G.Saray"da bitmeyen senfoni

00:0011/04/2012, Çarşamba
G: 5/09/2019, Perşembe
Sanlı Sarıalioğlu

Terim duruyor duruyor, "Bitmiş ligi bir daha oynayacağız. Normal lig olsaydı, şimdi şampiyonduk" diyor. Sadece Terim mi, Galatasaray''da herkes böyle bağırıyor. Bu senfoni bıktırdı artık. Play-off sezon başında kabul edildi. Kurallar daha o tarihte belirlendi. Tek bir kulüp itiraz etmedi. Olağan üstü durum vardı ve şartlar bunu zorladı. Bütün kulüplerimiz de "tamam" dedi.Peki nedir bu yaygara? O zaman her şey güzeldi, şimdi her şey berbat. İşine geleni alkışla, gelmeyeni tut yerden yere vur. Galatasaray

Terim duruyor duruyor, "Bitmiş ligi bir daha oynayacağız. Normal lig olsaydı, şimdi şampiyonduk" diyor. Sadece Terim mi, Galatasaray''da herkes böyle bağırıyor. Bu senfoni bıktırdı artık. Play-off sezon başında kabul edildi. Kurallar daha o tarihte belirlendi. Tek bir kulüp itiraz etmedi. Olağan üstü durum vardı ve şartlar bunu zorladı. Bütün kulüplerimiz de "tamam" dedi.

Peki nedir bu yaygara? O zaman her şey güzeldi, şimdi her şey berbat. İşine geleni alkışla, gelmeyeni tut yerden yere vur. Galatasaray resmen ağlama duvarına döndü. Özellikle de Terim her fırsatta veryansın ediyor.

Tamam olur, siz katılmayın süper finale! Futbol Federasyonumuza söyleyelim, şampiyonluk kupasını şimdiden size versinler! Diğer takımlar da kendi aralarında ikincilik, üçüncülük, dördüncülük için kapışsınlar! Başka bir arzunuz varsa onu da iletin yerine getirmek için hepimiz elbirliği ile seferber olalım! Şimdi düşünüyorum, Galatasaray puan olarak dördüncü sırada olsaydı, acaba nasıl davranacaktı? Olmuyor, tuhaf kaçıyor, Galatasaray''a yakışmıyor.

Kocaman insafsızlık

Aykut Kocaman zaman zaman çok insafsızca eleştiriliyor. Neden o oyuncuyu oynattı, neden diğerini oynatmadı? Vay neden o oyuncuyu oyundan aldı? Neden Ahmet''i değil de Mehmet''i oyuna soktu? Neden öyle, neden böyle? Yargılama bitmek bilmiyor.

Her şeyin bir sınırı var. Bu sınır çok aşıldı. Son maçta Kocaman''a yöneltilen sorulara şöyle bir göz atalım: "Alex sakat, Sow ''u ilk on birde oynatmıyorsun, Emre''ye neden maçın başında görev vermiyorsun? Devre golsüz kapanmış Stoch gibi bir golcü oyundan alınır mı? Selçuk ile Cristian''ı yan yana oynatıyorsun, bu şekilde ofansif zenginlik olur mu? Dia nerede? Dia''yı nasıl düşünmezsin."

Daha buna benzer pek çok soru... Şimdi biz de bu soruları yöneltenlere birkaç soru soralım: Selçuk ve Cristian Trabzon''da beraber oynadılar. F.Bahçe'' nin ofansif etkinliğinde bir zayıflama mı oldu? Emre, Trabzon''da hiç yoktu, Fenerbahçe sezonun en iyi oyunlarından birini sergilemedi mi? Stoch Antalyaspor maçında oyundan çıktıktan sonra Fenerbahçe ikinci 45 dakikada 2 gol atmadı mı? Burada tek çözemediğim konu Dia''dır. Kocaman bu oyuncuyu neden fazla düşünmez ben de anlayamıyorum.

Öyle veya böyle. Bir tarafta bitmek bilmeyen şike soruşturması. Sinirleri alt üst eden kaos. Diğer tarafta belirsizlikten dolayı satmak zorunda kaldığın en değerli oyuncularından Niang, Emenike ve Santos. (Lugana bana göre değerli değil, kayıp olarak görmüyorum.) Hem saha içi hem de saha dışıyla uğraşan, dengeleri sağlamaya çalışan bir Teknik Direktör. Ve de başkanı tutuklu olan bir kulüp.

34 maçta 68 puanla ikinci sıra. Böyle bir ortamda F.Bahçe''nin bulunduğu nokta gerçekten müthiş. Bırakalım boş işlerle uğraşmayı. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Aykut hoca çok zor bir sezonda iyi işler yaptı. Dümeni elinden hiç bırakmadı. Kocaman''ı şu ana kadar olan performansından dolayı gönülden kutluyorum.

Fatih Terim faturayı keser

Melo kaliteli bir oyuncu. Bu sezon Galatasaray''a inanılmaz katkı sağladı. Kiralık Melo ile Galatasaray''ın uzun süreli mukavele yapmasını söyleyenlerden biri de benim. Ancak daha önceki agresif hallerini bildiğim Melo için ön şartım şu idi: Gerçek bir profesyonel gibi davranıyorsa ve davranırsa.

Terim''in, Melo ile ilgili, "Daha nelerini gördük, idare ettik" gibilerinden sözleri ilginçtir. Demek ki bu boyutlarda olmasa da Melo, kapalı kapılar ardında daha önce de arıza çıkarmış, Terim de yumuşak inişlerle problemleri büyümeden çözmüş.

Terim''in şu aşamadaki "Melo ile evli değil, nişanlıyız" sözleri olayın en can alıcı noktası. Terim''i iyi tanıyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Melo''nun gelecek sezon için bileti şimdiden kesilmiştir. Terim uzun yolculuklara Melo ile kesinlikle ve kesinlikle çıkmaz.

Peki Terim, Melo''yu play-off maçlarında oynatır mı? Melo''ya kamuoyu önünde özür diletir, en ağır para cezasını verir ve oynatır. Terim için önce kulübün çıkarları gelir. Futbolcuyu tamamen kadro dışı bırakmak, futbolcuya değil kulübe ceza vermektir.

Terim, büyük paraya kiralanan Melo''yu ligin finalinde muhakkak kullanır. Hesabı daha sonra keser.

Not: Bu yazı G.Saray Yönetimi'' nin af kararından önce yazılmıştır.

Almeida ne iş yapar?

Almeida takımının play-off''dan hemen bir önceki Karabük maçında, rakibinin kendisine sert girişine sinirlendi ve kısa süre sonra gidip intikamını(!) aldı. Rövanş faulünü yaptı! Dirseği ile rakibinin karnına ve kafasına vurdu. Elbette kırmızı kartı da alnının ortasına yedi.

Kendini kaybeden taraftara ''vahşi'' diyoruz. Peki Almeida''ya ne diyeceğiz! Ne biçim bir profesyonel bu Almeida? Hiç mi takımını düşünmez? Hiç mi sorumluluk duygusu taşımaz? Arkadaşları cephede çarpışırken Almeida yan gelip yatacak. Oh ne güzel dünya!

Şimdi gelelim işin diğer yanına... Almeida''nın birkaç maç oynamaması acaba Beşiktaş için büyük eksiklik midir? Gayet açık ve net söylüyorum, hayır değildir. Almeida Beşiktaş''a hiçbir şey vermedi, bundan sonra da vereceğini sanmıyorum.

Ben hayatımda sadece kafa şutları ile önemli bir takımda oynayan futbolcuya rastlamadım. Adamın sol ayağı öldürürmüş. Yahu bir vur da ölelim! Çalım atmaz, dripling yapmaz, teke tekte kimseyi geçemez, tekniği vasat, çabuk değil. Ne işe yarar bu Almeida? Adam Portekiz milli takımında zaman zaman oynuyor. Ben de ilk geldiğinde bu rütbesiyle kendisine baktım. Hep o gözle izlemeye çalıştım. Yok, hayır hangi gözle, gözlükle izlersem izleyeyim, boşuna gayret. Adam bostan korkuluğu.

Beşiktaşlılar hiç üzülmeyin, Almeida''nın bir kaç maç ceza alıp oynamayacak olması takımınız için kayıp değil. Yerine kim oynarsa oynasın daha kötü olmaz. Bu arada hemen belirteyim, gelecek sezonun gönderilecekler listesinde, Almeida''yı ilk sıraya yazmayı sakın unutmayın.

En büyük vahşiler!

Trabzonspor, play-off öncesi kendi sahasındaki son maçını Fenerbahçe ile oynadı. Olay çıkarsa, cezanın geleceğini ve bu cezanın play-off''a yansıyacağını herkes biliyordu.

Taraftarın arasındaki vahşilerin dünya umurunda mı! Onlara ceza söker mi? Maşallah(!) her türlü rezilliği yaptılar ve 2 maç seyircisiz oynama cezası kaçınılmaz olarak geldi. Buna bir de para cezası eklendi.

Trabzonsporlu yetkililer, Fenerbahçe''yi, taraftarı tahrik etmekle suçladı. Çürük nokta işte bu. Zihniyetleri değiştirmediğimiz sürece bizden ne köy olur, ne de kasaba. Sadece Trabzonsporlular değil, bütün kulüplerimiz ayni durumda. Hepsi komik mazeretler peşinde. Tüm bu çirkinlikler, vahşilere verilen tavizlerin sonucu.

Dönüp şöyle bir kendinize baksanız. Yok, hayır, taraftarına sevimsiz görünür mü onlar? Taraftar ne yaparsa doğrudur, haklıdır. Vahşilere diş geçiremeyen kulüplerin bu acıları yaşaması, bu cezalarla karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.

Sahaya atılan bıçak sayısı iki değilmiş, birmiş. İşte bu çok önemli! Biz, sayı ve atılanın niteliği ile ilgiliyiz. Peki fırlatılan o meşaleler, pet su şişeleri, ayakkabılar filan ne olacak? Onları da mı sayacağız? Bunları atan vahşilerden hiç değilse bir tanesi numunelik olarak yakalandı ve hakkında kanuni işlem yapıldı mı? Yok, yok, yok. Hangi statta yapılıyor ki. Eh o zaman? Devam beyler devam! En büyük vahşiler başka büyük yok!