın işte o zaman göreceksiniz halk korkusu bütün siyasetçileri Eliot Spitzer ve Lothar Spart yapıyor mu yapmıyor mu?
Netice itibariyle, halk denetimi bulunmadığı için ülkemizde bu tür haberlerin bana göre bir değeri yok.
Toplumdaki kamplaşma ve kutuplaşma basına da yansıdığı için her haberi doğru kabul edip insanları mahkum etmek doğru değil.
Çünkü bazen suçlu ilan edilmek için suç işlemek gerekmiyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.