AKPM’nin Türkiye siyaseti

Yasin Aktay
Yasin AktayYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 29/04/2017, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
AKPM’nin Türkiye siyaseti
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin Türkiye'ye ilişkin aldığı karar en hafif ifadesiyle, tarafgir ve siyasi oldu. Türkiye'nin kurucu üyeleri arasında yer aldığı AKPM Türkiye'yi denetimden çıkarmaya AK Parti iktidarı döneminde karar vermişti. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, devletin hesap verebilirliği gibi alanlarda AK Parti iktidarları döneminde gerçekleştirilen reformlar Türkiye'nin bu örgüt nezdindeki statüsünün değişmesini sağlamıştı.
Türkiye'de bu reformlardan herhangi bir dönüş olmamasına rağmen AKPM kendi üyeleri arasında birisi kendisine muhalefet ettiğinde ona karşı bu kozu kullanarak bertaraf etmeyi denemiş oluyor. Bu meclis içinde en kötü ihtimalle muhalif bir konumu veya sesi temsil eden Türkiye'nin bu yolla sesinin kesilmeye çalışılması, bu esnada Türkiye'ye karşı cömertçe dillendirilmekte olan “demokratik seviyenin” ironisini de açığa çıkarmış oluyor. Zira bu kararda Türkiye'ye ve Erdoğan'a yöneltilen eleştirilere konu olan uygulamaların hepsi mevcut.


AKPM'nin kararını daha sağlıklı değerlendirebilmek için AGİT'in referandum sonrasında yayınladığı rapor ve AGİT temsilcilerinin tavrıyla bir karşılaştırma yapmak verimli olabilir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi

raporu hazırlayanların siyasal angajmanları raporun içeriğini ve hedefini tayin etmişti.

YSK'nın açıkladığı rakamlara göre kayıtlı seçmenlerin % 87'sinin katıldığı bir

referandumun demokratik kriterlere uygun olmadığını savunabilmek için raporun yazarları yepyeni 'içtihatlar' ortaya koymak zorunda kalmışlardı.
Hedef,

son birkaç yıldır dalgalı seyreden Türkiye-Avrupa ilişkilerinde yeni bir kriz alanı oluşturmak ve dahası Türkiye'deki referandumun meşruiyetini uluslararası düzeyde sorgulamaya açarak

Türkiye'de kaotik bir sürecin önünü açmaktı.


AGİT raporu Avrupa'daki bazı kimselere de bekledikleri fırsatı verdi. Türkiye karşıtı söylemlerde korkunç bir artış gözlemlendi. AKPM'nin Türkiye'yi yeniden denetime alma kararı bu sürecin bir uzantısı olarak değerlendirilmek durumunda. Tıpkı AGİT gibi AB'nin bünyesinde çalışan bir kurum olmayan ancak AB mekanizmalarına etki edebilen

AKPM'nin aldığı karar siyaseten Türkiye-AB ilişkilerini zorlaştırmaya dönük son zamanlarda belli çevrelerde gelişen tavrın keskinleşmesini sağlamayı hedefliyor.


AKPM'nin kararı sonrasında yaşanan bir takım gelişmeler bu çıkarımı doğrular mahiyette. Son olarak

Avrupa Parlamentosunun Türkiye Raportörü Kati Piri, Avrupa Parlamentosuna sunduğu raporda AB'ye Türkiye ile müzakereleri askıya alma çağrısında bulundu.

Türkiye düşmanlığını her seferinde açıkça göstermek için yoğun çaba sarf eden raportör Piri'nin son raporunda üzerinde durduğu hususlar esas hedefi gözler önüne seriyor.



Voice of Amerika'nın taslak rapor üzerinden yaptığı habere göre Kati Piri müzakerelerin durdurulması önerisini son referandumla anayasada gerçekleştirilen değişiklikler değiştirilmeden uygulanması durumunda getiriyor.

Müzakerelerin askıya alınması çağrısına gerekçe olarak referandumun gösteriliyor olması hayli ilginç.


Örneğin Avrupa'nın entegrasyonunun derinleştirilmesi ve süreklileştirilmesi için AB üyesi ülkelerde tek para biriminin kullanılması karara bağlandığında bazı AB üyesi ülkeler AB'nin aldığı bu kararı referanduma götüreceklerini söylediler. Referandumdan hayır oyu çıkması sonrasında ise Eurozonea katılmadılar. Hiçbir AB yetkilisi referandum kararının eksiksiz uygulanması durumunda şöyle olur böyle olur ya da olmalı gibi bir açıklama yapmadı.



İlginçtir,

AKPM-AGİT gibi kurumlar hâlâ rüşvet ve yolsuzluk gibi ciddi problemlerle uğraşan, yönetim ve istikrar sorunları yaşayan şimdilerde AB üyesi olan ülkelerin müzakere süreçlerinde de bu ülkelerin AB üyeliğine ehil olmadıkları, müzakerelerin askıya alınması gibi çağrılarda bulunmadı.

Bu ülkelerde hâlâ ciddi azınlık hakları ihlalleri, hukuk ihlalleri söz konusu. Dahası

Fransa gibi Avrupa'nın gözbebeği (!) bir ülkede bir yıldır devam eden bir OHAL söz konusu.

Kişisel hak ve hürriyetlerin kullanımı ciddi biçimde kısıtlanmış durumda. AGİT-AKPM'den ses yok. Ama söz konusu Türkiye olunca her kafadan bir ses çıkıyor.



Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı milyonlarca seçmen sandığa gidip bir tercihte bulundu. Evet verenler de oldu hayır verenler de oldu. Hayır oyu verenlerin tamamı CHP'li ya da HDP'li değildi. Monoblok bir bütün söz konusu değildi yani. Ülkesinin geleceği konusunda bir tercihte bulunan bu insanların tümünün tercihine saygı duyduk. Ama

oyunun dünyanın her yerinde geçerli kuralı şuydu: Kazananın belli olması için % 50+1 oy yeterliydi.

Yaklaşık bir buçuk milyon oy farkıyla ortaya bir netice çıktı.

Bu kararı sorgulamak, bu kararın meşruiyetini tartışmaya açmak, bu karardan geri dönüş için Türkiye'ye türlü şantaj yapmak da neyin nesi!


Mafyatik bir dili estetize ederek konuşan Kati Piri'nin, AB'ye Türkiye'yi değişikliklere zorlamak için ekonomik yardımları koşula bağlaması, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesi için İnsan hakları vb konularda ek yapılmasını önermesi bu mafyatik şantaj dilinin en belirgin göstergesi. Öyle ki, raportör AB'nin Türkiye'ye Suriyeli mülteciler için verdiği sözleri yerine getirmediğinin farkında bile değil.



Bu gelişmelerle bir kez daha ortaya çıktı ki Avrupa'daki kurumlar 15 Temmuz'da Türkiye'de ne yaşandığını bir türlü anlayamadılar ya da anlamak istemiyorlar.

Bu noktada neden böyle bir tavır ve politika geliştirdikleri sorusuna verilecek bir üçüncü cevap daha var, daha doğrusu her geçen gün güçlenen bir ihtimal: 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Avrupa'daki bu kurumların temsilcileri vardı ve 15 Temmuz'da hain teröristler eliyle gerçekleştiremediklerini şimdi türlü oyunlarla gerçekleştirme arayışındalar.



AGİT, AKPM'nin aldığı siyasi kararlar Türkiye'yi yolundan döndüremeyeceği gibi Türkiye ne buna ne de içişlerine müdahale edilmesine müsaade etmez.

Avrupa ve AB ile ilişkilerde ayarların bozulduğu muhakkak.

Bunda Türkiye'nin dikkat etmesi, düzeltmesi gereken hususlar varsa Türkiye üzerine düşeni geçmişte yaptığı gibi bugün de yapacaktır.

Türkiye ile AB'nin tam üyelik müzakerelerine başlamasını sağlayan reformların mimarının AK Parti olduğu unutulmamalı.

Demokratik değerleri, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü bunlar AB kriterleri olduğu için değil kendi vatandaşları bu değerlerin en iyi standartlarda uygulanmasını hak ettiği için, bu değerlere inandığı için kabul eden ve bu doğrultuda birçok adım atan bir iktidar partisi var Türkiye'de.



Ancak ilişkilerin normal ayarlara geri dönmesi için Avrupa'nın ve AB'nin atması gereken daha çok adım var.

Sözgelimi bölücü terör örgütü mensupları AB üyesi ülkeler tarafından korunup kollanırken bu ülkelerle bir ittifak ilişkisini süreklileştirmemiz nasıl beklenebilir. Kati Piri gibi kim tarafından kullanıldıkları açık kimselerin hazırladıkları zırvalarla Türkiye ile ilişkileri tanzim edip etmemek AB'nin ve Avrupa'daki diğer kurumların bileceği iş elbette. Ama Türkiye'nin sabrının da bir sınırı olduğunu unutmamalılar.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026